Mustafa’dan, Kulaklarım öfkeden uğulduyordu. Şu an gözümü kırpmadan Nizar ağayı da bu saçmalığa çanak tutan herkesi de çıplak ellerimle öldürecek haldeyken bana sakin ol diyorlardı. Nikah yalandan diyorlardı ama ben Havin hanımın ciğerini biliyordum. Ata et, ite ot vermezdi o. Sibel’i git iste demesi boşa değildi. Şirin’le ölmüş oğlunun yadigarı arasından çekileyim diye yapmıştı ama ben bir gün Sibel’le evlensem bile Şirin’i, bu haneden hiç kimseye yar etmeyecektim. Amcam da yerine oturup gözüme baktı. “Benim hoşuma mı gidiyor? Keyfimden mi gözümden sakındığım kızıma nikah kıyıyorum?” Orasını bilmiyordum ben. Nizar ağayı gebertmek gibi seçenekler varken kendi kızını ortaya koyduğuna göre belki o da serveti dışarı çıkmasın istiyordu. “Böyle mi sakınıyorsun kızını amca? Meclisi

