Sinirle elindeki kartı avucunda tüm gücüyle sıkan Burağa bakarken, gözümden akan yaşı durduramamıştım... Nasıl böyle bir delilik yapmaya cesaret edebiliyordu o pislik...Evimizin kapısına kadar ulaşabiliyorsa eğer, içeriye girmesindede zorlanacağını düşünmüyordum artık... "Güneş hemen içeriye gir..." diyerek tıslayan Burak, cebinden çıkardığı telefonun ekranında parmaklarını oynatıp kulağına götürmüştü.... Bir elinde telefon diğer eli ise alnını ovalarken, sinirden bir ayağını yere vuruyordu... Bense hala içeriye gitmek yerine, yerimden kımıldamadan karşımda kat kat siniri artan adama bakmaya devam ediyordum... "Emreeee...O amk"ğumun piçi, hani yurt dışına kaçmıştı lan..." dediğinde karşıdan gelen sesleri duyabiliyordum, ama ne konuştuğunu anlayamıyordum... "Sizin yapacağınız işi sike

