Leyla ve Ardin, köy halkıyla geçirdikleri huzurlu günlerin ardından, gecenin ilerleyen saatlerinde yıldızların altında sessizce oturuyorlardı. Gökyüzü, binlerce parlayan yıldızla doluydu ve ormanın etrafını saran yumuşak rüzgar, Leyla’nın saçlarını hafifçe savuruyordu. İkisi de bu anın ne kadar özel olduğunu biliyorlardı; zorluklardan ve savaşlardan uzak, sadece birbirleriyle ve saf bir huzurla baş başa kalmışlardı. Ardin, yıldızları izlerken Leyla’ya doğru döndü. “Yıldızlar, tıpkı senin gözlerin gibi parlıyor, Leyla,” dedi, sesi fısıltı gibi ama içtenlikle doluydu. “Hayatımda bu kadar çok savaşa katıldım, gölgelerle mücadele ettim, ama seninle geçirdiğim bu huzur dolu anlar her şeyden daha değerli. Senin yanında hayat, tüm zorluklarına rağmen çok daha anlamlı.” Leyla, Ardin’in sözleri k

