Hodri Meydan!

1840 Words
Pars Tıp fakültesini kazandığımda ailemden kimsenin haberi yoktu. Ben son ana kadar hedefimi söylemedim onlara. Onlar da hiçbir zaman karışmadı zaten meslek seçimimize. Tıp fakültesini kazandığımda ise evde bayram havası oldu diyebilirim. Aynı sene Aslan Hukuk Fakültesini Kurt İşletme Mühendisliğini kazandı. Aynı şehirde farklı üniversitelerde başlayan bir serüven. Büyük bir sofra kurulmuş kutlama yemeği yenmişti üçümüzün de başarısı için ki son sene hepimiz gerçekten eşek gibi ders çalışmıştık. Ta o zaman hedefim belliydi zaten dediğim gibi benim başlangıç noktam babam hakkında duyduğum şeylerdi, onun o melankolik hali hep ilgimi çekerdi. Fakültede okuduğum süre boyunca da tek bir an başka branş düşünmedim. Psikiyatr olmaktı amacım daha ilk günden. Gözlem adamıyım, insan analizi konusunda tevazu göstermeyeceğim, iyiyim. Hele bir de daha 20 yaşımda üstlendiğim misyon sayesinde bu perçinlendi. Şimdi niye ta Fi tarihinden başladın diyebilirsiniz, bir noktaya geleceğim. İnsan analizi konusunda gerçekten iyiyim ama beni şu hayatta şaşırtmayı başaran iki kişi oldu. Biri benim şahlarımdan biri lakabı Baba neden şaşılacak bir adam olduğunu ilerde anlatacağım ama beni en az ona şaşırdığım kadar şaşırtan diğer kişi, başıma bela olan bu gazeteci. Her tavrı aşırı, her hareketi absürtlük seviyesinde fazla hatta karikatür gibi. Kesinlikle rol yapıyor der dışarıdan bakan ama ben gözlem konusunda iyiyim demiştim. En ufak bir yapmacıklık yok. Ne babama o soruyu sorarken derdi prim yapmaktı ne diğer iş adamlarını köşeye sıkıştırırken amacı sivrilmekti. O kadar amacına odaklı ki her hareketi ben gerçeğim diye bağırıyor. Ama elbette bir maske kullandığını da anladım. Bir yarası var derinlerde, maske olarak küfürü seçmiş kendine. Böyle yapınca ben bir kadınım evet ama herhangi bir erkek bana yaklaşamaz mesajı vermeye çalışıyor. Ya bir travması var ya da evde baba figürünün eksikliğini çok hissetmiş. Ben sorguya aldığım kişileri kendi halinde pek bırakmam ama bu kız farklıydı. Arkanda kim var diyorum ki ne kadar tehditkâr olduğumu tahmin edersiniz. Kızı denizin ortasına attım tek bir an düşünmeden.. Ona rağmen anam babam var diyor, bana bir isim ver diyorum Mahmut ismi çok şiirsel o olur diyor. Ya da ne bileyim bana bir bilgi vermen lazım kurtulmak için diyorum bana Hanife teyzenin kızının kaçmasını anlatıyor. An an izledim mimiklerini.. Hepsi o kadar sorumun cevabını verir gibiydi ki, ben hayatım boyunca bu kadar kendimden emin olamadım! Sonra da biraz Bay Pi'nin şov yapması lazımdı. Yüzündeki maskenin düşmesini sağlamak istedim. Hakaret ettim.. Aşağıladım onu ve bingo.. O yırtıcı kız gitti yerine masum bir çocuk geldi. Aşağı iner inmez güverteyi gören kamerayı açtım ne yaptığını anlamak için. "Ben bomboş bir insan mıyım Cevriye" dedi. Muhtemelen aldığı cevaptan hoşnut kaldı ki tebessümle kafasını salladı. O an anladım Cevriye bana söylediği gibi en yakın arkadaşı falan değil daha doğrusu onun yarattığı hayali biri.. Ona verdiğim battaniyeyi attı, ağladı ağladı.. Sonra yeniden Cevriye dediğiyle konuştu. "Amaaan boşver be Cevriye şubatta da denize girmedim demem valla iyi geldi haa" dedi kahkaha attı sindiği köşede. İster istemez dudaklarım yukarı kıvrıldı. Ona güvertede ettiğim laflar mesleğim gereği olduğu kadar gerçeklerdi de.. Ben karşımdaki kadın kim bilmiyorum. Bir ajan mı, sıradan bir gazeteci mi, bana takık bir manyak mı yoksa sadece bir hayalperest mi ben bunların hiçbirini bilmiyorum dahası o bana en ufak bir bilgi vermiyor. Yine de zarar vermek gelmedi içimden. Ben hayatım boyunca tek bir masum canlıya zarar vermedim. Bu kızın masum olduğundan yüzde yüz emin miyim, hayır.. Ama sanırım bir sonraki hamlesini görmek istedim. Bir daha karşıma çıkma dedim ama bakalım buna ne kadar sadık kalacak, ya da gerçekten hep denk mi geldi bir araya gelişlerimiz hepsi koca birer muamma ama enteresan bir kadın.. Böyle klinik bir vaka gibi, incelemek istiyor insan. Bunu da tekneden indiğinde de gösterdi zaten. Kendi indi, tek kelime etmedi, dönüp bakmadı ister istemez hiç mi korkmadın be kadın demek istedim.. Giderken bana ortak parmak göstermeyi de ihmal etmedi.. Güldüm arkasından, bildiğiniz tir tir titriyor ama hâlâ kuyruğu dik. O bir taksiye binip gidene kadar baktım arkasından ardından arabamı getirdiler ben de eve geçtim. Ara ara bu kız aklıma gelmeye devam etse de her seferinde silkelenerek çıktım bu düşüncelerin içinden ta ki ertesi gün akşama kadar. Sosyal medya pek kullanan bir adam değilim. Kliniğin adına açılmış var onunla ilgilenen bir ekip var bir de şahsi hesabım var ama sadece yakın çevrem var. Haliyle o mecrada dönen olaylardan pek haberim olmaz. Gel gelelim akşam olunca Betül Hanım uygulama üzerinden bir video yolladı bana. Bu baş belası kızın hesabından yayınlanan bir röportaj. Dinlediklerimle yumruklarımı sıktım, bu adı geçen şerefsiz benzer konudan daha evvel de yargılandı yine gücünü kullanarak sümen altı etti mevzuyu. Kıza tecavüz etmediği ve kız da verilen parayla ikna olduğu için sesimi çıkarmadım ama buradaki durum bambaşka. Burada bir genç kızın hayatı karartılmış. Bu defa ben sussam Bay Pi susmaz. Hele Kurt ya da babam Zemheri Yiğiter duysa kıyametler kopar! Bu sebeple Betül Hanıma kızın tedavisini üstlenmek istediğimi ilettim. Bu arada da Orçun denen uçkur beyinliye bir mesaj gönderdim. "Orçun Bey merhaba ben Ali Pars Yiğiter yarın saat 12.00 de kliniğime gelmenizi önemle rica ediyorum.." Elbette gelmeyecek ama maksat ben nazik bir adamım bunu göstermek! Ancak beklemediğim bir şey oldu 10 dakika kadar sonra Betül Hanım aradı, sesinden anlıyorum bariz şekilde gülüyor. "Pars Bey Asya Hanım, Dilruba hanımın tedavisi için farklı bir psikologtan yardım almayı düşündüklerini iletti efendim." Şaşkınım, hayretler içindeyim ama elbetteki profesyonel kimliğim ön planda olduğu için tepkisizim. "Gerekçe belirttiler mi Betül Hanım?" "Iıı evet efendim. Asya Hanım dedi ki Dilruba denizde bir damlaymış onlar sizin denizinizin tuzu bile olamazlarmış. Bu sebeple sizden gelecek hayır Allah'tan gelsinmiş." Daha fazla tutamadım kendimi gülmeye başladım. Aklınca bir de laf sokuyor bana, hodri meydan o zaman küçük fare. "Anlaşıldı Betül Hanım yapmanız gerekeni biliyorsunuz." "Biliyorum efendim el altından ne kadar psikolog ve psikiyatr varsa konuyla sizin ilgileneceğinizin mesajını yolladım." "Teşekkür ederim" deyip kapattım. Hadi bul bakalım başka psikolog bulabiliyorsan Asya Gerçek! Aklıma tek bir psikolog bulamadığında yüzündeki ifade geldi eminim gözlerini kocaman yapıp hayatımda hiç duymadığım bir dünya küfür edecek! Şimdi keyfim yerine geldi işte. Dedim sana gazeteci sen bir faresin bense peynir gemisi olan o adam.. Yine geleceksin! 