Yardım Eli.

1655 Words
Asya "Aywayı an eyan eyan aywayı an dütdürü düttü. Ohhh yandaaaan." "Kız delirdin mi ne yapıyorsun?" "Anne ne zaman vazgeçeceksin odama şafak operasyonu düzenlemekten sen ama ya." "Yavrum halin hâl değil, aksamdan bu yana son ses mezdeke müziği eşliğinde oynuyorsun." "Ohh sefam olsun Ezo Gelin, gel kız beraber gerdan kıralım seninle." "Este euzu billah iyi saatte olsunlara mı karıştın yavrum." Duyduğum lafla kahkaha atmaya başladım. Annem bazen çok alem oluyor ama ben de kendimden şüphelenmiyor değilim içime cin mi kaçtı la yoksa benim. Bir hoca bulsam da üfletsem kendime. "Ezo Gelin iyi saatte olsalar benle işleri ne Allasen ya takma kafana sen, biraz neşem yerinde de ondan kendi kendime eğleniyorum sen merak etme." "Hadi bakalım öyle olsun, kahvaltı hazır hadi gel mutfağa." "Tamam geliyorum." Annem çıkınca oturdum yatağımın üzerine. Acayip hastayım öyle böyle değil. Gece boyu ateşler içinde yandım. Gece acillik oldum bir serum taktılar da biraz kendime geldim. O itin beni itin götüne sokuşundan sonra mal gibi kaldım ben güvertede biliyorsunuz. Olur arada bana öyle çok şaapmamak lazım. Herkesi kafamıza takarsak ömür mü geçer. Ama hoşşşt köpek demediğim için biraz içimde kaldı ama olsun, önemsemiyorum. Dengi değilmişim de denizine tuz olamazmışım da falan da filan. Haramzade ne olacak. Sen kimsin la koduğum! Bu Cevriye var ya bu Cevriye orospu falan ama delikanlı kız ha. Yakama yapıştı beni bir silkeledi, kendine gel diye, Cevriye'nin delisi pistir valla korktum hemen kendime geldim. Ben sesimi nasılsa duyuracağım, ben gazeteci olurken aklımda tek bir şey vardı, benim çocukluğumun katillerine dünyayı dar etmek. Gün gelecek ben onları bu ülkede barınmaz yapacağım! Zamana ve biraz daha tanınmaya ihtiyacım var bunun için. Çocukluğumda neler yaşadığım ise şimdilik bende kalsın, elbet yeri gelince konuşulur. Teknede yalnız kalıp biraz ağlayıp biraz da sümkürünce oh be dedim dünya varmış, arada bu da lazım. Toparlandım hemen, bana verdiği battaniyeyi de bıraktım, al senin olsun göt deliği! Titreye titreye de olsa geçtim bir köşeye ineceğim zamanı beklemeye başladım. O da bir kez daha gelmedi yanıma, artist ya güya laflarını soktu bana siktir olup gitti. Bu zenginler bazen kendilerini bir bok sanıyor ya, böyle karşılarına geçip hakikaten tam bir boksun demek istiyorum. Yeniden kıyıya gelene kadar Cevriye'yle epey sohbet ettik, kafa kız gerçekten. Seviyom bu karıyı. Bana güzel telkinlerde bulundu takdir ettim, isteyince beni çileden çıkarmadan da konuşabiliyormuş demek ki. Neyse sağ olsun. İyi ki var. Kıyıya geldiğimizde tekneden kendim indim arkamdan bağırdı. "Söylediklerimi unutma gazeteci." Arkamı bile dönmedim sadece orta parmak gösterdim ilerledim. Eve geldiğimde saat gece 12 olmuştu bile. 1 saat kadar dayanabildim sonra acillik olmuşum işte dediğim gibi. Gece bir de rapor çaktım oh miss. 2 gün evdeyim. Bu arada da şıllıklarla yaptığım birkaç röportaj vardı ya hani sorularımla gömdüklerim hemen onların haberini girdim, susturabiliyorsanız susturun lan! Annem çağırınca kahvaltıya indim sağ olsun yine yakından ilgilendi benimle pek sever beni, Asel'i de çok severdi ama... Neyse yaramızı deşmeyelim şimdi. Kahvaltıdan sonra 16 yaşında tacize uğrayan kıza ulaşmak için birkaç arama yaptım. Hani şu iş adamının sümen altı etmeye çalıştığı! Epey bir uğraştıktan sonra kızın numarasını buldum ben onu arayacakken kapım tıklatıldı. Kapı çalındığına göre bu ikizler. Anamı biliyorsunuz her an fuhuş yapıyormuşum hissi yaşatıyor bana. "Kim ooo?" "Hu hu komşu evde misin?" Aras'ın sesiyle sırıttım. "Evdeyim buyurun" dedim ikisi birden girdi içeri, çipil çipil bakıyorlar mavi gözleriyle bana. "Aman Allah'ım yoksa ben 100 yıl uyuyan güzelim de beni uyandırmaya prensler mi geldi?" İkisi de kıkırdamaya başladı. "O masal akıllım." "Ben