Leyla ve Ardin, Malakar'ın tehdidini savuşturduktan sonra, karanlık ormanın içinde dinlenmek için bir alan buldular. Ardin, yorgunluktan bitap düşmüş ve nefesi hızlanmıştı. Leyla onun elini tutarak sakinleştirmeye çalıştı; kalbi Ardin’in yanında olmanın verdiği huzurla doluydu. Ancak Malakar’ın son tehdidi aklını kurcalıyordu. Seraphine’in mirası tamamen silinmiş gibi görünse de, Malakar’ın gözlerinde gördüğü öfke ve karanlık, yakında başka bir saldırının olacağını hissettiriyordu. O gece ikisi de, karşı karşıya oldukları tehlikenin sona ermediğini bilerek gözlerini kapattılar. Sabahın ilk ışıklarıyla, ormanın derinliklerinde duydukları tuhaf seslerle uyandılar. Çevrelerinde bir hareketlilik vardı; sessizliğin ortasında yankılanan fısıltılar, ağaçların gölgeleriyle harmanlanarak karanlık

