Ağırlaşan göz kapaklarımı kapatacağım sırada odanın kapısı açıldı. Bizi çepeçevre saran yoğun hava anında dağılırken Ateş, hızla geri çekildi. Birce, odanın açılan kapısından içeri girdi. "Işıl, uyudu mu?" Bakışları bize çevrilince yerime sinmemek için kendimi zor tuttum. Bedenimdeki tüm kan, yanaklarıma akın ederken yüzüm alev alev yanmaya başladı. Bakışlarımı suç işlemiş çocuklar gibi kaçırdım. Ateş ensesini kaşırken boğazını temizledi. "Uyudu." "Şey, yemekler hazır. Hadi aşağı gelin." Bu fırsata sıkıca sarılırken yaslandığım yerden doğruldum. Birce bize utangaç bir ifadeyle gülümsedikten sonra odadan çıktı. Ateş'e bakmamaya çalışarak yanından geçmek için hareketlendim. Aynı anda o da doğrulurken göğsü sırtıma çarptı. Adımlarım anında kesildi. Yüzünü bana doğru eğince tatlı nefesi

