“Kim var orada?” diye seslendim, sesim çatallı ve zayıftı. Günlerdir insan gibi muamele görmekten uzaktım; gözlerim iyi görmüyor, kulaklarım sesleri ayırt edemiyordu. “Delal, benim,” dedi tanıdık bir ses. “Benim, Elmas.” Korkum dağıldı. “Elmas, neden günlerdir yanıma gelmedin?” dedim, sesim zayıf çıktı. Yanıma gelip ışığı yüzüme tuttu. “Kimseyi yanaştırmıyorlar ki sana. Zor geldim,” dedi. Yüzüme tuttuğu ışık gözlerimi yaktığında başımı çevirdim. “Bana iftira attılar, Elmas. Kimse bana inanmıyor,” dedim, sesim çatlamıştı. Elmas ışığı söndürüp ellerimi tuttu. “Ben sana inanıyorum, sen masumsun,” dedi. “Beni atlara bağlayıp parçalayacaklar. Kim bir insana bunu yapar?” dedim, gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Elmas başımı alıp göğsüne bastırdı. “Sana yardım edeceğim, seni bu canilerin

