Yol akıp gidiyordu. Esme'nin zihnindeki düşünceler gibi. Ardı arkası kesilmez senaryolar birbiri ardına sıralanıp kızı huzursuz ediyordu. Yanındaki adam kocasıydı artık. Ama onun soyadını bile bilmiyordu. Yalnızca adı.. Yalnızca adı ve ela gözleri. Amcası ona güvendiğini söylemişti. Ama Esme artık amcasına da güvenmiyordu ki yanındaki yabancıya güvensin. Onun evine gidiyorlardı. Esme'yi kesip atsa kimsenin haberi olmazdı. Yada onu sokağa atsa. Kime ne söyleyecek, kime sığınacaktı. Gerçi adam açık açık onu bırakmayacağını, boş hayallere kapılmaması gerektiğini söylemişti. Bir de ne demişti? Serçe... Esme kızardığına emin olduğu yanaklarını eliyle serinletmeyi denedi. Gözünün ucuyla çaktırmadan sağ yanında oturan adama baktı. Kollarını göğsünün üzerinde birbirine geçirmiş, başını koltu

