Aeloria’ya dönüp halkın coşkulu karşılamasının ardından Leyla ve Ardin, tapınaktaki zorlu mücadelenin yorgunluğunu iyice hissetmeye başlamışlardı. Gölgelerin tehdidi bir süreliğine geri püskürtülmüştü ve köyde huzurlu bir hava esiyordu. Halkın kutlamaları devam ederken Leyla, kalabalıktan sıyrılıp bir süre yalnız kalmak istediğini fark etti. Günbatımının ışıkları ormanın kenarındaki eski kayanın üzerine vururken, sessizce oraya gidip oturdu ve gökyüzünün turuncu, kırmızı tonlarına daldı. Bir süre sonra Ardin’in ayak seslerini duydu. Leyla’ya doğru yürürken, yüzünde ona özgü hafif bir tebessüm vardı. “Yine buradasın, o eski kayada. Burası senin dünyan gibi,” dedi, sesinde şefkatle. Leyla, hafif bir gülümsemeyle Ardin’e baktı. “Burası bana hep huzur verir. Gölgelerin yankısı buraya pek ula

