Söylediği şey bir anda vücuduma saplanan soğuk bir bıçak gibi oldu. Kalbim… göğsümün içinde değil de, ayaklarımın altına düşmüş gibiydi. Bir an konuşamadım. Gözlerimin içine baka baka söylemişti. Ne bir titreme vardı sesinde, ne bir pişmanlık. Sanki bunu söylemek onun için sıradan bir cümleydi. “Ne dedin sen?” dedim, sesim kısıldı. Boğazımda bir düğüm. “Tekrar et, Akgün… Ne dedin az önce?” Yüzüme baktı. Kaçmadı. Kaçsaydı belki daha kolay affederdim. Ama kaçmadı. “Abinden intikam almak istedim,” dedi. “Bu yüzden seninle evlendim.” Gözlerimi kırpmadan ona baktım. Dizlerim titriyordu ama yere çökmedim. Çünkü eğer şimdi düşersem, bir daha kalkamazdım. Gözlerimi gözlerinden kaçırmadım. O kadar çok şey söyledim içimden ama dilimden çıkan tek şey şu oldu: “Demek buymuş her şeyin sebebi…” Gü

