Asya
Bazen şu akılsız başımı kedilere vermek istiyorum alın yiyin gardaş diye ama sonra çok güzel bir kız olduğum aklıma geliyor kıyamıyorum kendime. Gerçi ben kendime kıyamasam ne olacak balıklar 90 60 90 kadın bulmuşlar affeder mi? Hayır çok da zeki bir kızım aslında. Nasıl tufaya düştüm hiç anlamadım. Orospu bir adam boynuma iğne batırdı sonrası yok.. Kendime geldiğimde bir yataktaydım kapıyı bir iki zorladım ama bana mısın demedi. Avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım sonra gün yüzü görmemiş küfürler icat ettim de ancak açıldı kapı. Karşımda benim taşaklarına methiye düzdüğüm herif, bunun üstüne bir uçtum Allah yarattı demedim ama beni üstündeki kiri silkeler gibi silkeledi götümün üstüne düştüm.
Ne yapacak bana şimdi, öldürecek mi acaba çok gencim ben yaa yazık olur ben ölürsem bence. Cevriye deli etti beni, adamın suyuna git diyor da başka bir şey demiyor. Nasıl suyuna gideyim herif beni öldürmeye gelmiş belki de babası yolladı beni öldürmesi için. Ne kadar atarlandıysam da işe yaramadı, herif gözünü karartmış kuş kafası koparır gibi koparıverecek benim kafamı. Güverteye çıkınca işin rengi değişti. Lan denizin ortasındayız ortasında, Allah'ın yok mu senin dinsiz imansız. Beni balıklara yem edince gece kafanı yastığa nasıl rahat koyacaksın acaba? Lafa bak arkamda kim varmış, lan kim bana güvenip de arkamdan gelir anam babamdan başka. Adamı ikna edemedik iyi mi? Bir de mürekkep yalamış bu ha işin okulunu okumuş sen de anlamıyorsan amcaoğlu biz ölek la. Bu sakin sakin konuşunca ben de herhalde salıverecek diye düşündüğümden biraz daha ılımlı konuşmaya çalıştım ama nasıl olduysa herif beni 5 litrelik damacana su gibi tutup denize fıydırdı.
"Anasını sikim" dedim ama geçmişler olsun. Nasıl çırpınıyorum nasıl, denizin kıyısında kıyısında bir iki yüzmüşlüğüm var ama burası bana okyanus haçan ben bir hamsi paluğu! Herif kollarını bağladı bir de marifet gibi izliyor.
"Laaaaaaaan çıkar beni." diyorum.
"Yok yok yakıştın sen oraya" diyor.
"Seni sikerim çıkar beni burdan?"
"Bunu becerebileceğini sanmıyorum yorma çeneni."
"Bak boğuluyooom valla billa hortlar da gece rüyana gelirim dinime imanıma kafayı yersin.."
"Diriler ölülerden daha tehlikeli gazeteci merak etme."
"Lan sosyal mesaj vermenin sırası mı geberiyom oğlum çıkar lan." dedim hâlâ çırpınıyorum bir yandan da amatörce kulaç atmaya falan çalışıyorum ama bu ne yaptı geçti oradaki şezlonga uzandı bana bakıyor. Aylardan şubat, hava buz gibi birazdan boğularak ölmezsem çıkınca zatürreden ölürüm zaten..
"Anasını avradı valla geldi, geldi... geldi... nolur çıkar."
"Kim geldi?"
"Kılıç balığı kılıç balığı valla deşiverecek beni şimdi abooo dürtüyor dürtüyo."
"Kışt de hoşt de gider o."
"Hoşt ulan hoşt" diye bağırdım bu öyle deyince, herif kahkaha atmaya başladı.
"Lan ne gülüyon kılıç balığı diyorum sana belki de balina!"
"Yok megalodon!"
"Anaaaam onların nesli tükenmedi mi vallahi beni tek lokmada yutar laaaan çıkar çabuk."
Ben konuştukça kahkaha atıyor. Sonra kalktı ayağa biraz daha yaklaştı bana.
"Çırpınıp durma bal gibi yüzüyorsun işte ne diye bir saattir borazan gibi bağırıyorsun."
Şöyle bir baktım ooo, vaaay aferin gız bana valla yüzüyom haa.
"Şubat soğuğunda yüzmek gibi bir hobim olabilir mi vücudu gelişirken beyni cücük kalmış doktor yarması."
"Oradan çıkmak için bana bir şeyler vermelisin."
"Süggenimi vereyim mi?"
"Süggen ne?"
"İç çamaşırı la ikizlere takke hani" dedim bu defa ben kahkaha attım ama yemin ediyorum donuyorum dişlerim birbirine çarpıyor konuşmak artık işkence.
"Senin sutyenini ne yapayım?"
"Ne bileyim belki sapıksın belki sutyen fetişin var kokla kokla dur işte. Lan mis gibi kokarım bak valla bebe şampuanıyla yıkıyorum narin vucutumu."
"Vücut o.."
"Hah sen de Türk Dil Kurumunun gönüllü elçisi misin?
"Gazeteci, bana işime yarayacak bir bilgi vermezsen motoru çalıştıracağım ve uzaklaşacağım. Bir başına çıkabilirsen çık artık."
