Evi ısıtan sobanın çıtırtıları arasında mutfakta yemek hazırlıklarına başlamıştım. Hasan sabah erkenden kalkıp babasının yanına, tarlaya gitmişti. Sessizce evi terk ederken, bana uykulu bir “Görüşürüz” demeyi de ihmal etmemişti. O gittikten sonra güne evi toparlayarak başladım. Elektrikli sobayı açmak yerine salondaki sobayı yakmayı tercih etmiştim. Sobanın sıcaklığı, evin her köşesine yayılırken içeride huzurlu bir atmosfer oluşmuştu. Tencereleri ocağa yerleştirirken bir yandan aklım Hasan’daydı. Tarlada çalışmak Hasan için bir rahatlama gibiydi, biliyordum. Babasıyla birlikte vakit geçiriyor, ona yardım ediyor ve kendi köklerine bağlanıyordu. Onu böyle görmek beni mutlu ediyordu. Tezgâha doğradığım soğanların kokusu yayılırken, tavadan gelen hafif çıtırtılar bana biraz olsun bu düşünce

