Lale
Odada aldığım kıyafetlere bakıyordum. Her birisi o kadar güzel ki... Değerlisin dedi bana, dahası öyle hissettirdi. Kapının sesi ile üstümdeki kıyafeti elimde toplayıp seslendim
" gir"
Hala tuhaf hissettiriyor. Bana verdiği odadaydım, poşetler yerlerde. Serpil elinde kahveyle içeri girip sinirden yüzü segirerek bakti poşetlere
Kahveyi masanın üstüne bırakıp önümde bekledi " başka bir emrin....emriniz yoksa.."
Gitmek içim dislerini sıka sıka musade istiyordu. O an o gece canlandı gözümde. Bana attığı iftira. Başımı yerden kaldıramayisim...
Diktim kafamı, bu sefer başını eğen oydu.
" Hepsi yikanacaklar, ardından utulenip dolaplara kaldirilacak" Elimdeki elbiseyi üstüne attım
" dikkat et çok pahalılar, kendini satsan odeyemezsin"
Banyoya gittim kalbim ağzımda atarak. Ben mi söyledim bunları, o bana ne yapıyor... onun gibi kötü mü oluyorum bende!
Banyoya girerken duydum miriltisini, anlamadığımı düşündü ama anladım
Bana kiyafetler için kendimi sattığımı ima ediyordu... biliyorum benden sıkılacagi günü bekliyorlar beni parçalamak için
Şuan bu evdeki tek gücüm bana ilgi duyan kara prens. Aynada çiplak bedenime baktim, kaybedemem.
Onu kaybedemem, güzel miyim? belki... Onu seviyor muyum, hayır ama onu kaybedemem.
Bir an hayal ettim kendimi bu evin gerçek hanımı olarak. Neden olmasın?
Ne yapmalıyım... Dusun Lale düşün, neden sen? Etrafında onca süslü puslu saçı için senin maaşın kadar harcama yapan kızlar varken neden sen?
Duşun altında gözlerimi açıp tekrar ettim kendime çünkü ben gerçeğim... bende bir şey gördü, diğerlerinde olmayan. Saflık mi, temizlik. Her ne ise öğreneceğim ve onun benden vazgecememesini sağlayacağım
Herkes benim bu evden ağlayarak Eşyalarımı toplayıp gideceğim günü bekliyor biliyorum, herkes kaybetmemi bekliyor ve o , o benim tek şansım!
Duştan çıkıp en usturuplu kiyafetimi giyip odasina gidip yattım yatağına.
İçeri girdiğini açılan kapı sesi ile anlamıştım. Gözlerimi açtım.. ağır adımlarla gözünü benden ayırmadan geldi. Gözü bogazimdaki inci sahte kolyede...
Kol dugmesini çıkarıp gömleğini soydu, kemerine attı elini. Artık cekinmiyordum, kalbim hala delice çarpıyor, hala bedenim titriyordu ama onu gözlemlemem gerekti tabi bunu Ona belli etmeden yapmam
Kapattım gözlerimi, ben gözümü kapatırken yüzünde o gülümsemeyi gördüm. Istedigi bu mu, aradığı, ihtiyacı olan şey?
Saflık! Elbette öyle, o kadar kara ki beyaz gözünü kamaştırıyor. Oysa bilse benim rengim o iftirayı yediğim andan itibaren giderek bu dünyanın en büyük karanlığına dönüşüyor
Basimda elini hissettim. Saçlarımı oksuyordu. Korkmuyorum artık ondan ama onun istediği bu değildi biliyorum. Daha da sıkı kapattım gözümü
Ardından başımdan kalkan eli ve yatağın diğer tarafındaki agirlik. " ac gözünü bebegim" dudağını kulağıma dayamış eli karnımda masaj yaparak beni kendine çekiyordu
Bedenine temas ettiğim an ürperdim, içimi sahte değil gerçek bir korku kapladı
Kalcama dokunan sertlik ile gözlerim irilesmis elim yorganı sımsıkı kavramisti
Göz göze geldiğimizde dudakları kivrilmisti, " Sana sadece bakarak yetinmeyecegimi soylemistim"
Olmaz, bu kadar kolay olmamalı, eğer öyle olursa hemen hevesi kaçar
" Korkuyorum" dedim titrek sesimle. Tüm bedeni üstüme kapanip bacaklarımı dizi ile ayırarak arasına yerleşti
Gözüm gözlerinde irilesmis, göğüs kafesim şiddetle inip kalkiyordu
" girmeyeceğim..." Boynuma gömdü başını öptü... kalbim neden bu kadar hızlı atıyor ki? " surtunecegim... o şekilde tatmin et bari" Sesi emir verir gibi değildi sanki... sanki bana yalvarıyordu
" istemesem, durur musun?" dediğimde başını boynumdan çekip gözlerime bakti
" İstediğini görüyorum , sadece korkuyorsun " yorganı sımsıkı kavrayan ellerime bakti, eğilip elimi öptü " Evet.. birakirim" Göz göze geldiğimizde kası catarak yeniledi " istemez, rahatsiz olursan birakirim"
Birakir biliyorum, tuhaf ama aynı evde yıllardır yasadigim insanları bilmez guvenmezken onu biliyor ona güveniyorum
Gözleri gözlerimden sözü olmayan bir onay aldı, ve hemen ardından da kendini ayırdığı bacak arma dayadi
Ağzım açılıp gözüm kapanarak verdim tepkimi... parmaklarım yorganın içine geçecekti neredeyse
" ahhhh çok guzel"
Nefesi yüzüme dolarken sınav çeker gibi kolları yanımda, bedeni yari üstümdeki halinden kendini en mahrem yerime sürterek üstüme birakti
" immm"
Kahretsin Lale gerçekten o ses senden mi çıktı?
Kendini ağırdan satacaksin Lale, saçmalama Lale...
" iste böyle, böyle..." dudaklarimda dudaklarını hissettim. Alt dudağımda başlayan öpücüğü karşılıksız bırakmama rağmen giderek derinlesti
" ağzını arala"
O an fark ettim kenetlenmiş dişimi, güçlükle de olsa açtığımda ağzıma dolan nemli ılık kaygan dili dudaklarımdan sürtünerek ağzımı doldurdu
Nefes almak imkansızdı, zaten alıyor muydum üstüme çiktigi andan itibaren onu da bilmiyorum
Kalça etimde hissettiğim sert dokunuşu ile beni kendine bastırarak tekrar altımda kendini sürterek tatmin etmeye başladı
" ahhhh seni ilk ben becerecegim... İlk..."
Bu mu? bu yüzden mi özelim onun için, evet ilk olacaksın ilk ve son!
Beni kullanamayacaksin izin vermem, bana kör kütük aşık olacaksın. Bu evden cebi dolu kötü kadın olarak çıkmayacağım. İlkim de sonum da sen olacaksın.
Onların dediği gibi kıyafete satılmış olurum eğer öyle olursa. Beni av sanıyorsun bu yüzden hoşuna gidiyorum, ama asil av sensin. Serpil gibi ruhu fahise bir kadının elinin altında büyüdüm
Allahim sen ona benzetme derken hiç ilişki yaşamasam da artık biliyordum erkekleri okumayı. Sadece ben o kadar büyüdüğümü fark etmemiştim. Daha bir önce çocuktum çünkü...
Bakışların, fikirlerin bir günde kirlenebilecegini de bana siz öğrettiniz.
Oysa ben hala çocuktum sanki, siz kirlettiniz beni! Her şeyi hak ediyorsunuz
" Dur lütfen!" Sesim heyecandan titreyerek çıkarken o muhtemelen korkudan titredigini düşünmüştü.
Gozumden süzülen yaşı silerek baktı üstümdeki surtunmesini bırakıp
" Ne oldu, korktun mu? korkma benim..." Alnını alnıma dayamış nefes nefese soluyordu
Sertliği kadinligimda sanki atıyordu...
" lütfen, korkuyorum... "
Korkuyorum, kapı önüne atilmaktan, çaresiz kalmaktan, kaybetmekten ölümüne korkuyorum
" Tamam guzelim , tamam" Elleri yanağımı mest oluşcasına okşuyor, yanağıma güven aşılayan öpücükler bırakıyordu
" adım adım ilerleyeceğiz "
Evet, adım adım... Her adımda daha da yaklasacaksin bana, her adımda daha da kapilacak!
Başımı salladım en ürkek bakışımı atarak. Üstümden kalkıp banyoya gitti...
Neden gitti ki, sinirlendi mi?
Yatakta oturmuş endişe içinde beklerken dayanamayıp arkasına gittim, kapıyı açtığımda göz göze gelmiştik
Elinde organı kendini kaybetmiscesine siviyordu. Gözlerim dehşetle irilesmis, tüm bedenim sarsilmisti
Ellerimle gözümü kapattım
" ac, ac bak" boğuk sesi ile söyledi. Gözlerimi ellerimle kapatmış başımı hızla sağa sola salladım " hayır hayır istemiyorum bakmak "
" icine alacagin şeye bakmak istemiyor musun ?"
İçime alacagim? evet içime alacaktım... ama şimdi değil, daha çok var ... arkama bakmadan banyodan kaçarken kahkahasıni duydum
Çılgınca atan kalbim, gözlerimin önündeki o sahne!
O mu, o mu girecek içime? nasil olur ?
Elim kadimligima gitti. Saklar gibi dokundum, o gece Çetin amca saldırırken tuttuğum gibi tuttum
İlk defa neye kalkistigimi fark etmiştim, dahası şehvetten gözü dönmüş o adamın bir kalbi var mıydı gerçekten?
Hep kalbini kazanacağımız söyledim ama onun bir kalbi var mi bundan emin miyim?
Ya yoksa, ya beni kullanıp yollarsa... hayir, buna musade etmem. O ilk ve sonum olacak.
O beni değil ben onu kullanacağım!