Azat beni öyle güzel öpüyordu ki, kalbim gümbür gümbürdü. Böyle ateşli, tutkulu öpebilen adam nasıl şey yapamıyordu? Aklım almıyordu. Öpüşürken aklımdan bu soru beynimi kurcalıyordu. Elleri beni öyle sabitlemişti ki bırakmadan dudaklarımı sertçe sömürüyordu. Nefesimiz bir birinde hızla harmanlanıyordu. Tadımızla kendimizi kaybediyorduk. Çalan telefon sesi ile gözlerimiz aralandı. Bakışlarımızda ateş kızılı bir ton göz çeperimizden fışkırıyordu. Telefon çalmaya devam ederken Azat dudağımın üstünde kıpırdamadan ,ayrılmadan sadece dokunuşuyla gözlerimin içine baktı. Bırakmak istemiyor gibi duruyordu. Sanki benden izin ister gibi bir hali vardı. Pes etmeden çalan telefon sesi , aramızda oluşan tüm etkiyi kaybetmekte ısrarcıydı. Kendimi Azat'tan çekmek zorunda kalarak , "Çok ısrarcı, bakayım ö

