19. Bölüm

4018 Words
Kütüphane den çıkıp hızla evine giden elif başına sert birşey vurulması ile bayılmıştı ve gözlerini zar zor açarken kendini yatakta olduğunu hissetti ve gözlerini iyice açmaya çalıştı +Doktor bey hastamız kendine geliyor diye bir ses duydu anladaki hastahane deydi ama ne işi vardı burada kasıklarında inanılmaz bı ağrı vardı *Ne oldu bana neden burdayım diye acıyı bastırmak istercesine bağırdı +Sakin olun hanımefendi geldiğinizde basınız kaniyordu ve diyip sustu *Ne ve ne oldu bana *Ve tecavüze ugramissiniz elimizdeki raporlar onu gösteriyor Elif'in dünya başına yıkılmıştı ağlayamıyordu artık çünkü elif için herşey bitmişti gençliği hayatı ve daha bir sürü şey bı geç kalmasının sebebine bitmişti *Na na nasil olur böyle birşey ben ben kütüphane den çıktım sonra kafama birşey vuruldu ama ama sonrasını bilmiyorum diyerek döktü incilerini isyan etmiyordu ama içi yanıyordu Haberi alan teyzeleri dayıları amcaları halaları hastaneye akın etmişti hepsi Elif'i severdi bı teyzesi pek sevmezdi oda sevgisini belli edemezdi +Elifim yavrum ne oldu sana +Elif +Eliffff kızım ne olur bir cevap ver Derken elif cenin pozisyonunda almış ağlıyordu Mahmut dayısı yanına yaklaşıp *Kuzum hiç birşey senin hatan değil ne olur ağlama bizim hatamiz herşey emanate sahip çıkamadık yavrum ağlama ne olur Sun derken elif kimseyi duymuyor ve sürekli ağlıyor du ezan sesini duyunca hickirarak ağlamaya devam etti +Ben evime gitmek istiyorum diyebilidi zor bela *Tamam kızım polisler ifadeni alsın gidelim bize *Dayı duymadiniz galiba kendi evime gitmek istiyorum ve kimseyi yanımda istemiyorum demişti vurgulayarak +Tamam yavrum Mahmut biz yine gider geliriz kardeşim zorlamayalim kızımızı herkes kabul etmişti Herkesi odadan çıkaran hemşire polislerle birlikte içeri girdi *Merhaba diyen polise bakmayan elif ses dahi çıkarmadı +Elif biliyorum çok zor durum ama o pisliği bulabilmemiz için bize yardim etmen gerekiyor Elif kafası nı salaldi Ve anlattı olanı biteni anlattıkça kendine kızıyor du ama yapacak birşeyi de yoktu Karşısında ki kadın polis ağlamamak için kendini zor tutuyordu *Elif ne zaman canın sıkılırsa ara beni Oysaki elif kimseyi dinlemiyor du sadece gidip namaz kılmak istiyordu çünkü konuşsa isyan etmekten korkuyordu kartviziti yanına koyan kadın sessiz bir şekilde çıktı yanındaki memur arkadaşı ile çıkış işleri hal olunca çıktı herkes hastaneden ve eve doğru yol aldılar vardıklarında Semiha teyzesi arabadan inerek +Siz gidin Elif'in yanında ben kalırım Herkes onaylamisti kafası ile elifle birlikte içeri giren Semiha Han'ım Elif'i banyoya götürüp banyo ve abdest alirdirip çıkarıdı namazını kılması için odada yalnız bırakıp çorba yapmaya mutfağa gitti çorbayı el hizıyla yapıp Elif'in odasına girecektiki Elif'in hıçkırık sesini duyuyordu *Allah'ım ne olur bana isyan ettirme fırsatı verme yarabbim biliyorum imtihanım sesimi çıkarmam çıkaramam lakin sen bana daynama gücü ver ey kurban olduğum Rabbim yaşadıklarım kolay değil ama imtahinim olunca senden başka çalacak ne kapım var nede yüzüm sana sığınıyorum ey Rabbim diyerek içini fehratlatmiş tı Teyzesi girdi içeri gulumseye çalışarak *Yavrum çorba yaptım sana hadi biraz iç +Teyze istemiyorum *hadi yavrum ilaç içeceksin *Tamam dedi kısık sesle teyzsesi elleri ile yedirmisti çorbayı ilaçlarını alıp çıkmıştı odadan Semiha Han'ım yıllar önce sine dalmıştı Semiha Han'ım yeni 18 lik çağında çok güzel bir kadındı isteyeni çok olmuştu ama babası kızını kimseye vermek istemiyordu erkek evlatlarindan sonra ilk kızı idi oğullarına vermediği ilgiyi ona verirdi Semiha Han'ım babasından zar zor izin alıp arkadaşları ile gezmeye çıkmıştı ve yakın komşuları olan Meliha doğru yol almıştı ki birden burnunu birşey tutularak bayiltilmisti ve Semiha Han'ım gözlerini açtığında bir odada yarı çıplak yatıyordu ağladı ağladı kimse duymadı en son bı telefon kulübesi bulup evi aradı ve olanları anlattı intihar edecekti babası oracıkta kalp krizi geçirmiş hastaneye kaldırılmıştı Semiha Han'ım tam kendisini atacak ken engin abisi bulmuştu ve sarıldı kardeşine sıkı sıkı Babasının durumunu öğrenince hemen hastaneye koşup gittiler Ahmet bey kizini sağ salim görünce *Kızım ben o kansizi bulacağım sen benim gözümde tertemizsin ve asla ailen sana sırt dönemeyecek nasıl korktum sen kendimi öldüreceğim diyince yavrum gözümün nuru kızım vardır her şerde bı hayır sakin Allahtan umudunu kesme diyerek sarılmıştı ve bugün elif gözünün önüne geldi Elif aşşaği inerken hickirarak ağlayan teyzesinin yanına oturdu usulca birşey demedi oda döktü incilerini sarıldı iki kadın birbirine ve Semiha Han'ım Elif'in suratını iki eliyle kavrayıp *Kızım seni benden daha iyi anlayan olmaz ama sakın Allahtan umudu kesme eğer böyle birşey geldiyse başına biz seni atacak kesecek değiliz bulunur o ş......z o zaman adaletten korksun vardır her şerde bı hayır diyerek ağlayan yiyenin sildi göz yaşlarını ...... Elif için artık günler geçmiyor du tek isteği ona bu pisliği yapanı bulup hapise atmaları idi teyzesi artık elifle birlikte yaşıyordu iyi olana kadar eşi de sakın Elif'i yalnız bırakma biz kendi başımızın çaresine bakarız onun daha çok yardıma ihtiyacı var demişti ve Semiha Han'ım bidaha aşık olmuştu eşine *Allah senden razı olsun canım benim*diyerek kapamislardi telefonu Elif namazlarında hep *Allah'ım bana dayanma gücü ver senin imtihanın yarabbim ne olur dilimi isyan ile actirma *diyerek dua ediyordu elbet gececekti unutmayacakti ama geçecekti Elif'in telefonu çalmıştı seccadesini toplayıp arayan kişiye baktı Dayilarin birtanesi yazıyordu açıp kulağına götürdü *Kuzum selamün aleyküm* *Ve aleyküm selam dayicim * *Sana bı haberim var o şerefsiz kansız bulunmuş * *Allah sana şükür *diyerek kapattı telefonu elif *Teyze o pislik bulunmuş hadi karakola gidelim * *Tamam yavrum geliyorum *diyerek çıktılar elif arabasını çalıştırıp karakola sürdü arabayı Süleyman dayı bekliyirdu *Getirdiler şimdi tekrar ifadeni alacaklar ve kodese gidecek kızım * *Tamam dayı *diyerek gittiler Elif'in gözleri dolu dolu idi "Buyurun elif hanım hoş geldiniz* Elif kafasını salladı sadece adamı içeri getirdiklerinde pişkin pişkin *Aaa bu o kız çok güzeldi *diyerek Elif'in bütün sınırını tepesine çıkardı ve elif ayağa kalkarak *Bana adı pislik Allah yukarıda seni görüyor şuanda sana birşey demiyorum sana ne diyebilirim seni Allaha havale ediyorum memur bey şikayetçiyim gereği yapılsın lütfen işimiz bitti ise gidebilirmiyiz* *Tabiki elif hanım bunuda alın götürün utanmaz *diyerek memur gönderdi ama memur bey çok sinirlenmişti Elif ağlamaya başlamişti yine dilini ısırdı kana misti artık isyan etmemek için ve tam kalbi şeytana uyacak Ken *Allahu Ekber Allahu *diye ses gelmişti elif kendini toparladı ezanı dinledi *Sana hamdu şemalar olsun ey Rabbim beni sensiz birakmiyorsun elhamdülillah sana *diyerek evine doğru yol aldı Aradan