Ne vereceğim oğlum ben buna, lan bu dedikodu istiyor olmasın. Oooo ondan bende çok var. Bizim Kelaynakla ilgili olanları anlatabilirim, komşu Hanife teyzenin kızı da kaçmıştı o da güzel hikaye. Kusura bakma Hanife teyze kurtulmak uğruna seni harcamak zorundayım.
"Tamam tamam anlatacağım ama artık çıkar bak narin vucutum dondu."
Şükür insafa geldi bana bir ip attı ona tutundum bu da çekti beni. Yalnız denizden çıkarken nasıl asilim tam bir deniz kızıyım ayy valla çok güzelim yine. Deniz kızıyım ama götüm dondu bu bana bir battaniye attı, köpeğe kemik atıyor sanki ama benim burun şipir şipir akmaya başladı, hasta oldum galiba.. Ben kendimi kurulayıp ısınmaya çalışıyorum bu da bir keşif yapar gibi beni inceliyor.
"Kuru bir şeyler ver."
"Hak et!"
"Şeytan diyor sikinden tut salla salla fırlat denize."
"Elim kolum değil de cinsel organım yani, nedir bu erkek cinsel organına ilgin gazeteci?"
"Hiç konunun benle alakası yok çükler Cevriye'nin ilgi alanı, bayılıyor."
"Cevriye kim?"
"En yakın arkadaşım."
"Anladım, peki bakalım şimdi bana vereceğim önemli bilgiyi bekliyorum."
"Tamam başlıyorum. Bak bizim bir Hanife teyze var 2 yan binamızda oturuyor. Eli yüzü temiz, namazında niyazında kadın ama bunun bir fingirdek kızı vardı abooo evlerden ırak. Kadın bıktı bundan bıktı. Ne olmuş dersin, kaçtı zilli kaçtı geçen hafta. Allah'ım sen bizi koru" deyip kulağımı çekip yere vurdum.
"Neydi bu şimdi?"
"Önemli bilgi."
"Hanife teyzenin kızının kaçması?"
"Ay sus sus kınama Allah başına verir amaan.."
"Sen benimle kafa mı buluyorsun?"
"Tövbe de bak ben hayatta dedikodu yapmam, ilk defa seninle bir şey paylaştım. Cevriye'ye rağmen ki kendisi bunun çok önemli bir konu olduğunu ve anlatmamam gerektiğini söylemişti."
Gözlerini kapatıp açtı, bu haber kaldırılması zor bir haber ona hak veriyorum ama sonra ağzından dökülenler... Siz deyin irin ben deyim lağım!!!!
"Bomboşsun değil mi? Kıytırık bir macera hevesi, belki kendini ispat çabası ya da ne bileyim kısa yoldan yükselme telaşı yüzünden boğazına kadar pisliğe batmaya gönüllüsün.."
O kadar içime oturdu şu birkaç kelimelik cümle.. Bomboşsun dedi.. Öyle miyim sahi?
"Haddini aşma" dedim ama fısıltı gibi çıktı sesim. Ben uzun zamandır bu kadar bozguna uğramış hissetmedim kendimi. Önümde eğildi, yüzüme baktı..
"Bana bak gazeteci bu koca deniz bensem sen o denizdeki bir damla susun. Hiçbir anlamın yok, bana ulaşabilmen ya da bana denk olabilmen mümkün değil. Sen benim denizimin suyu da değilsin tuzu da. Bu defa affediyorum belli ki kimlere bulaştığının farkında değilsin ama bir dahaki sefere affetmem! Tesadüfen bile çıkmayacaksın karşıma!"
Beni orada bırakıp içeri geçti sonra ama ben öylece kaldım olduğum yerde. En son ne zaman birilerinin söylediğini ciddiye almıştım ki acaba.. En son ne zaman ağlamıştım..
"Asya ağlama."
"Çok ağır konuştu be Cevriye."
"Allah onun belasını verecek sen merak etme ağlamana değmez."
"Cevriye ben boş bir insan mıyım?"
"Kaç tane boş insan 3 dil bilir, daha lisedeyken çalışmaya başlar, 24 yaşında olmasına rağmen 10 dan fazla ülke gezer Asya. Sen seni biliyorsun yapma.. O ise sana dair hiçbir şey bilmiyor.."
Kafamı salladım sadece. Kıytırık bir macera hevesi... Kısa yoldan yükselme telaşı.. İnsanlar biliyor aslında işini hakkınla yapıyorsan arkanda bir dayı yoksa yükselmen kolay değil. O da sanıyor ki ben de onlardan biriyim, sanıyor ki Yiğiterler ya da ismi bilindik birilerinin üzerine basarak yükseleceğim.. Anlamıyorlar, ben var olmaya çalışıyorum! 10 yaşımda başıma gelenlerin intikamını almam için görünür olmam lazım.. Birilerini hâlâ elini kolunu sallaya sallaya gezerken benim avazım çıktığı kadar bağırdığımda sesimin kesilmemesi gerekiyor.
Ben boşboş değilim.. Yüklüyüm ben. Benim heybemde hüzün dolu, incinmişlik, örselenmişlik dolu.. Ben sesimi duyan var mı diye avaz avaz bağırdığımda kulak tıkayanlara soracak sorularım var benim.
Peki bakalım Ali Pars Yiğiter ben daha da senin karşına çıkmam...