Ufak doğum günü kutlamamızdan sonra odaya geçmiştik. Bu akşam Hasan'ın beni ne kadar mutlu ettiğini kelimelrle anlatamazdım. Belki küçük bir şeydi ama yine de güzeldi. Hasan’ın o anda bana baktığını fark etmek, içimde sıcacık bir his uyandırdı. Yatakta, başını eline yaslamış, yüzünde o rahat ve huzurlu ifadesiyle beni izliyordu. Gözlerindeki parıltıyı görünce istemsizce gülümsedim. “Ne o?” dedim, gözlerimi ona dikip hafif bir alayla. “Bu kadar uzun süre bana bakmak zorunda değilsin. Beni ezberlemiş olman lazım artık.” Hasan gülümseyip biraz daha yaklaştı. “Ezberlemek mi?” dedi, kaşlarını kaldırarak. “Zeynep, seni ezberlemem mümkün değil. Çünkü her baktığımda, yeni bir şey fark ediyorum.” Sözleri karşısında yüzümün kızardığını hissettim. Bu adam, bazen tek bir cümleyle beni alt üst etmey

