Akgün eve döndüğümüzde tek kelime etmedi. Direkt yukarı çıktı, ben de arkasından. Yatak odasında yatağın kenarına oturdu, başını ellerinin arasına almıştı. Sanki on kilo bir yük oturmuştu omuzlarına. O halini izlerken içimde bir şeyler daha kırıldı. Alt katta ayak sesleri duyuldu. Merdivenlerde yankılanan topuklar Leman Hanım’a aitti. Yukarı hiç çıkmamıştı bugün. Yemek saatini bile pas geçmişti. Akgün başını kaldırıp annesine baktı. “Anne… cidden gidiyor musun?” diye sordu sessizce. Leman Hanım ellerini dizlerinde birleştirmişti. “Benim artık yavaştan gitmem gerekiyor Akgün,” dedi. Sesi ne sertti ne de yumuşak. Sadece kesin. “Babanla burada bir yalı bakıyoruz. Uzak değiliz. Arada geliriz.'' Akgün başını yavaşça salladı. Konuşmadı. Leman Hanım’ın gözleri bana bile değmeden aşağıya i

