Çocuk başını kaldırıp baktı. Gelenin Halil olduğunu görünce saygıyla oturduğu yerden hafiften kıpırdandı. "Rahatsız olma," dedi. Çocuğun omzuna dokunurken Halil. Tillesinden destek alarak, çocuğun yanına güçlükle bıraktı bedeni. Dursun, Halil'in koluna uzandı. Yardımcı olmak istedi. Halil müsaade etmedi. Geçecekti elbet bu yaşadığı acıların hepside... Hareket ederken, yürürken, otururken zorluk yaşasa da ilk zamanlara göre iyiydi durumu. Bilakis vücudunu zorluyordu ki en az kayalıktan düşmeden evvelki gibi en sarp yerlerde bile gezebilmek istiyordu. Günlerdir aklında tek bir hedef vardı ki gücünü kuvvetini topladığında hiç bir şey bu hedefin önüne geçemeyecekti. Burnunu çekti hafifçe, "Hüseyin ağan, Zeynep'i bulurken yayında mıydın?" Çocuk, "He," dedi kısacık. "Nerede buldunuz barim

