Yıldız Soylu Defteri ve kalemi yavaşça yan taraftaki koltuğun üzerine bıraktım. Ayağa kalktığımda, Baybars’ın yeşil gözleri anında hareketlerimi takip etti. Sırtımdaki o siyah kabanı omuzlarımdan kaydırıp koltuğun üzerine bıraktım. Üzerimdeki boğazlı siyah kazak ve hatlarımı tamamen ortaya çıkaran kot pantolonla, onun o karanlık odasının tam ortasında, loş mum ışıklarının altında duruyordum. Adımlarım bu kez bir resim öğrencisinin ürkekliğini taşımıyordu. Doğrudan onun o abanoz ağacından devasa masasına doğru yürüdüm. Baybars, arkasına yaslanmış, parmaklarını kadehinin üzerinde gezdirirken ne yapmaya çalıştığımı anlamak ister gibi beni izliyordu. Ama gözlerindeki o hırslı, koyu yeşil ışık, içindeki o canavarın çoktan uyandığını fısıldıyordu. Masanın etrafından dolanıp tam yanına kada

