10. Bölüm

3519 Words
haram olmaz diyerek çok konusmuyordum bu yüzden hemen evlenelim istiyordu ah ensar ah İki çift için beklenen gün gelmiş çatmış tı artık Kına gecesi... *Tuğba bu kaftan gerçekten çok güzel* *Saol teyzem * kadınlara özel bı kafeterya tutulmuştu kadınlar kendi aralarında oynayacak eylenecekler di Tuğba yine kuaför den çıkıp yol aldı lar kafeye doğru Aklına gelen şeyler ile *Ensar siz bekarlığa veda partisi ne yapmacaksiniz demi * *Hayır da kuzenler arkaslar toplanıp oturacağız * *Himm peki * Diyen Tuğba inan madi ama şimdi şu kafasında ki ağırlığı düşünüyor du kuaför kadına ne kadar büyük olmasın topuz dediyse de kafasında yük taşıyordu resmen *Ayy Feride Esma nasıl güzel oldu bizim kız *diyen elif gülümsedi *Maşallah sübhanallah bacima * Dedi kizlar bı anda birbirlerine bakıp güldüler *Kizlar sizde çok güzel oldunuz* *Tabiki kızım biz gelinin kız kardeşleriyiz disko topu olmaya ramak kaldı ama * *Evet ya en son baktığım da kadın elinde kırmızı bir ruju dudağıma sürecekti ayy nasıl bağırdım * *Kız hele ben sadece göz kalemi istedim bı bakttim birşey ler sürüyor far sürecek mış kontur surecekmiş ne bilirim ben konturu felan * Tuğba kızlara baktı güldü *Ay kizlar ben çok açım * *Düğün yemeğin var tatlım gidince bı pilav la kavurma ye mis * *Ayy evet çok güzeldi * *Siz nerden biliyorsunuz ki hep yanımda idiniz *diyen Tuğba Esma ve ferideye baktı *Ooo biz gelmeden yedik valla * * Kız valla ben tekrardan bile acıktım *diyen elife göz devirdi Tuğba ve 1 saatin ardından kafeye gelmişler di Saat 11 e doğru Tuğba kendini halayda buldu ve Esma Feride elif resmen sürükleniyor du kına bölümü de gecio günü sonlandırmışlardi *Abiii hadi damat tıraşı olmaya * *Tamam geliyorum hemen * Diyen ensara güldü Okan *Bak anne başka birşey desek hemen geliyorum demez ama bugün hemen geliyorum diyor çok fena bu oğlun benden demesi hacercim * *Sen önce annenle nasıl konuşulacağını bil sıpa ben senin sıra arkadaşınmiyim * *Ayol sende hemen büyütüyorusun olayı *diyen Okana gulen Bedia teyze de *Sana gelecek kıza çok üzülüyorum bizim adam edemediğimize kız ömrünü verecek * *Kız Bediş sen deme bari neyim var ben olmasam siz gulemezsiniz * derken Bediha teyze yine telefonu eline aldı *Kız. Gelin. Biz .bu. Tuğba'nın .arkadaşı . Elif'i . Ayarlasak. Olmaz mı . Ve . noktalarıma .söz .etme * Okan babaannesi ne baktı yeni öğrendiği telefonda birşey ler yazıp dönünce annesinin telefonunun mesaj sesi ni de duyunca *Siz ne fenasiniz yine ne yazdın süper baboş * *Seni ilgilendirmez okoş* *İyyy baboş okoş nedir yahu kokoş der gibi *derken Ensar da inmişti aşağı *Hadi abicim bunlar yine birşey karıştırıyor biz gidelim senin kırıklar da geliyor demi?* *Benim kırıklar *diyen Ensar anlamaz gözlerle baktı Okana *Arkadaşların abicim işte* *Zevzek *diyip gitti Ensar arabasına kurulup olanı bekledi Hacer teyze telefona baktı yine noktalı mesaj atan annesine güldü misafirler olduğu için birşey diyemedi Mesaj la karşılık verdi *Anne noktalarina artık birşey diyemiyorum elif hangisi idi ben görmedim * O sırada Süleyman amcanın kız kardeşi de gelince kadro tamam di *Gene siz ne kaynatiyorsunuz mesajlasarak *Bediha sultan çok fenasin diyen gül hanıma tebessüm etti Bediha hanım *Yok ayol kuru iftira demi süper gelin *derken güldüler tüm akraba lar gelmisti enralarin *Tuğba teyzem azıcık makyaj yaptır gelin sin sen * *Hayır teyze istemiyorum benim doğal makyajım var zorlamayın beni artık hem turbanimi da öyle deve hörgücü gibi istemiyorum lütfen gelin olan benim ama *kuaför kadın kafasını sallayıp işine koyuldu elif esma Feride de aileri de gelmişti tugbalarin da akrabalar gelmiş hepsi kendi arasında konuşuyor Semiha hanım da kız kardeşi ve gorumceleri ile muhabbet ediyor du yavaş yavaş düğün salonu için hazırlık başlamıştı erkek tarafı ilk tugbalara gelip daha sonra erkek kadın ayrı olarak kuranı Kerim tilaveti ve semazen gösterisi olacaktı Düğüne gelen herkes konuşuyor du kimse kuranı kerimi dinleyim dediği yoktu ve Tuğba bu saygısızlıga kizsada belli etmedi Kizlar gözleri dolu dolu olmuştu kuranı kerimi okuyan hoca herkesin susmasını sağladı ve o muazzam sesi dinlediler Nikah memuru nun gelmesi ile birlikte şahitler yerlerine oturdu Tuğba'nın şahidi Esma olurken ensarin da şahidi Levent olmuştu Levent ensarin çocukluk arkadaşı artık Allah katin da ve resmi olarakta evlenen çift Tuğba'nın da ensarin ayağına basması ile son bulmuştu düğün Semiha hanım kızı ile vedalaştı göz yaşları içinde *Kuzum Rabbim gittiğin yere yakistirsin senin gibi bı kızım olduğu için ben çok mutlu idim inşallah eşin ve ailesi de senden razı olur her daim hayır dualarını alırsın kuzum benim * *Amin annem*diyip sarıldı bida annesine ne zormuş veda etmek dedi içinden Ensar da Semiha hanım min ellerini öptü *Oğlum kızım sana emanet Allahim yuvanızı her daim mutlu kılsın * *Amin annem kızın bana en güzel emanet gözüm gibi bakacağım * Diyerek çıktılar düğün salonundan ..... Emine yani Tuğba düşüncelere devam ediyordu bir kaç aya kadar ne kadar mutlu bir yuvası vardı sevdiği ensar annesi kayınvalidesi derken çok mutluydular ama taki o kara gün gelene kadar. " Hayırdır daldın " diyen parsa bakıp iç çekti gözünden sadece bir damla yaş düştü ellerine " Hiç " dedi sadece " Kaç yaşındasın emine abla " diyen pars gerçekten eminenin yüzünde ki acıyi fark etmiş ve gerçekten çok üzülmüştü çünkü aynı acılar kendinde de vardı. Serkan ve Helin evlenmişler di ama gelinin hâlâ kabusları devam ediyor ve buda serkani gerçek anlamda çok üzüyor du herkes herşeyi atlatmayı başarmıştı ama helin hâlâ o noktada idi. " Sevgilim hadi çıkıp gezelim biraz " diyen serkan karısına bakıyordu. " Tabi hayatım ama yorgunsun benim bugün pek işim yoktu pek yorgun değilim " dedi Serkan şimdi ne diyeceğini bilemedi gitmek istiyormuydu istemiyormuydu . " Hayatım çıkalım mı cikmayalim mi " diyen Serkan heline bakmaya devam ediyor du. " Hayatım evde Sinema günü yapalım sen pizza siparişi ver bende bugün abur cubur birşeyler aldım güzel bir de DVD buldum izleyelim olmaz mı h yarın sen erken ise gideceksin " derken Helin den gozlerini alamayan Serkan aniden çekip öptü " Seni seviyorum bitanem " derken helinde öptü ve " Bende seni seviyorum ömrüm " dedi. Şimal den " Anne Mardin'e gittiğimizde ne kadar kalmamız gerekiyor" " Bilmiyorum ki kızım neden sordun " " Okul var ya hani " " Sen mezun oldun ya hani, şimal kızım sen gitmek istemiyormusun kızım " " Anne bilmiyorum ya bana kötü davranırlarsa ya anneannem de dedem gibi kötü ise " derken Sacit Şahsuvaroğlu oğlunu gördü bu adamın soğuk çehresi sanki buzdan bir kütle o kadar soğuk duruyordu ki şimal her gördüğünde korkuyor du. " Hayrola babacığım bir sorun mu var " diyen Özge hanım hâlâ nezaketinden ödün vermiyor du. " Hayır sevgili kızım ve torunuma bakmaya geldim sesiniz çıkmıyor du " diyen Sacit Şahsuvaroğlu da nezaketinden ödün vermeden konuşmuştu Özge hanım tebessüm etti ama bu tebessüm sanki dalga geçer gibiydi şimal bu ikiliyi gerçekten anlamıyordu ama ses te etmiyor du. Çünkü simal'e göre Sacit Şahsuvaroğluna ne olursa olsun herşey mübahtı Pars yani ayaz'dan. Eve geldiğinde Emine'nin hayat hikayesinin dinlemenin şokunu yaşıyor du. Emine yani Tuğba ablası çok zor dönemden geçiyordu 18 yaşında sandığı kadın meğerse 26 yaşında imiş ve onunda herşeyimi kayıt etmesine sebep olan Sacit Şahsuvaroğlu imiş bunları duyduğu anda hemen Buğra abisinin yanına geldi yanında misafi Tuğba ablası ile. " Buğra abi müsaitmisin çok önemli" diyerek kapıyı açtı. " Ayaz ablam nere geldik böyle " " Tuğba abla herşeyi anlatacağım" derken Buğra kapıyı açtı. " Ne ol-" derken yanında ki kadını gördü kaşlarını çattı. " Abi gelebilirmiyiz " " Tabi geçin bakalım" Eylül Bugün yurttan çıkma vakti idi artık hayatta ne yapacağımı hiç bilmiyorum umarım dış dünya ya bir an önce adapte olabilirdim. Merhaba arkadaşlar ben Eylül hanedan 20 yaşın da yetiştirme yurdunda büyüyen bı genç kızım evet ben 3 yaşında iken annem ve babam Ali yani abim 7 yaşında idi trafik kazası geçirdik ve maalesef ailemi kayıp ettim Ali bulunamadı şuanda yaşıyormu bilmiyorum çok araştırdık Hande hanımla yani yurt müdürü ile ama hiç bir ize rastlamadık o zamanlar tabi bilmiyorum ailemizi kayıp etmenin bu kadar acı birşey olduğunu ama yaşım ilerledikçe çok acı çektim çok ağladım kendimi öldürmek istedim ama yapamadım hayatın oyunu işte bu bize şimdi ayrılık vakti geldi küçük odam dan ama ne bı kalacak yerim nede bı mesleğim var elimde Hande hanım çok ısrar etti okumam için ama lise ye kadar okuya bildim kafamı bı türlü derslere veremedim bende bıraktım hayırlısı bu imiş belkide bilmiyorum Ben yaşımdan büyük gösteren bı insanım 20 değilde 22 gibiyim saçlarıma hayatta boya sürmedim zaten Hande hanım da saçlarımı çok severdi *Kızım saçların gerçekten çok güzel sakin boya yapıp da bozma* uzun olduğu için bakımı biraz zordu ama ben seviyordum saçlarımı gözlerim mavi ile yeşil karışımı dudaklarım estetik yaptırmış gibi dolgun yüzümde biraz da çil var Kendi kendime güldüm Rabb'im beni özene bezene yaratmış dedikten sonra tövbe tövbe diyip sustum kış ayı olduğu için işim daha zordu kapı tiklanmasi ile kendime geldim *Buyrun *dedim tok bir sesle *Kızım ben geldim hazırlandın mı diye bakmaya geldim yaz gelene kadar burda kalsa idin be kızım ne olurdu sanki * *Yok Hande hanım yolcu yolunda gerek bugün gitmez isem işim daha da zor olacak * *Tamam kızım ne diyeyim bak al şu parayı kendine bir yer bul aklım sende kalır * Mahcup da baktım anne gibi gördüğüm kadına çünkü bu yurtta bütün çocukların derdine kendi çocukları gibi koşup ilgilenir di *Çok teşekkür ederim Hande hanım ama borç olarak alıyorum iş bulduğum da hepsini ödeyeceğim * *Tamam yavrum *diyip sarıldık birbirimize ve herkes le vedalaşıp küçük valizimi çekerek çıktım büyüdüğüm yerden zordu vedalar çoğu kişi veda edip gitmişti burdan ama kendi gidince daha bı zor oluyor neyse bı araba bulup gideyim çok konuştum :) Aslında nere gideceğimi de bilemedim çünkü bu yaşıma kadar İstanbul'u gezmedim hiç bilmiyorum kısacası Araba bulamadım yürüyerek yoluma devam ettim Beylikdüzünde yürüyordum bayağı yoruldum açıkçası kiralık evlere bakıyordum çok pahalı idi kiralar Allah tan Hande Hanım'ın verdiği parayı gurur yapıp almamazlik etmemiştim yoksa bu soğukta donardim Yolun karşısında kiralık yazan evi görünce adeta gözlerim parladı çünkü acıktım yoruldum Sağa sola bakıp geçiyordum ki üzerime son model bı araba geldi ve hatırladığım o arabanın üzerine balıklama atladım Bı kaç gün sonra .... Gözlerimi açmaya çalışıyordum ama sanki tonlarca yük vardı açılmıyordu ama inat edip açmaya çalıştım ağır ağır açtığım da Beyaz tavan la kısa bı bakıştık ama bir dakika benim evim yoktu ki hızla yerimden dogrulacaktim ki kaburga larim sanki ciğerlerime battı bı çığlık kopardım Bı anda içeri giren beyaz giyimli kadın girince şaşırdım *Sakin olun hanımefendi büyük bı kaza atlattiniz 3 kaburganiz kırık ve bacaginiz da öyle * hemşire diyene kadar bacağımın da kırık olduğunu bilmiyordum ne olmuştu bana *Ne kırık mi ben en son kiralık ev bakıyordum * *Evet kırık Eylül hanım lütfen şimdi uzanın ben doktoru çağırıp geliyorum *derken içeri biri daha girdi 185 boylarında iri kemikli spor yaptığı her halinden belli yapılı vücutlu deyim yerindeyse kara Kaş Kara gözlü bir girdi doktor değildi *Ne uyudun be *diyen adam gülümsedi aniden kendime gelip kaşlarımı çattım *Bana çarpan senmisin?* *Şey evet ben özür dilerim* *Ne özürü ya benim her yerim kırılmış sen bana özür diyorsun vallahi iyi ya ben bu kiriklarla ne yapacağım kalacak evim bile yok üstelik ya *dediğim de göz yaslarim akmak için zor ederken sola çevirdim kafamı *Gerçekten çok pişmanım sende sağına soluna bı baksaydin demi yola atladin hemen * *Ya git şuradan ben sağa sola bakmadan karşıdan karşıya çıkmam * *Allah tan ilkkez kaza yaptım oda sana denk geldi be * Birşey demedim çünkü buradan çıkınca ne yapacaktım ben Allahım sen yardım et bana diyerek gözlerim kapandı Bu kez zorlanmadan açtım gözlerimi yine başka bir yerdeydim hay Allahim her gözümü açtığımda başka bir yerdeyim ne oluyor du *Yine neredeyim Allah aşkına *diyerek bağırdım yine o adam girdi içeri yanında başka hemşire ile *Sakin olun hanımefendi* *Ne sakini olması yahu bu ney ya her gözümü açtığımda başka bir yerdeyim * Kara Kaş birşey demek için parmak kaldırınca gülmemek için kendimi zor tuttum *Ne var * *Benim evimde sin 3 gün uyudun iyileşme olunca sende gidecek yerim yok diyince buraya getirdim Selda hanım sana yardımcı olacak iyileşene kadar * *Peki *dedim çünkü gerçekten gidecek bir yerim yok tu Ah akılsız kafam Hande hanımı dinleyip kalsaydım böyle birşey olmayacaktı neyse olmusla olacağa çare yok derler .... Yine bir gün geçmişti ismini bilmediğim adamın evinde sabahlarken gözlerim de yaş geldi çünkü hayata 1-0 başlamıştım annem babam abim aklıma gelince göz yaşım istemsizce aktı yine herşeye rağmen gülümsedim çünkü ağladığım zaman güçsüz görüyordum kendimi ağladığım zaman kimse başımı okşayıp geçti veya geçecek demedigi için kendi kendimi teselli etmek bana düşüyordu yani dustugum de diğer elimle kendimi kaldiriyordum Sabahın ilk ışıklarında artık çok tan uykum gelmişti aman neyse ne olur diyip rahat yatağa gömülüp yorganı kafama kadar çekip uyudum Selda hanımın beni uyandırması ile gözlerimi açtım *Ne oldu Selda abla *dedim uykumu anlamamıştım Selda abla bana ters ters baktı *İlaç saatin * *Ama aç karnına olmaz ki ilaç felan * *Tabiki kahvaltı sız olmaz kalk elini yüzünü yıka ve kahvaltı hazır hadi bakalım * *Şey lavabo nerde ?* *Bak hemen şu kapıyı aç orda göreceksin * *Teşekkür ederim* Selda abla kalkıp gülümseyerek çıktı odadan bende rutin işlerimi halledip karmaşık evde yolumu bulmayinca sinirlendim *Yahu ne vardı tek katlı müstakil bı ev olsaydı da direk olarak salona çıkardım bu zenginler niye böyle evlerde oturuyor ki * *Bilmem sevdiğimiz için olabilir* *Allah cezanı versin geri zekalı adam insan bı ses verir * *Ne güzel iltifatlar bunlar * Boş boş baktım suratına ne diyordu bu adam *Ben çok açım da * *Eeee ne olmuş * *Senin algılama sorunun mu var be adam bı ekmek ne yemem lazım ilaç saatimmiş * *Beni takip et* *İsmin ney senin * *Kaan yağız * *İyi * Kahvaltı yı görünce resmen kendimi tutamadım aç tım çünkü napim canım Boş tabakları yan tarafa dizip iyice doyurmustum karnımı *Allah ım kimseyi aç bırakma * *Biraz da biz yeseydik *diyen adama ters ters baktım ne var canım kahvaltıda hiç birşey kalmadıysa benim sorunum değil yani *Eylül cüm ilaçların canım * *Teşekkür ederim Selda abla * Diyip içtim *Ben bugün daha iyiyim kendime bir ev bulup gideceğim size de çok yük oldum * *İyice iyileşip öyle git hem ben evi ayarlamaya çalışırım kırıkların iyi değil * *Bı düşünmem lazım* *İyi düşün bakalım * Aradan bi kac gün daha geçmişti ki sabah yine açlıkla uyanmıştım Kapının zili alacaklı gibi çalıyordu homurdanip merdivenlerden bakındım kimmiş diye şalvar lı 60 lı yaşlarda bı dede elinde bastonu ile girdi *Kaan *diyerek kükredi resmen bende yerimde resmen sıçradım Kaan da hiç umursamayarak *Ne oldu dede gene ne bağırıyorsun ?* *Höst densiz seni sen neden hiç gelip gitmiyorsun sana birini bulduk dedik ama sen hiç oralı olmadin* Ney kaani mı evlendirecek lermiş vay be dedim kendi kendime *Dede ben evleneceğim kişiyi kendim seçeceğim diye size kaç kere diyeceğim anlamıyorsunuz demi * *Ben sena Bekir Ağa'nın kızı Songül le evlendirecegim * *Ben ne songulle ne ilk gül le ne de başka biri ile evleneceğim düşün yakamdan ben Mardin den çıkarken ağa lık felan istemiyorum diyerek çıkmıştım bilgine sunarım ve ben evleneceğim kişiyi çoktan buldum * *Songül degilde kimmiş o kız ve sen ağalık tan çıktım demekle olmuyor getir o kızı karşıma * *Tamam hemen getiriyorum * Kaan ağa mıymış iyide evleneceği kız kimmiş kaç günden beri burdayım gelen giden olmadı demekki gizli gizli sevgili yapmış kendine yakışıklı adam şimdi Allah var kara kaş kara göz boy pos yarabbim tövbe tövbe ben ne diyorum diye dönmüştüm ki Kaan bana anlamını bilmediğim bir şekilde güldü ne oluyor du yahu *Eylül şimdi yapacaklarım için özür dilerim senden * *Ne yapacaksın pislik adam * Derken birden yerden ayağım kesildi ben daha ne oluyor derken deminki yaşlı amcanın yanında indirmişti beni *Lan densiz bide aynı evdemi kalıyorsunuz *derken ben aval aval bakıyordum *Evet *diyen kaana baktım *Kimdir bu kız neyin nesidir kimin fesidir * *Ben tanıyorum ya kimseyi ilgilendirmez dede evet evleneceğim kadın bu hayatımı paylaşacağım kadın bu * *Neyy ne diyorsun sen be deli manyak * *Kızım sen nasıl konuşuyorsun * *Nasıl konuşuyorum bey amca * *Kaan kim bu kız * *Dedim ya evleneceğim kadın * *Lan bı sus ne evlenecegin kadını benim evlenecegimiz den haberim bile yok * *Artık oldu eylülüm * *Eylül mü daha başka isim bulamamış mi ailesi bu na * *Bulamamışlar sizin isminiz ney * *Müsellim * yüzümü buruşturup *Bu nasıl bir isimdir bey dede sana daha düzgün bı isim bulamamış mi* Müsellim ağa yüzünü buruşturup *Ben bu kızı gelin olarak kabul etmiyorum * *Bende sizin oglunuzu eş diye kabul etmiyorum * *Eylül sus artık * *Niye susacagim yahu * Kaan bana boş boş bakıyor du bende ne var bakışı artıp dil çıkardım tam gülecek gibi olup aynı anda ciddilesen adama baka kaldım Müsellim ağa bı bana bı kaana bakıyordu *Tamam kabul ederim ama bu kızla ilk başta bı Mardin'e gideceğiz sen ben Ekim * *Ekim değil Eylül üstelik niye Mardin'e geliyorum * *Aşiret le tanisacaksin emine * *Amca ismim Eylül * müsellim ağa yine ters ters bakıyordu *Tamam dede çıkalım * *Bende burdayım demi benim de bı görüşümü alaydiniz hani gelmek istiyormuyum istemiyorum diye * *Canım bı kaç günlüğüne gidip gelelim hem sende bı köy havası alırsın olur mu * Ayy olmaz mı Kaan ağa *İyi peki *diyip müsellim ağa ya baktım bana alay ederek güldü *Hadin gidek *diyip bastonunu tutunarak gitti önden bende kaana baktım *Kusura bakma lütfen anca böyle kurtula bilirdim senide bu oyuna alet ettim Eylül * *Gidip gelelim görüşürüz Kaan yağız *diyip hızlandım yahu benim doğru düzgün giyecek birseyim yoktu Allah tan üzerimi giyinmistim de yatak pijama sı ile gitmedim koskoca Mardin'e yatak pijama sı ile hiç hoş bı görüntü olmazdı canım 5 saat sonra gelmiştik Mardine havası bile ne güzeldi Tabi bunu içimden söyledim kimsenin duymasına gerek yoktu Koltuk değneği ile yavaş yavaş arabaya doğru ilerledik O daracık sokakları tarihi yerleri gerçekten muazzam di büyük bı konağın önünde durunca müsellim ağa bize dönüp *Elif bura bizim konak * *İsmim Eylül yahu * *Cırlama *diyen müsellim ağa ya ters ters bakıp indim arabadan Kaan da ikimizin atismasina resmen kahkaha atıyordu Konağa girdiğimizde ortalık ta dolaşan kadınlar çardak gibi yerde oturan kadınlı erkekli karışık oturanlar kaani gören Çardak ekibi yerinden kalkıp koşar adimlar la yanımızda durdular bı bana bakıyorlar dı bide kaana *Oğul hoş geldin iyiki geldin yavrum çok özledim seni *diyen kadın sarıl ağlayınca bende baktım öyle beni gören bı geri çekiliyordu sanki üzerimde dikkat ediniz yazıyordu *Bu kim * Müsellim ağa yine kimseye laf demeden konuşma başladı *Oğlunun evleneceği kız Berivan gelin * Kadın bana ilk bı baştan aşağı süzdü sonra gülümsedi elini uzattı bende öptüm napim *Hoş geldin kızım ismin nedir* *Hoş bulduk ismim Eylül* *İsmin de kendin gibi güzelmiş kızım * *Teşekkür ederim* diyip gülümsedim bu kezde millet bana hoş geldin demeye başlayinca sovecektim ama En son olarak ta kaanin babası Selim amca ile tanıştık *Hoş gelmişsin kızım * *Hoş bulduk amca * Diyip oturdum çünkü ayağım kırık ti Yine müsellim ağa bana bakınca *Emine senin büyüklerine saygın yok mu * *Sana yok bey amca ismimi düzgün söyle vallahi büyük felan demem neyse * Müsellim ağa bana yine ters ters bakıyordu Kaan ise başını sağa çevirmiş gülüyordu *Emine * *He emine he *diyip *Ama ben acıktım * Hemen sofra donatilmisti öyle güzel görünüyor du ki yemekler Kaan benim obur luguma alışkın olduğu için habire birşeyler koyuyor du tabağıma duyunca bı bardak ta su içip başımı sofradan kaldırdım *Maşallah gelin kızımız da pek iştahlı *diyen Berivan teyzeye gülümseyip *Aç ayı oynamaz ama ayı yi kendime dediğim için başka birşey bulmam lazım * *Maşallah maşallah Kaan bu emine seni batırır * *Benim ismim Eylül müserrem ağa * *Müserrem değil müsellim * *Emine değil Eylül * Ayy yeter diyen selim amca ikimizi de susturmuş tu Berivan teyzenin gözü kaanin gülüşün de idi bana da tebessüm ederek gülümsedi her kes cardakta ben de iki sandalye ile karşılarında öyle oturuyordum *Siz böyle Çardak ekibi mi oluyorsunuz * *Kızım sabah kahvaltısın dan sonra bı oyururuz bura akşama kadar*diyen Berivan teyzeye baktım *Eee sıkılmıyormusunuz peki * *Yoo* *Yooo ne ben akşama kadar burda oturmaktan sıkılırım *yine hepsi bana garip garip bakarken *Ne oldu *dedim tabi müsellim ağa yine konuştu *Senin de pek uzun dilin var gelin kız * *Yoo kendimi idare ediyorum ağa emmi * Hepsi bıyık altından gülünce baktım birden konağın kapısı açıldı içeri 20 li yaşlarda biri daldı *Selam sevgili halkım *diyerek *Hıh ikinci deli de geldi * *Oney dedi birinci deli kim mis hani ilk deli bendim * *Aha emine * *Allah senin de cezanı versin ağa emmi * *Abim hoş geldin diyen çocuk abisi ne doyasıya sarıldı *Hoş bulduk aslanım * Bana dönerek *Sen birinci delimisin benim yerimi alan * *Yoo benim aklım gayette iyi çalışıyor ünvan sende kalabilir * *Ben aslan * *Bende Eylül *diyip başımla selamladim *Yengen olacak aslan * diyen müsellim ağaya ters ters baktım yengen olacakmış yahu bana fikrimi soran yok kendi kendilerine gelin güvey oluyorlar ya ağızlarının üzerine carpasim geliyor *Ooo yengemmi abim hayırlı uğurlu olsun inşallah * *Saol aslanım * Ayağım daki alçıdan yarın kurtulacaktım *Lafınızı bölüyorum ama benim yarın alçının çıkması lazım * *Tamam ben seni götürürüm hastaneye *kaana gülümsedim *Hadin artık uyuyalım sabah islerimiz var *diyen müsellim emmi ile ilkkez aynı fikirde idim *Bencede müsellim ağa haklı *diyip kalktım yerimden ama merdiven lerden nalet alçı ile çıkamıyordum yine yerden havalaninca kaanin beni kucağına aldığını anladım *Sende beni kucağına almaya iyi alıştın Kaan ağa* *İstersen bırakayım * *Yok yok iyi böyle * Diyip guldumsedim ....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD