Evden çıktıklarında kendilerini bekleyen at arabası vardı, Cyrus, Maisie’nin rahatça binebilmesi için ona yardım ederek yanına oturdu. At arabası düğün yerine ilerlerken Cyrus Güneş ışığını sevmediği için düğünlerini ay ışığında yapma kararı almışlardı. Gecenin karanlığı en mutlu anlarına şahitlik ediyordu. Cyrus, Maisie’nin elini bir saniye bile bırakmadı, güzelliği karşısında yol boyu ona baktı. Taşlı Atlanta kasabasının yollarında çıkan tekerlek sesleri ile düğün yerine vardılar. At arabasını durması ile Cyrus kendisine geldi, arabadan ilk kendisi inerek Maisie’ye elini uzattı. inmesine yardımcı olurken birbirlerine gülümsediler. Atlanta kasabasının hemen dışında büyük ormanlık bir arazi bulunuyordu. Ortası açık ve etrafı gecenin Kraliçesi adlı çiçekler ile doluydu. her gece açıp şafa

