Delal, Zinar sorularımı cevapsız bırakıp gitti. Beni, yılların biriktirdiği o kemirici acıların ortasında yapayalnız bıraktı. Yüzüm gözyaşlarıyla sırılsıklam, yatağa uzandım. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum ki kapım ansızın açıldı. "Benimle konuşması yasak olan hizmetçi abladır," diye mırıldandım, başımı kaldırıp bakmaya bile gerek görmedim. Kapının kapandığını duydum. Bir şeyler alıp gideceğini ya da bir şey soracağını beklerken, yatağımın ucunda bir ağırlık hissettim. "Zinar olamaz," diye geçirdim içimden. Onu görmek isteyip istemediğimden bile emin değildim. Yüzümü gözyaşlarımdan saklamak için yastığa gömmüştüm adeta. Sonra o tanıdık, kalın ve içe işleyen ses: "Uyuma numarası yapma." Duyduklarıma inanamadım. Günlerdir yanıma uğramayacağını düşünmüştüm. "Bu da öğrendiğin yeni

