ÖMÜR Onları fark etmiş, hatırlamıştı. Buna rağmen, bu dakikaya kadar sessiz kalmıştı, tek kelime etmemişti, sanki bir avcı gibi bekliyordu doğru anı. İnanamıyordum. Ne yapmaya çalışıyordu bu adam? Anlayamıyordum. Kuru, düz bir sesle, sesimin sakin çıkması için kendimi zorlayarak “Kuzey benim sadece sınıf arkadaşım. Bunu sana daha öncede söylemiştim. Ağzından çıkanı kulağın duysun” dedim. “Dediğin gibi, sadece bir tesadüf. Bir daha onun hakkında konuşmak istemiyorum.” Dalga geçer gibi güldü. Ama konuşmadı. Cevap vermeden çatalı ve bıçağı eline aldı, sanki aramızdaki gerilim hiç var olmamış gibi, yemeğini yemeye koyuldu. “Hımmm, et lezzetliymiş. Hadi soğutma” dedi. Çatalını tabağa daldırırken, yüzünde beliren o memnun ifade, sanki dünyadaki en normal akşam yemeğini yiyordu. Onca lafı sayı