de bir masal prensesi kadar güzelim hakkımı yeme." "Evet çok güzelsin de biz sana bunları getirdik" dedi Alp. Baktım birinin elinde çocuk aspirini var diğerinin elinde çocuk ağrı kesici ateş düşürücü. Gözyaşım pıt olurdu ama dün o hakkımı kulandım. Ben bu bebeleri yerim la! "Lan sizi var ya bir lokmalık yaparım laaan" dedim bunların üzerine uçtum ama kahkahalarla kaçıştılar sağa sola. Yakalayamıyormuş gibi yaptım tabi ama sonra kıstırdım köşede. Göbüşlerini ısıra ısıra sevdim eşekleri. Bal gibiler valla. Onlarla epey şımardım sonra getirdikleri ilaçları içtim şimdi hastalık kalır mı gurban olduklarım. Turp gibiyim turp! Tekrar odama geçtim. Sonra bu hanım kızı aradım hemen. "Efendim?" "Merhaba ben Asya Gerçek. Dilruba Can ile görüşmek istemiştim." "Neyle ilgili konuşacaksınız?" "Ben.. Ben gazeteciyim yardımcı olmak istiyorum." "Ne yapabilirsin ki.. Kaç kişi susturmaya çalıştı beni biliyor musun sen?" "Ben mani olacağım söz Dilruba sadece sana yardımcı olmak istiyorum." Gülmeye başladı.. Biliyorum Dilruba yemin ederim biliyorum kaç kişi sana yardımcı olacağım deyip olmadı biliyorum.. ama ben olacağım. "Sen kaçıncısın biliyor musun?" "Tahmin edebiliyorum.. Ve söz veriyorum sesinin duyulmasını sağlayacağım." "Öldürürler beni hatta seni de.." "Bok öldürürler!" Kahkaha attı ben öyle deyince. Ne sandın kızım kaçın kurasıyım ben. "Deli gibisin?" "Deliyim deliyim, raporum yok sadece.." "Bana da deli diye rapor verdiler kafamdan uyduruyormuşum bunları anladın mı Asya, bu adamların elleri kolları ne kadar uzun gördün mü?" "Bir röportaj yapalım seninle. Ne anlatmak istiyorsan anlat, yüzüm görünmesin diyorsan amenna.. Elimde kanıtlar var onlar bile umursanmadı demiştin önce yayınladığın bir videoda." "Var.." "Var mısın?" "Ben evden dışarı çıkamıyorum Asya.. Utanıyorum sanki ben istedim.." "Sen utanma sana dokunmaya çalışanları utandıracağız! Yeter ki pes etme, sessiz kalma merak etme bir gün çok gür çıkacak sesimiz." "Ta.. Tamam o zaman nasıl olacak." "Ben senin yanına gelebilirim istersen." "Olur olur.. Çok iyi olur." "Tamamdır bana konum at hemen çıkıyorum." Onunla konuştuktan sonra çıktım evden anam kadına rağmen.. Kızın büyüdü bebeğiiiim. Hangi hastalık bana zincir vuracakmış şaşarım! Kızın gönderdiği konum ve damarlarımda dolaşan cendere müziği eşliğinde gittim kızın evine. Kapıyı orta boylu, balık etli çok güzel yüzlü bir kız açtı. Videoda gördüğümden farklı yalnız. "Dilruba?" "Yok ben kardeşiyim Dilan." "Dilruba'yla görüşebilir miyim haberi var beni bekliyor." "Biliyorum odasından çıkmıyor." Kızın yönlendirmesiyle geçtim içeri, 3 oda 1 salon standart bir apartman dairesi burası ben odanın birine girdim ki videodaki kız çalışma masasında bir şeyler karalıyor. "Merhaba." "Hoş geldin Asya değil mi?" "Evet evet o muhtişim şahıs benim." "Çok güzelsin" "Ah evet evet biliyorum vucutum da 90 60 90 biliyor musun?" Kahkaha attı. O biraz sakinleyince onun yatağına oturdum ayıp mayıp bilmem oturacak başka yer yok. Nörüyüm! "Seni dinliyorum Dilruba." "Tamam" dedi ben o arada hem kameramı açtım hem de ayrıyeten ses kayıt cihazımı. "2 ay önce lise stajı için bu şirketle görüştüm ve olumlu oldu. Ben de işe başladım ilk 15 gün her şey yolundaydı ama o gün şirketin sahibi geldi beni arşive göndermişlerdi, eski yıllara ait kayıtları giriyordum bilgisayara. Sonra ne olduğunu anlayamadan arkamda kalan kapının kapatıldığını duydum. Sonra.." dedi ama hıçkırıktan konuşamıyor berbat durumda. "Biraz ara verelim mi?" "Hayır, devam edebilirim." "Sonra saldırdı üzerime soymaya başladı beni çığlık attım bağırdım, Allah'a şükür ki kattaki temizlik görevlisi gelip açtı kapıyı ben can havliyle kaçtım. Sonra o adama da ulaşamadım öğrendiğim kadarıyla çok yüklü miktar para verilerek susturulmuş. Bana da birkaç kez yazdı sonrasında o sapık. Para teklif etti, ev teklif