Pars
Ben şu hayatta tesadüflere inanmam.. Her bir an, her bir hikaye ve her bir karşılaşma kesinlikle altında bir anlam barındırır. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey şudur, tesadüf gibi mi yapılıyor yoksa gerçekten ilahi planın bir parçası mı? Bunu anlamak için hatırı sayılır tecrübem var. Az evvel ki gazeteci kız gibi..
O, benim bir kafede yıllar sonra dumura uğramamı sağlayan kadın buna bir anlam yüklemem gayet sıradan bir karşılaşma olabilir.. Ancak sonra onu trafik içinde arabasını park edip çocukların yanına gittiğinde yeniden gördüm.. İşte o zaman bu herhangi bir rastlantı olmaktan çıktı ama benim için yine de mesele değildi. Ta ki o geceki davete kadar. O kızın aynı zamanda şuanki gazeteci olduğunu yeni anladım.. Aynı tonda küfürler, aynı ses ve aynı masmavi gözler. Üstelik bu defa bir adamı neredeyse hastanelik etmek üzere. Şimdi bu planlı bir karşılaşma mı yoksa kaderin denk getirişi mi anlama zamanı ama bunun için biraz zamana ihtiyacım var. Sadece tecrübelerimden yola çıkarak ilk izlenimim kızın bu kadar planlı şeyi yapabilecek kapasitede olmadığı ve en bariz özelliği Tourette hastası olması, bu hastalık daha çok tik ya da istenmeyen sesler çıkarma şeklindedir ama bunların bir kısmında da kaprolali belirtisi baskındır ki bu da birçok farklı durumda müstehcen, uygunsuz, argo ya da küfürlü kelimeler kullanılmasıdır. Kişi genellikle bunu bilinçli yapmaz ve sonrasında bundan rahatsız olur ama bu kız bayağı keyif alıyor gibiydi bu durumdan yalnız daha büyük bir mesele var ki bu kızın bir yarası var çünkü adam ona dokundu diye kendisini kaybetti. Davet gecesi de fark etmiştim kendi kendine çok sık konuşuyor bunu bu akşam da yaptı ve sanırım aynı zamanda kişilik bozukluğu var ama bu tek hareketle fark edilecek bir şey değil elbette ciddi anlamda gözlemlemek gerekiyor.
Normal şartlarda ben asla müdahale etmem ama bu kız sıradan biz kız değil belli ki. Benim herhangi bir insanla 4 kez denk gelmişliğim yok! Bu konu üzerine gidilmesi gereken bir konuydu bu sebeple kendim aldım adamın üzerinden. Ben bile zor aldım düşünün... İçeri girerken yardımcılarımdan bilgi aldım kadının neden girişinin yasaklandığı ile ilgili ki duyduğum şeyle nerdeyse kahkaha atacaktım. İş adamlarına salça olmuş, hepsini köşeye sıktırmış aşamaların hasır altı etmek için belki milyonlar harcadığı konuları gündeme getirmiş yetmemiş babam gibi bir adama kız kardeşimi sormuş.. Kız kardeşlerim yani Gülçin ve İnci ikiz. İnci doktor Gülçin ise yazılım mühendisi bir de tekne kazıntımız Cennet Buz var bahsetmiştim o da Mimarlık son sınıf öğrencisi ve bu hanımefendi Gülçin'in yer altı düntasında adı anılan bir adamla ilişkisi olduğunu söylemiş babama.. BABAMA.. Esat Zemheri Yiğiter'e..
Şimdi ben size babamı nasıl anlatayım bilmiyorum ama kısaca çok zorlu yollardan geçmiş, berbat bir çocukluk sonrası en güçlü olmak için canını dişine takmış bir adam. Kadınlara dokunamaz bunun sebeplerini ilerde anlatacağım size ama anneme kadar karanlığa kendini hapsetmiş bir adam. Ve kızlarına en basit ifadeyle aşık. Ve siz bu adama diyorsunuz ki senin kızının tehlikeli bir adamla adı anılmış. Onun meşhur kelebek vadisine hâlâ gitmediyseniz bunu demenize rağmen yanında annem olduğu içindir.. Kız kardeşlerimin o taraklarda bezi zaten yoktur, mutaassıp bir aile değiliz ama hem annem hem babam çok dikkatli bu konuda. Bir de bir kız çocuğu özellikle babası tarafından çok sevilirse başka bir erkeğin ona ilgi göstermesine ihtiyaç duymaz.. Kız kardeşlerim sevgiye boğulmuş çocuklardı. Bu sebeple mi bilmem hiç erkek arkadaşları olduğunu da duymadım ki olsa benim muhakkak haberim olurdu..
Hesap edin işte bu adama diyorsunuz bunları! Şükür ki annem babamı sakinleştirmiş ama yine de dudağımın kıvrılmasına mani olamadım, bu kadın böyle soruları sorabiliyorsa çok iyi de araştırmıştır ona rağmen sormasını takdir ettim.. Buna cesaret edebilecek gazeteci sayısı çok azdır. Yine de babam kimsenin işini yapmasına mani olmaz yani içeri girmesini istemeyen o değil ama diğerlerini bayağı kızdırmış belli ki. Böyle birisinin içeri girmesini engellmeye çalışanlara da ben mani olurum kimse kusura bakmasın. Herkesin işini yapmaya çalışıyor senin egon incindi diye kafana göre adam harcayamazsın!
Yalnız hayatımda ilk defa biri karşıma geçti ve taşaklı adammışsın dedi bakın aklıma geldikçe gülüyorum. Deli desem deli değil cahil desem asla değil. Benimle bu denli rahat konuşanlar sadece kardeşlerim halbuki. Çok üzerine gitmek istemedim bu sebeple onu orada bırakıp içeri geçtim birazdan yılın başarılı iş adamlarının açıklanması ve plaket taktimi yapılır. Protol kısmında devlet erkanından önemli bakanlar var, bizim için de vip kısım hazırlanmış. Babamların olduğu masaya geçip oturdum. İçeriye basın alındı ama uzaktan sadece fotoğraf çekimi için belki organizasyon sonunda kısa bir soru cevap yapılabilir şimdilik bilmiyorum davet planını, açıkçası sadece babam istediği için katıldım. Ben oturduktan kısa süre sonra gözüm o kadına takıldı. Basına ayırılan kısıma geçmişti o da. Telefonla konuşuyordu yeniden konuşması aklıma gelince gülümsedim ama ilgimi sahneye verdim. Kısa bir zaman sonra da konuşmalar başladı ve bir bir çağırılmaya başlandık sahneye.
Hiç sevmiyorum böyle davetleri ama birkaç saat dişimi sıkabilirim sanırım..
👑
Asya
Ulan kelaynak ben de senin kel kafana şaaap diye bir tokat atmazsam görürsün diyeceğim ama atamam! Ah ulan ah kendimi çocuğuna flüt almaya parası olmayan ama meyhanede 70'lik deviren türkücü gibi hissediyorum. Kaç para ulan bir gazete! diye bağırasım var benim de.. Nasıl bir fakirim la ben böyle. Sadece fakir değilim fasfakirim, famfakirim, fapfakirim, fakfakirim. Fak Yu lan!
Herifçioğullarına bir iki soru sorduk diye narin canları sıkıldı da hemen vurun kahpeye muamelesi yaptılar bana. Kıçınızı köpekler ısırsın inşallah! Beni içeriye almayacaklarmış. Bak hele yellozlar, siz giremezsiniz ben yine de girerim buraya! Kimsin la sen, kimsin!!! Yalnız hakkını yemeyim Pars mıdır Ali midir Yiğit midir neyse adam harbi adammış şimdi yiğidi öldür hakkını yeme. Zebellah gibi zaten o nasıl boy öyle bak bak bitmiyor. O herif olmasa içeri girmem birazcıcık zor olabilirdi, her türlü girerdim o ayrı yeri gelir masadaki çatal kaşık olur yine girerim bana yapamazsın de yeter ki. Şimdi de bana bu oyunu eden herifi aldım göz markajıma, bana yardım eden herifin babası. Ben de buna methiyeler düzüyorum. Cevriye'nin de ağzını bantladım. Mal mal konuşuyor yok adam çok yakışıklıymış, çok karizmaymış o adam böyle şeyler yapmazmış kendimi adam hakkında söylenen kelebek vadisinde mi görmek istiyormuşum. Falan filan. Boş boş konuşuyor. Ne kelebek vadisi la, film mi çeviriyoz yok vadiye bir kelebek koyuyormuş da o kelebek ölünce oraya tıktığı kişiyi de öldürüyormuş. Zort yani! Yok babasının çükü!
Ben bu herifi bu gece mors edecem abi çaresi yok, çok istiyorsa kelebekleriyle de tanışırım. Bunun için de orospu Arda'ya ihtiyacım var. Küsüm onunla ama yine de ondan başkası bana yardım edemez. Salona geçince basın için ayrılan yere geçtim. Onlarla aramızda dağlar denizler var. Ulan adamlar resmen işçisin sen işçi kal muamelesi çekiyor bize! Kokonolar.. Ben olsam oooo, sizden âlâ salon kadını olurum da ben istemiyorum!
Neyse neyse sakin ol kızım Asya. Sen marabasın, köylüsün sen, sen bunların efendisisin. Hele boyuna posuna gurban! Birkaç çalıştan sonra açtı.
"Efendim Asya?"
"Napıyon la?"
"Çalışıyorum sen ne yapıyorsun, Türkçe özürlü arkadaşım."
"Seni İstanbul Türkçesiyle rencide ederim Arda, siktirme kibarlığını yardımın lazım."
"Tabi ki lazım yoksa ölsem haberin olmaz."
"Tribine sokturma bütün hıncımı senden almayım."
"Hayata geçiremeyeceğin icraatlar ile ilgili olmasa mı şu küfürlerin(okur yorumu), hayır hadi sok desem ne yapacaksın acaba?"
"Arda bir sokarım yandım Allah dersin daha fazla uğraşma benimle.
"İyi söyle bakalım çingene, bu sefer ne istiyorsun?"
"Esat Zemheri Yiğiter hakkında bana öyle bir şey söyle ki adamı mors edeyim."
"Delirdin mi sen?"
"O niye?"
"Kızım sen Zemheri Yiğiter kim biliyor musun?"
"Kalantor godomanlardan biri kim olacak la.?"
"Kusura bakma ama ben o kadar derin dehlizlere dalamıyorum."
"Allah Allah senin bir heriften çekindiğini ilk defa duyuyorum."
"Sen de çekinsen iyi edersin ölmek için çok gençsin!"
Arda böyle deyince bir işkillendim ama ben geri adım atmam! Ölümden öte köy mü var.
"Arda sorumluluğu alıyorum adın hiçbir şekilde geçmeyecek delikanlı kız sözü. Var mı elinde işe yarar bir şeyler."
"Asya çok fena başını yakacaksın."
"Uvvv dondum lan zaten azıcık ısınırız fena mı!"
"Delisin sen, ben bir bakayım haber bekle."
"Eyvallah koçum."
Telefonu kapatınca derince soludum. Bu arada bir bir çıkıyor iş adamları onlara plaketleri veriliyor falan. Ortam tam kendilerini göstermelik yani. Kısa bir zaman geçti ki aradı müttefiikim.
"Asya bir şey buldum ama bak yemin ederim seni bitirirler."
"Uzatma Ardam hadi yiğidim."
"Sen bilirsin bak bundan uzun yıllar önce bu adam fenomen bir kadını sırf kendisine dokundu diye günlerce işkence ettikten sonra öldürüp ormana atmış tanınmayacak halde.!"
"Hasiktir şaka mı lan bu?"
"Valla değil korumaların kendi arasındaki yazışmalara sızdım."
"Anasını avradı, valla şoklardayım bana ispat yollayabilir misin?"
"O korumaların yazışmaları var sadece elimde başka bir şey yok."
"Tamam o yeter bana sinek murdar değil mide bulandırır demişler ama senden bir ricam olacak onu burdaki sinevizyona yansıtman mümkün mü?"
"Hallederim de imzan olsun mu?"
"Elbette yılın olayı diye haberi bizzat ben sosyal medya hesabımdan gireceğim."
"Asya hakkını helal et deliydin meliydin ama iyi kızdın sen."
"Siktir git lan" deyip kapattım telefonu şimdi şov başlasın. Önce benim telefonuma gelen bildirimle gözlerim kocaman oldu lan ciddi ciddi kadını öldürmüş hem de işkenceyle, tüyler ürpertici.. Zemheri ödül almak için çıkınca ben bunun telefonuna bana gelen mesajı yolladım, Arda aynı anda ekrana görüntüyü verdi ama saliselik bir süreydi anında sinevizyondaki görüntü gitti. Mal gibi kaldım, kimse ne olduğunu anlamadı tabi o an bunun oğluyla göz göze geldim ama adamın gözlerinden ateş çıkıyor. Arkamda bir yere kafasıyla beni işaret etti ben daha ne olduğunu anlamadan da boynuma batırılan iğneyle kendimden geçtim. Sanırım kelebeklere ziyafet çekecekler benim enfes vucutumla....