👑 Asya Gelin gelin de alnımın tam ortasından şaap diye öpün beni. Niye? Çünküü o anasının sıçtıklarını itin götüne soktum. Akşamdan bu yana bir telefonlar alıyorum bir bir şeyler bir bir şeyler abooo. Vallahi kendimle gurur duydum. Odamda duyduğum gurur yetmeyince geçip biraz da mutfakta gurur duydum. Eğer o da yetmezse gelinciğime geçip İstanbul'a karşı gurur duyacağım. Dilruba'nın sesi resmen herkese ulaştı. Belgelerimizi çarşaf çarşaf yayımlayınca bu herifçioğlunu enselemiş aynasızlar. Bu sefer nüfuzu da işe yaramayacak. Şimdilik geceyi muhtemelen içerde geçirmez ama yarın, yarın değilse öbür gün ben yeniden patlatacağım olayı. Bu defa kurtulamayacak. Hiçbir kız çocuğuna, erkek çocuğuna, kadına, hayvana veyahut yetişkin de olsa başka bir erkeğe kimse zorbalık yapamaz! Kimsenin böyle bir hakkı yok. Keyfim nasıl yerinde nasıl yerinde öyle gıcırım ki öyle böyle değil. Belki 50'den fazla iş adamı aradı Dilruba'nın babasına iş vermek için, aynı zamanda onun ve kız kardeşinin bütün eğitim masrafları üstlenildi. Sadece bir psikolog bulamadım ve çok ilginç. Nerdeyse bin kişi yorum yapmıştı psikolojik destek için ama şimdi biri bile ulaşmadı. Bu konu önemli, Dilruba'nın o odanın dışına çıkabilmesi için bir destek alması şart. Çocuk psikiyatri daha iyi bile olabilir hatta. Gecenin bir yarısı da Dilruba aradı. "Asya ablaa" diyor ama hüngür hüngür ağlıyor. "Kııız sus be. Ne bağıra bağıra ağlıyon" dedim çünkü kulaklarımı sikti. "Ya kusura bakma çok mutluyum da ben ondan mani olamadım kendime." "Zıkım ol sen. Böyle mi sevinilir manyak. Aç bir mezdeke oradan aywayı an olur şik şak şok olur. Yandan yandan döktür." Ben öyle deyince deyince kahkaha attı. Deli bu da benden deli olmasın. "Haklısın sanırım öylesi daha güzel bir sevinme şekli." "Tabiki tatlım. Burda yılların tecrübesi konuşuyor." "Ben sana çok teşekkür ederim Asya abla, babama eski işindeki maaşının neredeyse 2 katı maaşla iş verdi bir işveren." "Essah mı gız?" Kıkırdadı sorumla. "Essah essah." "Nereymiş ora de bakayım ben de gidip kapılarına zincirleyim kendimi bana da iş verin diye." Bu da ne çok kahkaha atıyor be. "Yiğiter Holdingmiş." Bak ya bunun altından da o sorunlu aile çıktı. Egolarını tatmin ediyorlar zaar. Biz marabaların gönlünü edince gece yatağa kafalarını rahat koyuyorlardır. Şey mi diyorlar acaba oh şükür bugün de bir fakire ekmek verdim. "İyi iyi işe yarasınlar tonla para kazanıyor haramzadeler." "Abla deme öyle ya." "Ooo hemen de ekmeğimi veren efendimdir olmuşuz oluyor mu öyle." "Ya öyle değil de çok yakından ilgilendi arayan kadın. Benimle de konuştu dakikalarca yanımda olduğunu herhangi bir sıkıntımda hemen onu aramamı söyledi, şahsi numarasını verdi." "Allah Allah arada iyiler çıkıyor demek ki adı neymiş karının." "Gülce Yiğiter." "Haa bak şugar gacı o da benim kadar olmasa da." Davette gördüm çok ilgiliydi ayrıca hakkında araştırma yapmıştım ve kadının tek falsosu yok olmadığından değil tabi, iyi saklamışlardır ne olacak. "Asya abla bir de şey var?" "Hayrolsun?" "Şu psikolog, utanıyorum sana yük olmak istemiyorum ama ben halledebilirim demiştin." Anasını sikeyim yaa, bir tane psikiyatr ulaştı kodumun yerinde o da kendini denizlerin efendisi sanıyor. "Oo onu da hallettim sayılır, kızım sıraya girdiler sana yardımcı olmak için ama ben en iyisi olsun istiyorum. Yarına netleşir." "Çok ama çok teşekkür ederim benim için eğimimden daha önemlisi bu biliyor musun? Sanki o odadan dışarı çıkarsam birileri beni taşa tutacak gibi hissediyorum." Yumruklarımı sıktım şu söyledikleriyle, hepinizin amına koyim ben küçücük kızı hayattan bezdirmişsiniz dinime imanıma siklerinden asmak lazım hepsini! "Sen merak etme güzelim ve artık kafaya bir şey takma hem bak ne diyecem, sana taş atana sen de kafa at. Ağızları burunları kan içinde kalsın." Kahkaha attı yeniden, valla psikolog gibi karıyım da işte terzi kendi söküğünü dikemiyor. "Aklımda tutarım." "Hah şöyle. Hadi bakalım rahat bir uyku çek psikolog işi sabaha tamam." "Tamam hakkını ödeyemem,iyi geceler." "İyi geceler güzelim" dedim kapattm ama iş başa düştü.Tek tek yorumlara bakıp destek olurum diyenleri aramaya başladım. Bana ne gece yarısıysa ben uyuyom mu! 1. arama.... 3. arama... 5. arama.. 10. arama!!!! "Senin gelmişisini geçmişini, eşiktekini beşiktekini, ananı dananı, dedeni neneni biiiiiiiiiiiip ulan Pars Yiğiteeer!" diye bağırdım en son. Herif ayarlarımla oynadı, kodumunun megolomanı konuyu ben devraldım demiş kimi arasam ondan iyisini zaten bulamazsınız diyor. Senin kapına gelmeyeceğim Pars efendi! Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu sik kırığı! Ağzıma gelen küfüerleri saya saya sabah ettim bir gram uyumadan ama yok yok yok... Koca bir ülke bir Pars'la baş edemedik iyi mi? Herifçioğlu ben ilgileniyorum demiş. Bokumla ilgilen sen kibir abidesi. Yine de mevzu Dilruba olunca kendi öfkemi kenara bıraktım ama ne karşısına çıkarım ne de tek kelime ederim o orospu herifle. Kurumsal mail aresini bulup mail attım. "Merhaba, ben Asya Gerçek. Dilruba Can'ın tedavisi için ilk arayan siz olduğunuz için sizi seçmeye karar verdik. Umarım işinizde iyisinizdir bu çocuk çok hassas. Adresi aşağıda, evden çıkamıyor. İlgilenrsiniz..." Oh iyi oldu, ne ağız eyeceğim la. Madem herkesi örgütledin ben halledeceğim diye al hallet. Dilruba'nın adresini ve telefon numarasını ekleyip gönderdim. Şimdi birazcık uyuyabilirim sanırım. Saa 5 olmuştu ki yattım, gün doğar da bakalım bana hangi gavur tohumlarını doğuracak. Nasıl güzel tehditler alıyorum anlatsam kıskanırsınız, o yüzden anlatmam. Yatayım da sabah beni hangi sürpriz bekliyorsa bir an evvel kavuşayım. Belki birileri nihayet topuğuma falan sıkar, bence en kötüsü numaramı direklere asıp dayıları üzerime salmak ama onlar bilir artık, düşmanın işine karışılmaz; gelişmeleri yazarım...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD