23- Akgün Akın’ı kışkırtmak.

1275 Words

Gözlerimi araladığımda, odamın tavanı yerine Akgün’ün yüzüyle karşılaştım. Yüzü bana dönüktü. Sessiz, derin ve yorgun bir uykunun içindeydi. Bir an zaman durmuş gibiydi. Nefes alışverişi ritmik ve huzurluydu. Yanaklarında geceye ait bir yumuşaklık, kaşlarının arasında ise gündüze saklanmış bir öfke izi vardı. Elim istemsizce hareket etti. Önce alnına uzandım. Hafif terlemişti. Parmaklarım yavaşça kaşlarına, sonra burun köprüsüne, en son göğsüne doğru kaydı. Kalbinin olduğu yerin üstünde bir süre durdum. Ritmi duyuluyordu. Güçlüydü. Gerçekti. İçimden bir “ah” çekiverdim usulca. “Bu kadar yakışıklı olup… nasıl bu kadar kötü olabiliyorsun, Akgün?” Kendi kendime fısıldadım bunu. Yataktan dikkatlice kalktım. Sessiz olmaya çalıştım ama parkelerin gıcırdaması, kalbimin sesinden bile yüksekt

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD