ALİ BAYSAL Gözlerimi açtığımda, sabah güneşi perdelerin arasından sızarak odanın her yanını altın rengiyle boyuyordu. Yanımda yatan kadının sıcaklığı hala tenimdeydi, dün geceki ateşli anların kalıntıları gibi. Deniz. Gece kulübünde tanıştığım o muhteşem yaratık. Vücudu, bir heykeltıraşın elinden çıkmış gibi kusursuzdu. Uzun, dalgalı saçları yastığa yayılmış, omuzları pürüzsüz ve süt beyazı, göğüsleri dolgun ve davetkar, beli incecik kıvrımlarla kalçalarına doğru iniyordu. Bacakları uzun ve sıkı, teni ipek gibi yumuşak. Hala çıplaktık, çarşaflar belimize kadar inmişti ve onun çıplak bedeninin her kıvrımını görebiliyordum. O hafifçe kalkık meme uçları, karnındaki hafif göbek çukuru, aşağı doğru inen o kusursuz çizgi... Başımı kaldırıp ona baktım. Gözleri yarı aralıktı, gülümsüyordu. "Gün

