"Havin abla senin düğününde vurdular ya Zülküf abiyi," dedi. O an sanki ben vuruldum. Duyduklarıma inanamıyordum. Olduğum yere düşmemek için çaba sarf ediyordum. Şimdi ne yapmam gerekiyordu? Nefesimi düzene sokmak için içime derin bir oksijen çektim. Ciğerime giren hava hançer gibi saplanıyordu. Bunca ay bilmeden, benim yüzümden... Ağlamaya başladım. Kendim için değil ama Zülküf için bağıra bağıra, dövünerek ağlamak tüm dünyaya masum ,saf bir gencin sevgisinin bu denli cezalandırılmaması gerektiğini duyurmak istiyordum. ***** Yaman; Havin'den ayrılıp şirkete ulaşmaya, sorunun ne olduğunu öğrenmeye gidiyordum. Yarım saatlik süreçte şirkete ulaştım. Kapıdaki korumaların yanından hızla şirkete girdim. Asansöre doğru yürümeye başladım. Anında gelen asansöre binip dördüncü katın düğmesin

