DEMİR Hamiyet hanım “Ali İhsan, Ömür’ün Kuzey denen çocukla beraber olduğunu söylüyor Demir Ağa.” Dedi. Kadının bu sözleri, sanki bir hançer gibi yüreğime saplandı. Kulaklarımda uğuldayan bir çınlama, içimde yükselen bir öfke dalgasıyla birleşti. Gözlerim faltaşı gibi açıldı, nefesim hızlandı, adeta nevrim döndü. Masanın başında otururken yumruklarım sıkıldı, öfkeden titreyen ellerimi zor kontrol ediyordum. “Hamiyet Hanım!” dedim, kendimi tutmakta zorlanıyordum. “Ne dediğini bilir misin sen? O şerefsiz oğlun, utanmadan bir de iftira mı atıyor benim kızıma? Benim şerefime namusuma zehirli dilini mi uzatıyor?” Kızım Ömür, karşımda oturmuş, korku dolu gözlerle bana bakıyordu. O masum bakışları, içimdeki öfkeyi daha da körükledi. Neredeyse yerimden fırlayıp o iğrenç yalanı uyduran herifin k