etti hepsinin ekran görüntüsünü aldım ama hukuk mücadelem sonuçsuz kaldı. O hala elini kolunu sallaya sallaya geziyor ama benim ne gecemde uyku var ne gündüzümde huzur. Kaç kez tehdit edildim, üzerime araba sürüldü, babam işinden çıkarıldı. Psikolojim berbat durumda ben de sesimi sosyal medyadan duyurmaya çalışıyorum çok kişi yazdı yardımcı olayım diye ama hepsi bir şekilde susturuldu anladığım kadarıyla." Burda kayıt bitti, onunla beraber ağladığımı o an fark ettim. Cevriye bile ağladı. O orospunun sıçtığını perişan edeceğim görecek o it! "Dilruba lütfen bana güven ben ne gerekiyorsa yapacağım senin için tamam mı? Ayrıca psikolojik destek almak zorundasın.." "Biliyorum ama çıkamıyorum evden hem..." "Hem de maddi anlamda şuan müsait değilsin." "Evet babam tazminatsız bir şekilde çıkarıldı işten günü birlik işlere gidiyor o da ancak masraflara yetiyor. Ailemi de perişan etti." Derin bir nefes aldım şeytan diyor bas şirketlerini o önünde sallananı kes aleme ibret olsun diye at meydana! "Anladım psikolog için de yardımcı olacağım. Haberi gazeteden giremiyorum tabi ki orada da sansür var ama kendi sosyal medya hesabımdan paylaşacağım ve ufak bir siber destekle yayacağım." "İnşallah.." diyebildi. Umudunu kırmışlar kızın, hevesini heyecanını yarınını çalmışlar... Onun yanından ayrıldıktan sonra Arda'yı aradım. "Napıyon ciğerim?" "Şükür hâlâ hayattasın." "Ne olacağdı la! "Evet bizim Asya dönmüş.. Nasıl yardımcı olabilirim bayan kamyon şoförü." "Bak hele çok iyi kamyon şoförü olmaz mıydı lan benden?" "Olmaz mı olmaz mı..." "Eyvallahsın koçum. Bak şimdi sana bir video göndereceğim ben kendi hesabımda paylaştıktan sonra bu videoyu virüs yayar gibi yayacaksın bak bu çok önemli." "Kızım başını yakacaksın! Allah bilir yine hangi pis işe bulaştın?" "Arda vızıldama, o kemçik suratlı editörle uğraşmak istemediğimden şahsi hesabımdan yapabiliyorum ama benim etim ne budum ne hadi bir el at şu garibe, sevap la!" "Ya ne garip ne garip.." "Uzatma, sokacağım şimdi dark webine" "Off bıktım senden." "Essah mı la?" "Tamam be değil, videoyu yolla hallederim." "Hele taşaklarına gurban" dedim ama yine yüzüme kapandı telefon. Orospu! Hızla eve geçtim onunla konuşunca, hemen düzenlemesini yapım videonun ve Dilruba'nın verdiği delillerin, saldım piyasaya. Sonra Arda bir şov yaptı, vuhuuu sikip atacağız alemi! Dm kutum doldu, bildirimlere yetişemiyorum ve üst üste telefonuma tehdit mesajları geliyor. Ben de soyduğum portakal eşliğinde okuyorum onları. Cevriye yine laf sokup duruyor. "Başına bela aldın mal." "Borç yiğidin kamçısıdır Cevriyem." "Evet Asya çok alakalı şeyler gerçekten, bıraksaydın Arda el altından halletseydi ya. Kim vurduya mı gitmek istiyorsun?" "Bugün değilse bir gün nasıl olsa ölmeyecek miyiz be Cevriye karınca misali tarafımız belli olsun." Ben onunla dertleşirken telefonuma bir arama geldi baktım sabit hat, bakayım bu defa kim tehdit etmek için arıyor. "Alo?" "Merhaba Asya Gerçek ile mi görüşüyorum?" "He bacım bıyır." "Iıı" Zönk diye kaldı kadın.. "Asya Hanım ben Bay Pi Psikiyatr kliniğinden arıyorum sizi." Bay Pi mi, la bu o kazulet adamın yeri. "Dinliyorum da bir avazda konuşsan bacım gerildim ha. "Kusura bakmayın haklısınız. Uzman doktorumuz Ali Pars Yiğiter Dilruba hanıma destek olmak istiyorlar." "Eyvallah sağ olsun ama lüzum etmez. Biz başka bir psikolog düşünüyoruz." "Özel değilse sebebini öğrenebilir miyim?" "Tabi tabi Dilruba bir denizde damla hanımefendi. Biz Pars Bey gibilerin denizinin tuzu bile olamayız, denk değiliz yani anlatabildim mi? Oralar bizi aşar velhasıl ondan gelecek hayır Allah'tan gelsin." "Anladım iletiyorum." "Eyvallahsın" dedi kapattım. Biz marabayız amcaoğlu sana yaramayız biz sen git senin ayarındaki zengin züppeleri tedavi et, memlekette psikolog mu yok!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD