Annemin yüzü iyice gerildi. Gözlerindeki yaşları gizlemeye çalışsa da, göz pınarlarında birikmişti bile. Dudaklarını bir anlık bir titremeyle sıktı, ardından neredeyse tükürür gibi bir cümle fırlattı: “Beni suçlamaya devam et, Hasan. Ama unutma, annenim ben! Seni susturan da ben değilim, sen kendin sustun! Zeynep seni değiştirdi, seni bizden aldı.” Bu sözler mideme bir yumruk gibi oturdu. Sinirle başımı salladım, ona doğru bir adım attım. “Zeynep beni değiştirmedi, anne! Zeynep bana kim olduğumu hatırlattı! Hayatta kendi kararlarımı verebileceğimi, güçlü olabileceğimi, susmak zorunda olmadığımı öğretti. Eğer bunu sen yapabilseydin, bugün buraya böyle gelmezdik!” Annem bir adım geri çekildi, gözleri irileşti ve dudakları titredi. O an, yıllardır görmediğim bir yüzünü gördüm; incinmiş, am

