Sabah Hasan’ı konuşma terapisine gönderdikten sonra, evde yalnız kalmıştım. Kahvaltı masasında kalan birkaç şeyi toplarken kapı çalındı. İçimde bir his, bu beklenmedik ziyaretin Saadet Hanım’dan geleceğini söylüyordu. Kapıyı açtığımda tahminim doğru çıktı. Annem, Saadet Hanım ve Hasan’ın kardeşi Ayşe karşımdaydı. Ayşe, elinde küçük bir tabakla gülümseyerek öne çıktı. “Zeynep, annem sütlaç yaptı. Taze taze sana da getirelim dedik,” dedi neşeyle. Ama Saadet Hanım’ın yüzünde o her zamanki otoriter ifade vardı. Gözleri, bir şeyleri değerlendiren bir hakem gibi beni süzüyordu. “Buyurun, geçin,” dedim, onları içeri buyur ederek. Annem, “Ah kızım, hem seni görelim dedik hem de biraz oturalım,” dedi. Misafirlerimi oturma odasına aldım. Hemen mutfağa gidip kahve hazırlamaya koyuldum. O sırada ann

