Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, Leyla ve Ardin birbirlerine sarılmış halde uyanırken, aralarındaki bağ her zamankinden daha güçlü hissediliyordu. Bu, onların birlikte geçirdikleri en özel ve en anlamlı gece olmuştu. Fakat zihnindeki huzur, Leyla'nın içindeki karanlık gölgeyi tamamen ortadan kaldırmamıştı. Seraphine’in miras bıraktığı o karanlık güç, hala içindeki bir köşede varlığını sürdürüyordu. Bununla başa çıkmayı öğrendiğini sanmıştı; ancak dün gece, Ardin’le bir aradayken bile, içinden yükselen gücün tamamını kontrol edemediğini hissetmişti. Ardin, onun yüzündeki dalgın ifadeyi fark ettiğinde, Leyla’nın bir şey düşündüğünü anladı. Gözlerine bakarak ona güven verici bir şekilde gülümsedi ve elini Leyla’nın eline koydu. “Düşüncelerin çok uzaklara gitmiş gibi görünüyor. Bu sabah, her

