KUZEY Şüheda ile konuşmak için kantine gittik. Kantinin kalabalık uğultusundan, terasa çıktık. Masalardan birine oturduk. Dışarıda hava griydi, gökyüzü kasvetli bir örtü gibi şehri kaplamıştı. Hemen cebimden sigaramı çıkartıp bir tane yaktım. Bu sırada Şüheda, Ömür’ün yaşadıklarını anlatmaya başladı, ben de ona bildiğim her şeyi bir bir döktüm. Her ikimiz de şoklar içerisindeydik. Ömür… Bu genç yaşında ne çok acı çekmişti. Başına gelmeyen kalmamıştı. O şerefsiz herifin, Ali İhsan’ın yaptıkları yüzünden gebermesi lazımdı. Öyle bir adamın nefes alması bile bu dünyaya fazlaydı. Bu tür parazitler, insan kılığındaki iblislerdi. Böyle yaratıklar, yeryüzünden tamamen silinmeliydi. Öfkem içimde bir volkan gibi patlamaya hazırdı, ama aynı zamanda çaresizlik beni boğuyordu. “Onu nasıl koruyacağız b

