DEMİR Yonca ve Hidayet’in evlenmelerinin onaylanması hepimiz için adeta bir bahar havası estirmişti. Sanki uzun süredir omuzlarımızda taşıdığımız görünmez bir yük, bir anda kalkıvermişti. O an, Dicle’ye haberi vermek için telefonu elime aldığımda, içimde bir ferahlık vardı. Altemur ise aynı anda konağı arayıp Rozerin ve diğerlerine müjdeli haberi ulaştırıyordu. Telefonun öbür ucunda Dicle’nin sevinci, Yonca’nın coşkulu çığlıkları, hepimizin yüzünde bir tebessüm, yüreklerimizde rahatlama vardı. Telefon görüşmeleri biter bitmez Altemur, yüzünde çocuksu bir heyecanla, “Hidayet’e müjdeyi ben vereceğim!” dedi. Sesi öyle coşkuluydu ki, sanki kendi evleniyor gibiydi. “Hatta hep birlikte öğle yemeği yiyelim,” diye ekledi, “Yemekte küçük bir kutlama yaparız, ne dersiniz?” İlyas ve Asil hemen kab

