Hazırlık

1075 Words
Lale Elim kalbimde online olmasını bekliyordum. Parayı hesabıma yollar yollamaz iban numarasına attim. Hala neden online değil ki, dolandırdı mi beni acaba ? Kalbim sıkışıyor tüm vücudumdan terler akıyordu. Salona sürekli girip çıkan hizmetliler sinirimi bozmuş odamaya kapatmıştım kendimi Bu sayede o ima dolu iğrenç bakışları ile de muhatap olmuyorumdum. Evet bana Lale hanım diyorlardı, siz li konuşuyorlardı ama gözlerinden iki yüzlü irin akıyordu Odam sanki sığınağımdi. Saklanıyordum işte... koruyordu beni. Aşk doktorumun online olmasını beklerken gözümde banyoda yaşadıklarımız geldi İri omuzları, bacağımın arasındaki gövdesi. O ana dek hiç bakmadığım, merak etmediğim şeyleri merk eder olmuştum. Adamın online olmasını beklerken internetten bazı araştırmalar yaptım Gözlerimi utançla kapatarak, bazense kocaman ayırarak... Nihayet mesaj geldi de o videolardan çıkabılmıştim bu defa da ask dokrorumdan, utanıyordum Sanki suç üstü yakalanmıştım, ellerim titriyordu mesaj yazamıyorum bir türlü doğru kelimelerle cümle kuramıyordüm Kendimi derin derin nefes alıp topladıkları sonra olup biten her şeyi anlattım. Bana kızacak diye korkarken taktir etti. Oysa taktir edilebilecek bir yeri yoktu yaptığımın. Utaniyordum, her gecen gün dönülmez bir yola giriyor ve kirleniyordum Bu gün tüm gün sen olacaksın aklında dedi... öyle mi sahiden de? Yetmez ben aklında olmak istemiyorum sadece... kalbinde, hayatında olmak istiyorum. Beni metres olarak değil karısı olarak istesin istiyorum. Hazirlanmalisin dediğinde savaş boyalarımi çoktan sürdüğümden habersizdi Pürüzsüz olman gerek, tertemiz.... güzel kokmalisin... Bir sürü şey saydı, iyi de ben zaten hijyenime dikkat ederim. Onun istediği anda değil kendi istediğin anda onun hiç beklemediği bir anda onunla olmalısın dediğinde düşünmeye başladım Geldik mi o aşamaya! Bekleyecekmisim, en öfkeli ya da en kızgın olduğu anı kollayacakmisim. En savunmasız anını. En zor anını guzellestirediginde her zor anında seni arzulayacak dedi. En zor anı mi? O halde bir ömür beklemem gerek çünkü onun herhangi bir şeyi sinirlenip kafasına taktığını görmedim ki ben! Baştan kaybettim belki de bu eli... kabul edip çekilmem gerek. Bir ton da para verdim. Görüşme sonlanıp aşağı mutfağa indiğimde ise hakkımdaki cirkin konuşmalarını duydum " Yatmış mıdır?" dediğinde bir erkek sesi,( şoför Ahmeti sesi bu) " Elbette yatmıştır , beyefendi bırakır mı onu, her gece çatır çatır sikiyordur" Ve yine iftirasını attı catal dilli Serpil " geçen gün tuhaf yürüyordu, bacağı ne kadar ayrık kaldı ise" Allahin belası, topuklu ayakkabı ayagimi vurmuştu, alışık değilim ki.. Gözlerim doldu sinirden. Hakkımda kötü düşündüklerini biliyordum ama duymak bambaşka hissettirdi Ucuz, değersiz... guruldayan karnıma sarılarak çıktım yukarı. Daha fazlasını duymaya tahammülüm yoktu ki bir darbe de kara prensten geldi " Bu akşam eve gelmeyeceğim, beni bekleme uyu" Neden? neden gelmeyecek yoksa başkası ile mi olacak? Al işte fazla naz aşık usandırdı. Bes bini aldı ama her işi batırdı lanet adam Yapma yapma dedi bak işte başkasına gitti... Ya beni istemezse, aşağıdakiler ne der arkamdan kim bilir ? Kalbim sıkışarak dolu gözlerle dolandım odada. Tüm gün odadan çıkmadım, gözyaşım defalarca ıslattı yastığı, kurudu tekrar ıslattı.. En son yorgun bir şekilde kapattığımda gözlerimi bir kıyamete acacagimdan habersizdim Üstümdeki agirlik ile uyandım. Bir an mutlulukla geldi diye düşünürken odaya dolan benzin kokusu.. ağzımı kapatan bir el ve göz göze geldiğim korkunç gerçek Ahmet üstümde sararmış disleri ile sigara kokam nefesini yüzüme çarparak " hep beyefendiye mi vereceksin, biraz da bize ver biz erkek değil miyiz?" deyip altimi açmaya çalışıyordu Cirpindim, bağırdım tüm gücümle kapalı ağzıma rağmen ama hiç kimseden bir cevap gelmedi Kimse duymadı, gözyaşım akarken ardi kesilmeyen bağırıslarim devam etti Pis elleri bedenimde gezinirken ellerimi çaresizce bir şeyi kavrayıp ona vurmaya çalışarak sağa sola uzattım, başını ittim tüm gücümle uzaklaştırmaya çalıştım kendimden çaresizce " Dur, dur dedim sana uslu dur, gören de namuslu bir şey sanacak... Çetin abi ile de yapmışsın, bir bana mı gelince açmıyorsun bacağını " Kulaklarımda yankılandı söyledikleri, cirkinkinliginden utandım. Oysa ona hep Ahmet abi derdim, beni savunurdu bazen... korurdu! Acı dolu inelemelerim çaresizce çırpınışlarım boynuma gömdüğü başı ile içimdeki son iyiyi de kopartıp çektiler ruhumdan " sus , kes çeneni...kesilecek değilsin ya, kac kişinin altına yatıp bana gelince namus taslama" Bacağımı tüm direnmeme rağmen ayırmış kendini dayamış surtyordu " Merak etme, memnun eder seni... büyük hem de nasıl büyük " iğrenç nefesi yüzüme çarparken acı ile bir çığlık daha attım kadimligimda surtunen sertliğini hissettiğimde Gözlerim kararıken üstümdeki ağırlığın hafifledigini, kaybolduğunu ve gözlerim kapanmadan önce kulaklarımda yankılar halinde yükselen ne dediğini anlamadigim sesler ile birbirine karışan gölgeler vardi Gözümü açtığımda yatakta çığlık atarak bacağımın arasını saklayıp tırmandım yatak başlığına sırtımı dayayarak bacaklarımı çektim kendime ,küçücük kaldım... kalbim bedenim öyle şiddetli kasiliyordu ki.. " Tamam güzelim, tamam sakin ol buradayım " Sesini duydum, oydu ama titreyen bedenim çözülmüyor, ona bakamiyordum. Sadece titriyor bedenimi saklıyorum " Tamam Lale, bak bana benim. Kimse sana zarar veremez guzelim burdayim" O muydu, akşam beni kurtaran o muydu ? " Ben istemedim... işte...istemedim... o ..... o..." Göz göze geldiğimizde tane tane aktı gözyaşlarım... öyle şiddetli kasiliyirdu ki bedenim, çenem birbirine öyle çarpıyordu ki dişlerimin sesi odayi kaplıyordu Çaresizliği, korkuyu dibine dek hissettiğim oda... öyle korkunçtu ki odadan bile iğreniyorum. Basim tekrar dönmeye başladığında " Biliyorum güzelim,biliyorum " " namuzsuz değilim ben ... değilim " son hatırladığım kelimelerim oldu. Kendimi yine kaybettim. Tekrar açtığımda gözümü onu gördüm, neden bilmiyorum ama daha sakindim. " kara prens" dediğimde Kaşını catmis bana baktı. " Bana mi dedin sen onu?" Ona dedim, ama neden böyleyim... " Bana ne oldu?" Koltuktan kalkıp yanım oturdu. " sinir krizi geçirdin, doktor çağırdım iğne yaptı, Sakinlestirici" O yüzden mi sakinim, düşünemiyorum... düşünsem kesin ağlarım çünkü.. içinde bulunduğum durumu düşünsem, başıma gelenleri düşünebilsem Amca dediğim, abi dediğim adamların bana yaptıklarını düşünsem aklımı cildirabilirdim Ona baktım, o kötüydü hani? Namussuzdu... babasının ölüsüne değer vermiyor, saygı duymuyordu Her gün sabah akşam ekmeğini yiyip eleştirdiniz ama o ben istemediğim hiç bir an dokunmadı bana Bir kere bile zorlamadi, dahası bana insan gibi davrandı üstelik daha hiç bir şey benden almamisken Ona baktım uzun uzun, tek kurtuluşuma. Okutmadilar, dünyaya yabancı bıraktılar, bir lokma kuru küflü de olsa ekmek sokup harçlığımı kesip başımdan yumruğu eksik etmeden hor gore göre çalıştırdılar Kizi oje sürdüğü tırnağı kırılmasın diye ben elime eldiven bile vermeden ilaçlarla parçalanarak banyoları temizlemeye zorlandım. Kara prens, bana insan muamelesi yapan tek kişi sensin... seni kaybedemem. Her ne pahasına olursa olsun girmeliydim kalbine. Yatakta güçlükle de olsa doğrultusunda tüm dikkati ile bana bakıyordu " akşam... Beni sen mi kurtardın?" dediğimde yüzünde o gülümseme oluştu " benim olana kimse dokunamaz" Biliyorum, bu yüzden senin olacağım! Boynuna sarıldım... ve aşk doktoruma sormadan ilk defa içimden gelerek bir şey yaptım. Sımsıkı sarıldığım boynunu öptüm. Belimde dolanan güçlü kolları ile saçlarımı okşayan eli o kadar güvende hissettirdi ki... işte bu yıllardır aradığım histi. Peki o, ona ne oldu? umarım ölmüştür!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD