Lale
Kollarının arasında o kadar titredim ki en son bağırdım
" lütfen bırakın, istemiyorum"
Bıraktı, " odana git, çabuk" diye bağırdığında odama geçene dek duvarlara tutuna tutuna zorlukla geldim.
Tüm bedenimden soğuk terler aktı. Allahım ne dedi o kötü adam bana? Ne demek o?
Gözümden yaşlar akarak banyoya gitmiş en kuytu köşeye saklanıp ağlamaya başlamıştım
Ne yaptım da ben bana bunu söyledi? hafif mi davrandım, kötü kız mıyım ben?
Annem olsa böyle yapar mıydı? Ayşin'in annesi var kimse ona böyle bir şey söylememiştir
Çok canım acıdı. kalbim kırıldı.
Bu kadar değersiz sayılmak canımı açıtmıştı. Duştan çıktığımda yatağın üstündeki kıyafetler ile baş başa kaldım.
Onlar gibi mi görmüştü beni de! Parasını verip satın alabileceğini mi düşünmüştü.
Ben kıyafet değilim, ben insanım. Neden onun tırnağı bile kıymetliyken ben bu kadar kıymetsizim.
Yatağın üstüne oturup her birisini teker teker parçaladım. 40 binlik buzlar, 60 binlik elbiseler... hepsi ellerimin altında birer bez parçasıydı artık
Eğer onun bana dokunmasına izin versem ben de tıpkı onlar gibi olacaktım. Öfkem geçtikten sonra ise korkunç gerçekle yüz yüze kaldım.
Yarın ne olacak? Ya bunlardan birisini giymemi isterse... İsterse istesin, ben onun kölesi değilim.
Gömleğim ile pantolonumu giyer geçerim karşısına.
Elbiseleri toplayıp kapısının önüne atmayı düşündüm önce. Sonra ise en iyisi çöp tenekesi, nasılsa uyanınca söyler evdeki ajanları deyip doğruca mutfağa yürüdüm.
Öfke içinde çöp kutusunu açıp doldurdum. Onlar çöp, onlar değersiz ben değilim.
" Ne yapıyorsun sen orada öyle?"
Mutfakta benden başkasının olduğunu fark etmemiştim, korku ile sicradigimda Çetin amcayı gördüm. Odanın en kuytu köşesinde karanlıkta sandalyede oturuyordu
Nedenini cok sonra anlayacagim bir korku çöktü içime. O an bir isim koyamasam da cok korkuyordum.
" Şey, çöp... "
Sesim titrek şekilde odada sessiz bir fısıltı olarak kaybolup gitti. Çıkmak istedim, kacarcasina çıkıp odama, arkama bir defa bir bakmadan koşa koşa saklanmak
Mümkün olsa kaybolmak isterdim o andan ,o zamandan. Sesindeki o tını mi bu kadar çok korkutmuştu beni
" Gece gece ne çöpü onlar?"
Sandalyeden Ayağa kalkarken çıkan sesten bile korkmuştum. Odaya dolan bahçe ışığı iki adım attığında yüzünü aydınlattı. Aynı sesindeki o hissettiğim korku doldu içime yüzünü görmemle
Seldeleyerek yanıma geldi, onunla birlikte ağır bir içki kokusu da beraberinde geldi. Gözleri bedenimde dolandi, değdiği her yeri yıkamak istedim.
" Çöp işte... "
Bas ucumda dikilmis çöpe attığım torbayi çıkarttı. Yırttığım elbiseleri eline alıp inceledi
Her elbiseyi eline almasında bana bakıyordu
" beyefendi mi aldi sana bunları?"
Bu ne şimdi, bu sesindeki ima da ne?
Ard arda yutkunarak kısılmış sesimle cevapladım " Evet, özel asistaniyim ya... o sebepten"
Yüzüm kizarmisti, basim yerde olmasına rağmen hissediyordum bakisındaki o fenalığı
Ne ara bu bakislaŕin hedefi oldum ben. Bas bas bağırmak istiyorum çekin o pis gözlerinizi üstümden diye...
Ellerim kıyafetimi sımsıkı kavramış, adeta yumruk olmuş, boğazım dugumlenerek gözümden süzüldü yaşlar
" Neden yırttın günah değil mi? " etiketine bakti " ohoooo bir yıllık maasim nerede ise"
Neden yırttım... çünkü, hadi cevapla... Ne diyeceksin, bana senin gibi baktı mı diyeceksin?
" yırtmadim yirtikdilar"
Söylediğim yalana kendim bile inanmadım. Hi hi, yirtikdilar öyle durduk yere yirtilasilari geldi.
Ben yalan söyleyemem ki... Ben yalan söyleyince yanacağım diye korkan kızım, neden herkes benim canımi bu kadar yakarak bakıyor?
" sen çok yaramaz oldun" üstüme doğru yürümeye başladı. Her adımı ile geri adım atarak kaçtım ondan. Ta ki sırtım buz dolabının kapısına yapısına dek!
Ellerim göğüs hizamda gelmesini engellemeye çalışır gibi kaldırmış durdurmaya çalışıyordum üstüme doğru gelen adami
" çe çe...tin amca... kor-korkuyorum"
Nefesi yüzüme düşmeye başlamıştı, aramızda bir kac santimlik bir mesafe kalmisti ve benim başım daha da eğilmisti
" Neden... gel...geliyorsun. Dur.... kork...korkuyor..um"
Bedenimin titremesi, cenemden çıkan çarpma sesi onun hiriltili nefesi ile kiyaslaninca onlar bile silinip gitti odadan
Çığlık atsam... ayıp, utanırım, herkes öğrenir. Bıraksın, hiç olmamiş gibi sayalim saklanayım odama
" Lütfen... odama gitmem gerek... beyefendi... bek..bekliyor"
Yalan söyleyemem ki, yine söyleyemedim. Belime sarılıp kendine çektiğinde o an ölmek istedim, Ben ne yaşıyorum? Nasıl yapar bana bunu?
Elinde büyüdüm ben onların. Sultan abla, Çetin amca... Neden ?
" ya ..yapma ne olur korkuyorum "
Gözlerimi sımsıkı kapatmış kabustan uyanmayı umuyordum. Son sesime dek bağırmak isterken sesim daha da kisilmisti. Adeta karabasan gibi cokmustu üstüme, sesim soluğum kesilmişti
Ciğerime dokuyordu ağır nefesi... göğsünden ellerimle iterek kendimi uzaklaştırmaya çalışıyordum dudaklarindan
Elbette yetersiz kalıyordu her çabam . Boynumda, yanagimda sulu iğrenç salyasi ile beni kirletiyordu
Şuan dünyadaki en kirli seydim ve bu kirden ,günahtan kurtulamıyordum
" Bi...birak"
Göbeği bedenime yapışmışken hissettim bacağıma temas eden sertliğini. Gözlerim dehşetle içinde irilesip inleyerek ağladım " lütfen birak"
Ne dersem diyeyim fayda etmeyecekti biliyorum, acı ile inlerken aniden aydınlandı oda
" Bak abla, sana dedim kocanı baştan çıkartmaya calisiyor"
Üstümden kalkan Çetin abi ile kendimi yerde buldum. Ellerimle gözümü kapatmis titriyor, ağlıyordum.
" Nasıl yaparsın allahin belası?"
Sultan abla kocasına saldiriyordu... Sibel ise koluna girmiş " Adamın ne günahı var, sana kız yaptı diyorum. Bu az asifte değil. Beyefendinin kapatması olduğu yetmedi evde gördüğü her erkeğe kuyruk sallayıp altına yatıyor "
Bana mi diyor,ben mi yapıyormuşum bunu?
Hala konuşamıyordum, boğazımdan acı dolu inleme ve ard arda gözyaşlarım süzüldü yanaklarimdan
" Be ben...Ya...yalan" basimda hissettiğim korkunç bir sızı ile elim saçlarıma gitti
" Seni küçük orospu seni, annesine çekmiş ne olacak anası ne maldı ki kizi o olsun"
Saçımdan sürükleyerek çıkarttı beni dolap ile ada tezgahın arasından. Belimde hissettiğim yanma hissi ve sizi ile elim bu sefer de belime gitti
"Sokağa atmadık, besledik büyüttük hata mı ettik... köpek bile yediği kapıya sadık olur seni orospu seni"
Ard arda sırtımda başıma darbeler hissediyordum
" Yalan... yalan... Ya...lan.." Hickira hıçkıra ağlarken ağzımdan dökülen tek sözdü bunlar
İçimden ise bas bas bagirdim yalan söylüyor, sapık koca bana saldırdı diye
" Sus, yalan diyor bir de utanmadan iftiraci"
Bir an başımı kaldırdığında Çetin amcanın yüzünü gördüm, Serpil'in keyif dolu seyrini... Mutfakta evrile çevirile dayak yerken keyifle beni izliyordu
" Serpil hakli, ben sarhoşum ondan faydalandı. Erkekler de yetmiyor buna... "
Bana mi?
" Ben...Ben... Sultan teyze ...benim..." inleyerek tuttum elini
Birisinin bana inanmasina muhtactim. Ard arda döktüğüm gozyasimla feyrat ettigimde bir an havaya kalkan eli durdu... Yüzünde o ifade oluştu, inandı biliyorum ama yine de vurdu
Devam etti " ben bilirim senin gibileri, annenin yolundan gidiyorsun işte.. . Evin beyinin altına yatmayı annen beşikte mi öğretti gebeyken mi?"
Tüm bedenimden çıkan darbe sesleri, yanağıma yüzüme, gözüme inen tokat... Saçımı çekip ayakları ile üstüme basması... hiç birisi sözleri kadar acitmiyordu.
" Yapmadim"
Yerde kendimden geçmek üzereyken yırtılan kiyafetim, kopan saçlarım düştü önüme. Elini sallayarak attı saçlarımı yüzüme
" dua et beyefendinin kapatmamsisin, yoksa seni siktir eder kovardim, Bakalim o öğrenince sabah ne olacaksın? siktir etsin seni de sokakta sat kendini "
Yerde titreyerek yatıyordum, tenimde terliginin, tokadinin geldiği yerler yanıyordu
" Hadi gidelim hanim" deyip koluna girdi kocasi... " bırak abla elini kirlettigine değmez, hak ettiğini buldu iste" deyip yürüdü.
Değmezmisim.. Ayaklarını görüyordum odadan çıkarken... ayak sesleri kayboldu, ışık kapatıldı odanın. Ara sıra yildirim aydınlattı mutfağı.
Her aydınlanmasında gözüm yerdeki saç tellerime takıldı. Degmez miyim?
Ya soylerlerse, aynı yalanı ona da soylerlerse... Az önce taciz edildigim evden atılmaya korkuyordum
Sokak kötü, tehlikeli. Ne olurum ben? nerede kalirim ?
Ellerinde büyüdüğüm insanlar bana bunu yaptı,dışarıdakiler kim bilir neler yapar. Güçlükle dogruldum. Titreyen bedenim sarsılarak ayağa kalktım.
Gözüm çöp tenekesinden dışarı çıkartılmış yırtık kıyafetlere takıldı. Çaresizlik, bazen çaresizlik en büyük çare olur...
Mutfağın musluğun açıp yüzümü yıkadım. Kurulamadan o ruhuma iyi gelen soguklukla yerdeki saç tellerimi topladım. Elbisenin kolu yırtılmasti
Göğsüm açılmasın diye elimle tutuyordum. Titreye titreye odaya çıktım. Banyoya geçip kendime baktım uzun uzun. İlk defa odama girer girmez kapıyı kilitledim bu evde Çetin amcadan korkarak.
Yırtık kıyafetlerimi çıkartıp pijamami giydim. Sabah olursa ,ya aynı yalanı ona da soylerlerse... inanır, inanmasa bile bu geceden sonra zaten kovacak beni.
Kendimi onun kapısında buldum. İçeri girdiğimde kapısını calmadigimi fark etmiştim.
Yatağı boş, nerede ki?
Tüm vücudum hala yaşadıklarımın dehşeti ile sarsilirken Banyodan üstü çıplak altında pijamasi ile çıktı.
Lambayı kapatmadan önce göz göze geldik
" Lale?"
Gözleri yüzümde hizli bir tura çıktı...
Odanın lambasını yaktığında gözüm acımıştı aydinlikla, az önceki karanlık nasıl işlemişse ruhuma aydınlık ağır geldi
Eli çeneme gitti, yanağımı yan çevirdi. Konusmuyordu, benden bekliyordu anlamıştım
" istediğini... Ya...yaparsam beni ev..den kov...maz misin?"
Yüzünde bana acıyan bir ifade belirdi
" Yapmasan da koymam. Seni evden kovmadim Lale odamdan kovdum. İkisi farklı sey"
Yutkundum, yüzüne baktım. Neden bana öyle bakıyor. Bir an iyi bir insan olduğuna inanacağım nerede ise... oysa ki bu gece ilk darbeyi o indirdi bana
" Ne kadar... sürecek?"
Derin derin soluk alıp verdi. Yanıma yaklaştı, aramızdaki mesafe Çetin amca ile olan kadardı ama korkuyordum, neden?
Bir hayata yetecek kadar korktum, o yuzden mi?
" 6 ay"
Doğru ya, 6 ay sonra evleniyor...
" Eğer kabul ed...eder...sem... Her...kes... Bana da sana - davrandik- davrandıkları gibi... "
Elimdem tuttu, kendine çekip çıplak göğsüne yasladi başımı
" Herkes sana bu evin hanımefendisi gibi davranacak, dahası sen 6 ay boyunca bu evin hanımefendisisin. Sana terbiyesizlik yapan bana yapar"
Sıcacık, göğsü o kadar sıcak ki... cok guzel kokuyor. Neden yaptım, neden sarıldım ona?
" Kim vurdu?"
Cenemden tutup yüzümü kendine çevirdi. " Söyle küçüğüm, kim acıttı canini?"
Gözümden yaşlar süzüldü. Ben söylemeye utaniyordum ama o yaparken hiç utanmadı
" kimse" dedim titreyen sesimle başımı göğsüne gömerek. Göğüs kafesi kabarip indi.
" Ne zaman istersen o zaman söylersin. Ustelemeyecegim"
Ve konuşma bitti Lale... İşini yap... annen gibi. Annelerin kaderini yaşarmış kizlari
......
( Devam edecek)