16 Havin ...

1060 Words

Elimdeki telefon çalmaya devam ediyordu. Korkuyordum. Korkumdan elimdeki telefonu bile tutmakta zorluk çekiyordum. Azat hiç pes edecek gibi durmuyordu. Derin nefes alıp açma tuşuna basıp kaydırdım. "Havin sen nerdesin?" diye yüksek, öfkeli sesiyle çemkiriyordu. Yanında olsam bu öfkesiyle beni öldürebilirdi. "Hastaneye yakınım," dedim. Bütün vücudumu sıtma tutmuş gibiydi. Titremekten başka bir şey yapamıyordum. "Bekle orada Atilla alacak seni konum at, " dedi. Telefonu yüzüme kapattı. Azat'a olduğum yerin konumunu attım. Hemen ardından Sevim'i aradım. Telefon hemen açıldı. "Havin bulamadın mı?" diye soruyordu. Utancımdan kahrolurken , "Sevim canım özür dilerim. Benim konağa geri dönmem gerekiyor. Çok çok özür dilerim. " çok mahçup bir duruma kendimi düşürmüştüm. "Tamam canım sen

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD