Azat ile Ceylan bedenlerinin ateşi sönünce ,yorgunluk üzerlerine çöktü. Çıplak bedenlerinin üzerine altlarında bulunan yorganı çektiklerinde bir birlerinin kokusunda kaybolarak uykunun tatlı kucağına kendilerini bıraktılar. Bir saate yakın mışıl mışıl uyumuşlardı. Azat önce uyandığında kollarındaki kadının masum ve saf güzelliğine bakarak hayaller alemine daldı. Her şey normale dönmüş ,sevdiğini beyaz gelinlikle Antep'ten davullu, zurnalı gelin aldığının hayalini kuruyordu. Ceylan her şeyin iyisini, layıkıyla hak ediyordu. Kensisini ona saklamış ,hiç teredütsüz kendini ona bırakmıştı. Eli sevdiği kadının dağılmış bir o kadar da güzel saçlarına gitti. Naif bir şekilde saçlarının arasında geziniyordu. Yüzünün güzelliğini inceliyor kalbini tüm güzel duygularla sevgi çemberi sarıyordu. Azat