koskaca 1 ay geçmişti ve elif kendi toparlamisti Semiha Han'ım ve kardeşleri Elif'in moralini yerine getirmek adına bı gezi ye çıkmaya karar vermişlerdi kuzenleri amcaları dayıları halalari böyle birşey düşünmüştü ve bugün Elif'e de diyeceklerdi Süleyman amcanın aklına Mardin de ki dostu gelmişti ve *Nere gideceğimizi buldum * *Nere *dediler hepsi bir ağızdan *Mardin'e tanıdığım dostum var ona ben telefon açarım ama hepimiz gitmeyelim aramızda anlaşalım böyle Elif'in kafa dinleyecegi yer en güzel yer ora * *Tamam biraderim sen nasıl dersen uyarız biliyon biz kalalım eğer Semihanin eşi de izin verirse siz gidin iki aile gitsin biz de ayarlarız birşeyler * *Tamam ben ahmetten izin alırım siz merak etmeyin ama abi kirilmadiniz demi * diyen Semiha Han'ım kimseyi üzmek kırmak istemiyordu *Yok bacım ne kırılması sonuçta emanet için uğraşıyoruz *diyen samet bey ve diğerleri kalktılar işleri olduğu için Elif yine Kur'an'ı Kerim okurken buldular hem ağlıyor hem okumaya devam ediyordu bitirmesini bekleyerek duraksadilar *Elifim kuzum gelebilirmiyiz * *Tabi dayı teyze buyurun *diyerek içeri davet etti *Kızım seninle birşey konuşacağız * *Tabi dayı bekliyorum *diyerek baktı *Kızım biz çocuklar Semiha teyzen felan Mardin'e gezmeye gideceğiz bı dostum var onun yanına sende bizim le gelsene hem değişiklik olur * *Aslında olabilir dayı bu şehir beni çok sıkıyor artık ama dayı ben utanıyorum * diyerek gözünde hazır bekleyen inciler birer birer indi ellerine Dayısı sarıldı sıkı sıkı öptü örtülü saçlarından ve *Elifim yavrum sen asla bizim ve mezarda yatan annen ve babanın başını yere eğecek birşey yapmadın senin başına çok çirkin bı olay geldi farkındayız ama sen bizim yine o masum elifimiz sin bak herkes seni ne çok seviyor herkes senin iyi olmanı istiyor biz bilmiyormuyuz senin ne zorluklar çektiğini bilmiyormuyuz içinin yandığını ama vardır her şerde bi hayır sakin ha sakın uyanma senin alın ak yüzün pak güzel kızım lütfen * *Sizin gibi bı ailem olduğu için çok şanslıyım *diyerek sarıldılar birbirlerine Aradan iki gün geçmişti ve Süleyman dayı Mardin deki dostuyla konuşup anlaşmışlar di kurban bayramı da olduğu için çok sevinmişti böyle bı sürprize Süleyman bey yiyenin başından geçen o talihsiz olayı anlatmış ti ve Mahmut bey (Süleyman dayının kadim dostu) öfkeden yerinde duramamisti Nihayet Mardin havaalanı na iniş yapmıştı uçak elif o konuşmadan sonra çok daha iyiyidi yüzü biraz tebbesum etmek için uğraşıyor du Mardin'e gelen Semiha Han'ım eşi Ahmet bey Süleyman dayı ve eşi Raziye hanım Elif'e birşeyler anlatıyorlar Elif'i güldürmek için çaba sarf ediyorlardi Raziye hanım Elif'i çok severdi kendi oğlu ve kızından ayırt etmezdi *Oooo kurbanım hoş geldiniz sefalar getirdiniz oğlum su valizleri bagaja yükleyin * *Hoş bulduk dostum çok özlemişim be Mahmut * *Demi kaç yıl oldu bee*diyerek iki dost sarılmıştı birbirine *Sizde hoş gelmişsiniz buyurun arabaya geçelim *diyerek Mahmut bey arabaya yönlendirdi herkesi Arabaya bindikleri de dar sokaklardan geçip büyük bı konağın önünde durmuşlar di ama Mahmut bey ve Süleyman bey hala muhabbet ediyordu *Buyurun buyrun şöyle geçin *diyerek Mahmut bey konağın kapısını açtı kadinlar birbirine sarıldı elif yaşlıların ellerini öpüp çekildi bı kenara *Mahmut ben sana bı otel ayarla demiştim sen bizi evinde agirliyon* *Süleyman sus bakam kaç yıllar sonra Mardin'e gelmişsiniz ve ben sizi otele götüreceğim sus Allaha aşkına *diyerek güldüler Kadınlar da tanışma Faslı yaparken içeri 180 boyların da başında takkesi ile biri girdi Elif fark bile etmemişti Nazan hanım Elif'in solgun yüzüne baktı içi acımıştı Elif'e *Kızım hadi sofra kurmaya yardım et Rabia teyzene *diyerek kafası dağılsın istedi o sırada Takkeli çocuğun da Mahmut beyin oğlu olduğunu öğrendi elifler Elif eline tabakları alarak avluya gelmişti *Elif gel kızım sofra hazır olana kadar sen güvercinlere bak istersen hepsi birbirinden güzeldir * *Tamam efendim* diyerek cıvıltıların olduğu yere geldi güvercinler cıvıl cıvıl ötüyordu Elif'in yüzü istemsiz tebbesum etti İlgisini havuz tarzında olan yer çekti arapça selim yazıyordu çok güzel di bu konak *Elif kızım gel hadi sofra hazır *diyerek Raziye hanım çağırdı elif yerinden kalkıp masalara doğru ilerledi kadınlara ve erkeklere ayrı masalar kurulmuştu Nazan ve Mahmut bey çok içten insanlardı *Eee elif kızım sen nasılsın iyimisin * *Çok şükür iyiyim efendim siz nasılsınız* *Elhamdülillah kızım bide Nazan teyze dersen daha iyi hissederim kendimi efendim de nedir *diyerek tebbesum ettiler hep birlikte Yemekler yenmişti ve namaz saati çoktan gelmişti Takkeli bey alelacele çıkmıştı yine konaktan elif saatine baktı ezanın okunmasına yarım saat vardı bizden rahatsiz oldu herhalde diyerek düşündü kendi kendine Yarım saat sonra o muazzam ses duyuldu herkes susmuş ezanı dinliyordu elif ilk defa böyle ezan okuyanı duymuştu gözleri istemsiz dolu dolu olmuştu içi huzur la dolup taşıyor *Bizim oğlan *dedi Mahmut amca *Maşallah Rabbim nazardan korusun*diyebildi Ahmet bey elif gösterilen odaya doğru ilerleyip abdest aldı ve ezanın hiç bitmesini istemiyor du ama bu sadece bir davetti şimdi davete icabet gerekirdi ve elif namazini kılmaya başlamıştı Elif burayı sevmişti kötü anıları sanki İstanbul da kalmışta burda yeni bı hayata başlamış gibiydi huzurlu idi evet sanki Mardin havası Elif'i elif yapmıştı Akşam kadınlar ve erkekler otururken bı anda kapı açıldı Nazan teyze yerinden kalkıp *Rojinim hoş geldiniz kızım * diyen Nazan teyze sevinçle sarıldılar *Hoş bulduk Nazan yenge misafirleriniz gelmiş bı hoş geldiniz diye geldik *diyen rojin Elif'e kısa bı bakış atıp gülümsedi *Hoş geldiniz *diyip sarıldı Elif'e elif ise hoş bulduk diyip sarılan kıza karşılık verip oda sarıldı annesi ve abisi ile gelen rojin annesi ile birlikte Raziye hanıma ve Semiha Han'ımada hoş geldiniz diyip tanışma Faslına geçip oturdular Elif kolunda ki saatine bakıp yatsı namazını geçirdiğini anlayıp *Teyze ben bı namazımı kilayim daha sonra gelirim yanınıza olurmu *diyip tebbesum etti Namazını kılan elif seccadesini toplayıp aynı yerine düzenli bir şekilde koydu ve aşşaği inerken rojinin abisinin pis pis baktığını gördü ama aldırmadı eniştesi dayısı teyzesi ve yengesi yanındaydı herzaman Rojin erkekler tarifana bakıyor arada kafasını utanarak egiyordu elif ye istemeyek rojinin baktığı yöne bakınca selimi görmüştü o an göz göze gelen selim ve elif kafalarini eğip teyzesinin yanına küçük bı kız çocuğu edesinda sokuldu rojin anlam verememiş ti Elif'e sanki korktuğu birşey var dedi kendi kendine Biraz daha muhabbet edip kalkan rojinler vedalaşıp ayrıldılar konaktan *Hadin bizde yatalım artık sabah Allahın izniyle bayram var namaz var *diyen Mahmut bey arkadaşına bakıp güldü *Eee Süleyman hadi hayırlı geceler Allaha emanetsiniz Ali gardasim sende *diyerek *Sende Allaha emanetsin dostum *diyen