Karanlık sığınak kapısı Kadir’in çelik mekanizmayı döndürmesiyle gürültüyle kapandığında, dışarıdaki silah sesleri ve patlama yankıları boğuk birer uğultuya dönüştü. Lina, sırtını çelik kapının soğuk yüzeyine yaslayarak yere kaydı. Kalbi göğsünü yırtarcasına çarpıyor, şakaklarında zโซzonklayan kanın sesini duyuyordu. Avucunda sımsıkı tuttuğu o küçük kadife kutu, avuç içini batıracak kadar sertti ama onu bir an bile gevşetmedi. Sığınağın loş ışıkları altında Kadir, omzundaki kanamayı bastırmaya çalışarak köşedeki güvenlik ekranlarının başına geçti. Kameraların bir kısmı patlamanın etkisiyle kararmıştı ama çalışan birkaç açı, dışarıdaki cehennemi gözler önüne seriyordu. Lina, bacaklarındaki dermanın çekildiğini hissetmesine rağmen hızla ayağa kalktı ve ekranlara doğru koştu. "Kadir! Yiğit

