Üzerindeki ağırlıktan bir türlü kurtulamıyordu. Yarım saattir perdelerin aralığından gözüne vuran güneş ışığına rağmen yerinden kalkmaya takati yoktu. Genç adam sanki dayak yemiş gibi hissediyordu. Başını iyice yastığına gömen Can, birinin perdeyi kapatıp, gözünü yakan güneşten onu kurtarmasını ne kadar da çok istediğini düşünüyordu. Saçları dağınıktı. Üzerinde ki ince tişört ise üşümesine neden oluyordu. Oysaki ev sıcak olmalıydı. Isıtma sistemi sonuna kadar açık çalışmasına rağmen genç adam üşüyor ve yorganının altına daha da bir saklanıyordu. İçinden ‘Anne!’ demek geldiyse de bunu yapamamıştı. Dili bir türlü o kelimeyi söylemesine izin vermiyordu. Kendisini terk eden annesini asla affetmemiş ve affetmeyecekti. Şuanda yeniden yalnızlığı iliklerine kadar hissediyordu. Songül’ü aramak iste