Süleyman dayı eşi Raziye hanım la Semiha Han'ım da eşiyle odalara dağılırken elif te odasına gitti ansızın gözlerini açan elif susamış bir şekilde kalkıp sürahi ye baktı ama su kalmamıştı Ayaklarına terlikleri ni giyip saçına da mavi örtüsü nü örtüp mutfağa geçerken bı ses duydu korktu bı anda olduğu yere saklanıp sesin geldiği yöne bakınca Selim'in kuşları ile konuştuğunu anladı *Çok güzel demi hevin Rabbim sen beni günah işleyecek her türlü şeyden koru yarabbim helalim olmadan gözü gözüme değdi çok kısa bi bakıştı ama ta yüreğimin içine aktı yarabbim hayırlı ise nasip et hayırsız ise birşeyleri mahana et yarabbim*diyerek kalkıyordu ki bı tıkırtı duydu Elif korkuyordu ve buraya gelirse ben ne derim diye düşünürken *Aman evladım ne yapıyorsun sen* *Ah Ayşe teyze senmiydin * *Kimi bekliyordun yavrum * *Yok kimseyi değil teyzem yanlış anlama tıkırtı gelince bende kim dedim * *Tamam kuzum anladım sen gitmemişsin daha * *Şimdi gidiyorum kuşlarım la hasret giderdik biraz hayırlı geceler* *Hayırlı geceler Allaha emanet sin oğlum *diyip arildilar ikiside avludan Elif elindeki sürahi ile hemen mutfağa gidip suyunu doldurup koşar adımlara odasına çıktı aklına takılmıştı kimle göz göze gelmişti ki bu adam da Allah tan af diliyordu Aklına birden bugün göz göze geldikleri geldi ama ben değilimdir diyerek fazla da dusunmeyerek uykuya daldı Sabah 6:30 ta herkes uyanmıştı ve eşlerini caamiye gönderen kadınlar Mahmut Ağa'nın konağına geliyordu kızlar kadınlar dolmuştu elif te hazırlanıp indi aşşaği kızlar kikirdiyor du elif te Semiha teyzesinin yanına gelip *Günaydın ballı lokumum *diyince Semiha Han'ım gülümsedi *Günaydın gözümün nuru *diyip öptü yiyenini belki öz yiyeni değildi ama öz olsa anca bu kadar severdi Raziye hanım da *Ama ben kıskanıyorum hanımlar *diyince ikiside gülümsedi *Sanada günaydın Fındıklı lokumum *diyip onada sarıldı *Günaydın yavrum * *Günaydın Nazan teyze*diyip gülümsedi Nazan teyze bu kızı çok sevmisti aklında birşeyler geçiyordu ama iki gönülün bir olması gerek ti başına kötü bı olay gelmiş ama her an ne olacağını kimse bilemezdi *Maşallah kızıma ne güzel de gülümser *diyip sarıldı kıskançlık la gelen rojin *Ooo ne oluyor burda *diyip Nazan teyze nin yanın da durdu *Birşey olduğu yok yavrum *diyen Nazan teyze Semiha Han'ım ve Raziye hanımla uzaklaştı ordan *Elif sende bizim yanımıza gelsene * *Yok rojin saol ben bı emine teyzeye bakayım * *Sen bilirsin *diyen rojin saçlarını savura savura gitti Avlunun kapısı açılınca kızlar hep bı yöne baktı selim ve 5 veya 6 arkdaşı girdi içeri elif bakslarini rojine çevirdi istemsiz bı sekilde gülümseyerek hem karşısında ki kıza birşey anlatıyor hemde selime bakıyordu Selim ise kafasını kaldırmadan arkadaşları ile misafir odasına doğru ilerlerken mutfağa giden elif takıldı emine teyze ile gülerek konuşan kıza tam bakıyordu ki elif te döndü ve yine kafalarını eğerek gittiler Kurbanlar kesilmiş ti meydanda kesilen kurbanlar ve kuralan ocaklarla erkekler başına geçerek et pişiriyor kadınlar ise salata yapıyor du Akşam olmuştu Nihayet ve elif çok yorulmuştu rojinler hala gitmemiş ti ve gitmeye de pek niyetli degillerdi Elif yatsı namazı ni kılmak için odaya yönelmiş ken bı ses duydu Arkasını dönüp karşısında rojinin abisi ile karşı karşıya ide *Ooo elif hanım erken degilmi uyumak için * Elif birşey demeden döndü korkuyordu tam giderken kolundan tutarak *Birşey sordum bana cevap vermeden nereye *elif ağlıyordu ve yüzüne bakmıyordu *Bırak beni *dedi ama berzan bırakmadı *Bırak beni*diye bu kez daha yüksek bağıran Elif'in sesini kimse duymuyordu Selim elif ve berzanin olmadığını görünce kalktı yerinden birden merdivenlerden ağlama sesine benzer birşey geliyordu ve *Berzan *dedi koşar adımlarla geldiğini duyan berzan bı anda bırakıp lavabo ya doğru yöneldi Selim ise ağlayan kıza içi acımıştı ama birşey demedi elif kendini toparlayıp odasına doğru gitti ağlayarak Selim ise herşeyi yanlış anlayarak baka kaldı *Ne oluyor berzan burda * *Ne oluyor ki emmim oğlu * *O kız neden ağlıyordu * *Ne bileyim selim her ağlayan kızın sorumlusu ben degeilim ya çattık ya *diyerek söylenerek gitti Elif ise aglayarak abdest alıp en sevgilisi ne doğru yöneldi Dünya ile tüm bağlantısı kesilmiş sadece kalbin de fikrinde Allah vardı namazını kılıp dua eden elif topladı seccade sini Artık gitmelerine çok az kalmıştı ve Nazan hanım Elif'i çok sevmisti her iş elinden geliyor güler yüzlü hayasi yüzünden belli olan bu kızı oğluna çok layık görüyor du ama selim ya selim istemez se diyordu Yine bı akşam otururken rojin elinde tepsi ile içeri girdi birden *Hoş geldin kızım * *Hoş bulduk yenge * Yine herkes le sarılıp *Yenge börek yaptık ta sizede getirdim *diyen Nazan teyze rojine gülümseyip *İyi ettin yavrum çayın yanında ne güzel de gider demi Semiha Raziye *diyip güldüler *Ayol buraya geleli kilo aldik Nazan etme *diyen Raziye hanıma *Atın ölümü arpadan olsun boş *ver diyen Semiha Han'ım da eklenip birer bardak daha çay doldurdular *Teyze ben bı elimi yüzümü yıkayıp geliyorum *diyen Elif'e gülümseyip tamam diyen Semiha böreğini yemeye devam etti Elif lavabo ya yönelmiş ken *Ooo elif hanım sizi görmek ne büyük şeref *diyen berzanin pis pis sırıtışını gören elif *Sabır yarabbim*diyerek girdi lavaboya Berzan güldü ve içeri girdi o sırada rojin erkek tarafına da börek götürmek için ayaklanip kapıyı tiklatti ve Selim'in gelemesini bekledi *Şey selim ben börek yaptiydim da sizde yersiniz diye düşündüm * *Eline sağlık rojin berzan şu böreği alirmisin *diyince *Sen yemiyormusun *diyip dudaklarını büzdü *Canım istemiyor hadi geç annemlerin yanına birisi görür yanlış anlar diyip uzaklaşırken *Tamam ama üzerine birşey al havalar soğudu * Derken elif kötü olmuştu hem berzan hem rojin kaldiramamisti ve aşşaği inmiş güvercinlerin yanına gitmişti * Kim var orda *. ?????????? Barın ünlü bı iş adamı çok çapkın günü gün eden 27 yaşında yakışıklı bi genç barın anne ve babasını 23 yaşında kayıp etmiş, ve küçük kız kardeşi Ayşegül, ve babaannesi ile bi kalmıştı ama çok ilgilenmezdi. Ayşegül ile çünkü o kazada Ayşegül vardı ve barın o kazayı Ayşegül'ün yüzünden öldü diye yaklaşmiyordu. Leman öğretmen 25 yaşında kendi halinde bı bayan hayat dolu idi leman. Barın yine sabah içmiş ve sabah gözlerini baş ağrısı ile açmaya çalıştı küfür ederek doğruldu yerinden. *Ulan ne vardı bu kadar içecek anasını satayım*diyerek gözlerini ovaladı. Komodinin üzerinde ki duran telefonunu eline alıp yan tarafında ki tuşunu açarak açılan ekrana saatin kaç olduğuna baktı. 15:30 olmuştu ve bugün saat 16:00 da yetişmesi gereken bı toplanti vardı hemen yerinden kalkıp duşa girip çıktı üzerine yalan yanlış birşeyler giyerek çıkıyordu ki babaannesine yakalandı *Oğlum nereye birşeyler ye * *Yok sultanım çok geç kaldım gitmem gerek* *Ama oğlum yine geç saatte geldin Serdar getirmese nerde sabah ederdin bu gidişata bi dur demen lazım böyle olmaz barın!* Yaşlı kadın sinirlenmiş ti, torununu hep böyle içiyor. Olarak görmek yaşlı kadını çok üzüyor du. *Söz sultanım bidaha icemeyecegim * *2000 kere söz verişin yavrum akşam konuşacağız bu konuyu * diyen yaşlı kadın, torununu uğurladı *Hadi geç kaldım sultanım*diyerek yanağından öpüp çıktı. *Deli oğlan *diye güldü sevgi teyze Barın hemen arabasına binip gazı kökledi uzaklaştı o sırada Ayşegül de aşşaği inmişti *Şey babaanne abim gittimi * "Gitti yavrum gitti hadi gel sen " *Babaanne ne zaman bitecek abimin bu zalimliği ya gerçekten bıktım, bazen diyorum keşke bende orada ölseydim* diyerek ağladı. Sevgi teyze torununa dayanamayıp sarıldı öptü yanaklarını *Oy kuzum benim Allah büyük geçecek emin ol gözümün nuru * *Tamam da babaanne benim bı suçum günahım yok benim suçum sadece o arabada olmam *diyerek iç çeke çeke ağladı Sevgi teyzede ağlayarak daha sıkı sarıldı torununa Dua etti içinden herşey düzelsin diye Barın hemen toplantının olduğu kapıyı açıp içeri girip başıyla selam verdi *Kusura bakmayın biraz geç kaldım * *Önemli değil zaten bizde yeni başladık *diyerek karşılık verdi toplantıya 10 dakika rötarlı başlanmış tı. Leman Karadeniz li bı öğretmen di, ayrı zaman da çok inatçı ailenin küçük kızı idi öğretmen ataması İstanbul'a çıkmıştı okulların açılmasına 2 hafta kalmış'tı lemanın bı yani sevinç dolu bı yanı üzüntülü idi, ailesinden ayrılıyor diye ama meslek kutsaldı. Abisi'de özel harekat olduğu için abisi'de evde olmazdı yengesi ile kardeş gibiler di birde paşaları vardı. *Leman yengem şunu'da koyalım'mı * *Koy yengem gerek olur * Melihat teyze kızına dolu dolu gözlerle bakıyor'du. Leman annesinin ağladığını görünce, kalkıp yerinden annesine sarıldı *Annem üzülme hem istediginiz zaman gelip gideriz ne olur yapma böyle * *Kuzum öylede insanın içi yanıyor Serhat zaten eve gelmiyor, tamam vatan için ama gerçek'ten evlat özlemi de insanın içine işliyor neyse hayırlısı olsun*diyerek sarıldı lemana, sevinç te öyle mahsum mahsum bakıyordu anne kıza *Gel bakayım güzel kızım *diyerek sevinci yanına çağırdı melehat hanım. Sevinçte hemen yanlarına gidip sarıldı Ahmet te o sırada kendini belli etti ağlayarak, Leman annesinin ve yengesinin yanından ayrılıp Ahmet'in ağladığı odaya girmişti. *Halasının kuzusu ağlama geldim bak ağlama yavrum *diyerek kucağına alıp sevdi. 10 gün sonra Leman artık hazırlanmıştı, gitmek çok zor geliyordu ama sevdiği, mesleği de yapmak istemiyordu. Melehat teyze gözü yaşlı otogara gelmişlerdi Leman babasının ellerini öpüp sarıldı Ahmet amcaya. *Kızım bırakmadın ki bizde gelelim seni oraya yerleştireydik * *Babam ben önceden gittiğim için biliyorum İstanbulu, hem evim hazır niye boşuna masraf edelim * *Tamam yavrum tamam inatçı kızım benim, Allaha emanetsin bizi aramayı sakın ama sakın unutma günlük hemde *diyerek sarıldı, çok zordu çocuklarını başka şehirlere göndermek ama mecburlardi annesine ile vedaşlatı yengesi, paşasına sarılıp vedalaşıp el sallayarak otobüse bind.i Okullar açılmıştı artık. Leman mavi uzun elbiseni giyip siyah şalınıda takıp çantasını da alıp çıktı kapıyı kitleyip arabasını *Bismillah*diyerek çalıştırdı okula kısa sürede gelmişti. İlk dersine girmek için kapıyı açıp sınıfa girdi *Günaydın çocuklar * Çocuklar hep bir ağızdan *Günaydın öğretmenim *diyerek karşılık verdiler *Merhaba çocuklar ben yeni rehber öğretmeniniz Leman Gülgün, hadi bakalım sıra sizlerde kendinizi tanıtın* diyerek masasının yanına gidip sandalye'yi çekip oturdu. Leman öğrencilerin kendini tanıtma'sını büyük bi hayranlıkla izliyordu, sıra arka sırada ki oturan utangaç kıza gelmişti *Senin ismin ne yavrum * diyerek gülümsedi Leman *Şey öğretmenim benim ismim Ayşegül Hancıoğlu*diyerek Ayşegül kendini tanıttı. İlk ders tanışma ile geçmişti çocukların ne olmak istediğini büyük heyecan la anlatmıştı öğrenciler, ama Ayşegül pek katılmıyordu konuşmaya oysaki bütün öğrenciler öyle güzel anlatıyorlar'dı ki ders bitmişti öğrenciler teneffüs diyerek koşuşturarak çıktılar, Ayşegül kalmıştı Leman Ayşegüle bakıp *Ayşegül canım gelirmisin * *Tamam öğretmenim *diyerek Ayşegül çekinerek geldi *Buyrun öğretmenim * *Canım sen neden böyle durgunsun bı sorun mu var * *Yoo yok öğretmenim *derken gözleri çoktan dolmuştu bile, Leman ise tebessüm etti, elini Ayşegül'ün omzuna koydu. *Tamam canım anlatmak istemiyorsan birşey demiyorum, ama kendini hazır hissettiğin zaman ben burdayım tamammı* Ayşegül kafasını salladı ve uzaklaştı oradan, lemanda toplanıp öğretmenler odasına gitti kapayi açıp içeri girince öğretmenler bakıyordu *Merhaba ben yeni rehber öğretmeni Leman Gülgün *diyerek gülümsedi öğretmenler'le tek tek tanışıp oturudu. Barın yine tüm siniri ile eve gelmişti babaannesin bile sakinleştiremiyordu bu kez çünkü Ayşegül ilkkez abisine karşılık vermişti *Lan sen kim oluyorsun da bana abine karşılık veriyorsun * *Yeter abi Allah için yeter, ben herşeyden suçlu olmaktan bıktım! şu küçücük bedenime o kadar yükler taşıyorum ki, görmüyorsun beni her şeyde ben suçluyum demi senin gözünde *diyerek ağladı yüreği açmıştı barının, sevgi teyze Ayşegüle sarılmış ağlamasına izin vermişti *Ayşegül sus artık *derken kapının sesi duyuldu barın yine gitmişti içmeye o arkadaşları ile ama ona hiç iyi gelmiyordu devamlı içki içiyorlar dı ama barina söz geçmiyordu tabi. Ayşegül ağlayarak uyumuştu, uyuduğu yerde hala iç çekiyordu. Uyku arasında bile ara ara sayıklıyor du. Barın içmemiş ti bugün, kapıyı açıp içeri girip koltuğun yanına gelmişti ki Ayşegül'ü gördü iç çekiyordu hala *Aman banane diyerek *gidiyordu ki, Tekrardan Ayşegül'ün yanına gidip sarıldı. ilk defa böyle kardeşine yakın olmuştu ilk defa kokusunu içine çekiyordu iyice sarılıp ağladı aslında Ayşegül uyanmıştı ama rüya diye gözlerini açmamıştı sabah olmuş tu artık, sevgi teyze namazını kıldıktan sonra kahvaltı hazırlamak için aşağı indi, gördükleri karşısında şok olmuştu Ayşegül ve barın birbirine sarılmış o kadar güzel uyuyordu ki barın gözlerini açmıştı sarıldığı kardeşine baktı birden yerinden kalkıp. *Günaydın sultanım *diyerek gülümsedi *Günaydın kuzum sorunlar bitti demi artık * *Eh işte diyip *kalktı bu da bi ilerleme diyen sevgi teyze gülümsedi. Leman ailesini arayıp hasret gidermişti. Bugün tatil olduğu için biraz daha uyuyup arkadaşları ile buluşacak'tı Barın biraz daha yakın davranıyor du kardeşine, ama sadece biraz. Ayşegül'ün resmen gözlerinin içi gülüyor du çünkü biliyordu. Abisi akşam ona sarılmıştı artık ne kadar kötü davranırsa davransın biliyordu abisinin içini birlikte güzel bı kahvaltı yapmışlardı. Arkadaşları ile sözleşen barın hazırlanıp çıktı. Leman da hazırlanmış ve arabasına binmisti kısa sürede sözleşmiş oldukları yere gelen barın ilk önce herkes ile selamlaşıp oturdu. O sırada Leman da arkadaşı ile kahvelerini yudumluyorladı
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD