Siren sesi duyuldu uzaktan polisler geliyordu daha bu olayın devamı emniyette gelecekti. Çisel daha uzun bir sabır çekti, Dilnur abisinin göz yaşlarını sildi, Nehir ise gülmekten gelen göz yaşlarını. O an tam bu üç kızın hayatı birbirine bağlandı. Daha samimi olup daha da kalabalıklaşıp, çok güzel günler onları bekliyordu.
RÜYA
Acele ile arabamdan indim. Neden mi?Benim cancağızımı, bebeğimi, yol arkadaşımı gasp etmişler. Nehir sağlamdır ama adamın durumu kesin meçhuldür, düzmüştür dili ile adamı, koşarak emniyetin içine girdim. Sormama bile gerek kalmadan anlamıştım Nehir'in nerde olduğunu, ince sesi ile bağırıyordu. Bağırsındı arkasındaydım bir kadına karışılmaması gerektiğini herkes anlamlıydı.
" Şikayetçiyim memur bey çantamı çaldı pislik adam. Hapishaneye attın sürüm sürüm sürünsün, dört duvar arasında delirip çürüsün. Bu adi adama her şey müstahak. Sen kimsin ki benim minnoş çantama ellerini sürüyorsun elleri kırılacasıya. "
Görevli memur Nehir'in lafını kesip adamın burnunda kırık kolunda da çıkık olduğunu ve ifadesini almasını gerektiğini söylemek istiyordu ama gel gör ki Nehir taramalı tüfek gibi patır patır konuşuyordu. Engel olamayınca da kollarını bağlayıp bitirmesini bekledi. Polis memurunun durumunu fark eden Çisel elini Nehir'in koluna koyup susmasını sağladı. Nehir kolunda hissettiği elle susmuştuki. Bağırarak gelen Rüya yüzünden bu suskunluk kısa sürdü.
" Nehir'im benim kimler ne yaptı sana? Bir yerine bir şey oldu mu iyi misin kuzum? Hı? "
Bu seneryoyu az önce yaşayan Çisel'in sağ gözü seğirdi aynı şeyleri tekrardan yaşamak istemiyordu. Dinçer kendi gibi bağırarak olaya giren kıza bakıp gözleri parıl parıl oldu. Baştan sona Rüya'yı süzdü, kahverengi saçları koştuğu için dalglanıyor, büyük kahve gözlerinde ki endişe ile yanlarına geliyordu muhteşem ötesi varlık gibiydi. Dinçer'in halini fark eden Çisel yine ve yine derin bir sabır çekti. Dinçer kendisi yetmiyormuş gibi kız versiyonuda çıkmıştı. Allah gerçekten büyük sabır versindi.
Rüya'nın sesini duyunca dudağı büzüştü hemen arkadaşına sarıldı kafasına boynuna gömüp ağladı. Tamam bir şey olamamıştı ama ne kadar bir şeyim yok dediyse de korkmuştu. Ya çantası dolu olsaydı ya da adam ona zarar vermeye kalkışsaydı ne yapabilirdi. Yapabileceği max şey bağırmak onunda faydası olur muydu? Meçhul. Her yerde Çisel gibi biri yoktu ki korkup bir şey yapmayabilir sadece izlemekle kalabilirlerdi. Çok şükür ki öyle bir şey olmamıştı. Belini okşayan el ile daha çok ağladı. Dilnur da ağlamaya başladı, Dinçer de aynı şekilde. Abi kardeş çok duygusallardı. Rüya ağlayan Dinçer'e bakıp gülecekti zor bir nefes alıp kendini engelledi. Polis memuru sakin bir nefes alıp
" İyiseniz eğer ifadenizi alabilirmiyiz hanımefendi? "
Nehir burnunu çekip kafası ile onayladı ve bir odaya girdi. Rüya hemen kızların yanına gidip
" Adam Nehir'e dokunmadı değilmi? "
" Hayır çantayı alıp kaçtı parmağının ucunu dahi sürmedi. "
" Çok şükür kötüsü olmamış."
Elini kalbinin üstüne koyarak nefeslendi. Dinçer dururmu lafa atladı hemen eli ile saçını geriye atarak havalı bir giriş yapmaya koyuldu. Durumu anlayan Çisel ve Dilnur arkalarında ki oturma kısmına oturdular.
" Evet hiçbir şey olmadı arkadaşınıza çünkü ben oradaydım hemen engel oldum olay büyümeden " elini uzatarak " Ben Dinçer sizin adınız ne güzel bayan? "
Rüya Dinçer'in konuşmasını başından sonuna kadar gülümseyerek dinledi ama son cümle de yüzünü eşkitme zorunda kaldı
" Bayan mı? " Dinçer ne yaptığını anlayınca hemen kendini toparlamaya başladı. Sağ olsun Çisel yüzünden bu konuda çok dili yanmıştı.
" Pardon hanımefendi diyecektim güzelliğiniz başımı döndürdüğü için yanlışlıkla ağzımdan çıkıverdi "
Kibarca gülümsemeye Rüya elini istemeyrekten uzatarak
" Rüya bende Dinçer Bey "
" Aa lütfen beye gerek yok attın gitsin yollayın onu daha samimi hitaplar olabilir. "
" Ne gibi? " Rüya anlamıştı ama salağa yatmayı tercih etti.
" Immm en basitinden Dinçerciğim olabilir sonra balım cicim aşkım filan ekleriz olmaz mı? "
Dilnur abisinin hızına yetişmedi bir anda resmen adam yürümek değil uçuyordu. Çisel bile Dinçer'in bu haline şaşırdı ne kadar deli bir adam olsada ilk defa böyle bir durum sergiliyordu şaşırmamak elde değildi. Normal de çirkef biri olarak Rüya'nın buna bağırarak tepki vermisi lazımdı ama adamın gülümsemesi sarhoş etkisi yaratmıştı.
" Yok ben adınız ile hitap edeyim şimdilik."
Şimdilik kısmını sessizce söyledi ama Çisel duymuştu. Yarım ağız gülümsedi yinede Dinçer'e uyarıcı bir bakış attı daha fazla ileri gitmemesi için. Uyarıyı alan Dinçer
" Peki güzelim. "
diyerekten sandalyelerden birine oturdu. Rüya ise güzelim kelimesinde takılı kalmıştı neyse ki Dilnur kolundan çekip yanına oturmuştu daha fazla kabak gibi ortada kalmadan. Hepsi Nehir'i beklemeye koyuldu.
NEHİR
" Şurayı imzalayıp gidebilirsiniz Nehir Hanım. "
İmzasını atıp odadan çıktı. Dilnur, Çisel, Rüya ve Dinçer başına toplandı hemen her biri ayrı soru soruyordu.
" Ne dediler? "
" Ne olacak şimdi Nehir? "
" Atacaklarmı nezarete? "
" Ne yapacaklar şimdi? "
" Ayy bir durun ya! " diye çemkirdi Nehir.
" Adam zaten birkaç defa daha hırsızlık olayını tekrarlamış sicili kabarıkmış hırsızlıktan. Polis de gerekli şeyleri yapacağını söyledi. Gidebiliriz birşey işimiz kalmadı. "
Üç kadın da derince nefes verdi.Ama Dinçer'in aklı başka yerde takılı kalmıştı.
" Yani şimdi Çisel hapse girmiyor mu? Babaanneme söyledim eşyalarını hazırlıyordu kadın ya boşyere yoruldu şimdi. "
Dilnur "Abi!" diye cırladı. Dinçer yüzünü ekşitip kafasını başka yöne çevirdi. Bu büyük hatası oldu çünkü karşısında, Çisel sen bittin Dinçer derini yüzeceğim diri diri yakacağını bağırıyordu gözleri.
" Oldu o zaman ben gideyim. Birilerini bayıltmam gerekiyorda. Hadi çüsss Dinçer kaçar."
Arkasına bakmadan depar attı. Onu durdurmak isteyen Çisel, Dilnur'un kedi bakışları yüzünden yapamadı. Boşverdi ne de olsa eninde sonunda aynı yere gideceklerdi. Ne değişik bir adam diye geçirdi içinden Rüya gülümsemesini eksik etmeyerekten.
" Kızlar size ne kadar teşekkür etsem azdır. Siz olmasaydınız neler gelirdi başıma, çok çok ama çok teşekkür ederim. "
" Evet ya iyi ki ordaymışsınız yoksa Nehir hiçbir şey yapamazdı."
Dilnur ve Çisel ellerini tutup olanlara teşekkür eden kızları gülümsemeyle dinledi. Tabi Dilnur çokça utanarak.
" Ne teşekkürü kızlar lafımı olur yardıma ihtiyacı vardı yardımcı olduk o kadar. "
" Vala adam bayıltarak çok büyük yardımcı oldun Çisel. "
" Haketti o pislik. Neyse hadi çıkalım burdan bize gidelim yemek yiyelim bir güzelce. "
" Teşekkür ederiz ama eve geçelim biz rahatsızlık vermiyelim. "
Dilnur hemen lafa atladı.
" Ne rahatsızlığı abla ya gelin hem Dinçer babaanneme söylemiş bizi bekliyordur şimdi hadi gidelim! "
diyerekten iki kızın elini tutup çekiştirerek götürdü. Nehir ve Rüya ikilisi arabalarına binip Çisel'in arabasını takip etmeye koyuldular.
Altı pastane olan tatlı bir binanın önünde durdular.
" Ay Nehir ne kadar tatlış bir pastane bu! "
" Şimdi içinde ne lezzetler vardır."
" Senin restorantından istifamı veriyorum ben burada çalışacağım! "
" Ooo Rüya Hanım pabucumu damlara atmaya doyamıyorsunuz yalnız. "
" Tamam be yalvarma bırakmıyorum seni! "
Nehir cevap verecekken Dilnur onlara gelmeleri gerektiğini anlatan el kol hareketleri yapıyordu.
"Hadi inelim Rüya. "
Çantalarını alıp arabadan çıktılar, Nehir bu defa çantasını sıkı sıkıya tutarak etrafa bakarak ilerliyordu travma yaratmıştı kızcağızda. Pastanenin küçük merdivenlerini çıkarak minnoş bir teyzenin yanına vardılar.
" Ay yavrularım başınıza gelenleri duydum iyisiniz değil mi? Bir yerinize birşey olmadı umarım kuzularım? "
" Babaanne merak etme iyiyiz hepimiz. "
" Dinçer oğlum adamı baya dövdüğünü zorla elinden aldığınızı söyledi. Öldürüyormuş az kalsın. "
Kızların hepsi İkbal Hanımın söylediklerine kaldılar öyle. İkbal Hanım kızların boş bakışlarını fark edince. " O eşek sıpası beni kandırdı yine değil mi? " diyince Çisel
" Yani minnoşum sende torununu iyi tanımıyormuşun gibi konuşma o kim kavga etmek kim? "
" O eve gelsin yaptığım makaronlarımı yedirmiyeceğim! "
Bunu duyun Çisel ve Dilnur çok sevindi. Dinçer yemezse eğer hepsi onlara kalıyor demekti. Dinçer yediğinde çok az sayıda yiyebiliyorlardı tatları damaklarında kalıyordu. Rüya ise başka konuda takılı kalmıştı bu kadın Dinçer'in babaannesiydi en hanımefendi kişiliğini ortaya koyacağı yerdeydi şuan.
" Hadi gelin oturun kızlar olayın aslını anlatın. "
Hepsi sandalyelerini çekip verandadaki masalardan birinde oturdular. Gerçek olayı baştan sona anlatma görevi Dilnur'a düşmüştü. Rüya ve İkbal Hanım duydukları karşısında sinirden köpürdüler, Nehir'in hırsıza ders vermelerine gülüştüler. Bolca Dinçer'e sövdü İkbal Hanım.
" Nehir kızım sen niye eşyalarını ortaya saçtın ki? "
" Ya İkbal teyzecim. "
Ona böyle seslenmelerini söylemişti İkbal Hanım
" Telefonum bulamayınca döktüm işte. "
" O kadar doldurursan evden ne bulduysa atıyor içine hanımefendi. "
" Sende babam gibi başlama Rüya! "
Rüya ağzına hayalî fermuar çekerek sustu.
" Akşam yemeğini burda yersiniz artık kızım. "
" Tabi karşılığında bizde restorantımızda ağırlamak isteriz sizi. "
" Aaa restoranızmı mı var?"
" Tabi canım hemde ne restoran. "
diyerek saçını arkaya savurdu Rüya
" Olur kızım, merak ettim şimdi. "
" İkbal teyze ben pastacıyım! "
dedi Rüya bir daha böbürlenerek. İkbal Hanım meslektaşını duyunca çok sevindi
" Nerdeymiş kız sizin restaurant? "
" Çankaya'da teyzem. "
" Gölbaşı'nda ne işiniz var kız? Eviniz mi burda? "
" Yok be teyze Çankaya'dayız ama taşımamız lazım ev sahibi çıkın diyor. Neymiş efendim ses yapıyormuşuz."
" Nehir kızım sende ev aramaya mı geldin yavrum?"
" Denilebilir bir iki sokak gezdim sıkıldım bakmadım "
yandan Rüya'ya bakarak kurdu cümlesini ama Rüya'nın etini mıncırmasına engel olamadı.
" Ben arayayım diyorum yok restoranı bana bırakıp kaçıyorsun. Düzgün ara ya vallahi bu gidişle sokakta kalıcaz."
Kızlar kendi aralarında konuşa dursun İkbal Hanım Çisel ve Dilnur'a kaş göz ile birşeyler anlatmaya çalışıyordu. Dilnur babaannesinin ne yapmak istediğini anlamadığı için İkbal Hanımı tekrarlıyordu.
Çisel, İkbal Hanımın ne demek istediğini anlamıştı ama Dilnur salağı sinirlerine dokunmuştu arkadan kafasına bir tane patlattı. Dilnur da canhıraş bir inleme çıktı. Rüya ve Nehir ne olduğunu anlamadıkları için durup onlara baktı. Çisel kimseye söz hakkı tanımadan direk kendisi lafa girdi.
" Kızlar ben ve Dilnur. " eli ile binayı göstererek " İkinci katta oturuyoruz. Evimiz de baya büyük isterseniz gelin beraber yaşayalım."
Nehir ve Rüya neye uğradıklarını şaşırdılar, öylece Çisel'e bakadurdular. Dilnur'un hoşuna gitmiş olacak ki.
" Ayy evet gelin lütfen ya evimize biraz ses olur sizin sayenizde hemde siz de sokak da yatmaktan kurtulursunuz! "
Gözlerini açarak kızlara bakıp konuşmuştu. Yine yavru kedi bakışları atıyordu. Nehir ve Rüya birbirlerine bakıp kaldılar. O sırada yanlarına uzun boylu güzel bir kadın geldi, onu gören İkbal Hanım hemen ayağa kalktı
" Ayşin kızım hoşgeldin gel yanıma kızlar ile tanış. Bu Çisel, yanındaki Dilnur üst kattaki evde oturuyorlar. Bu diğer kızlar Rüya ve Nehir. "
Kızların hepsi ayağa kalkarak Ayşin'in elini tutup sıktı. Her birinin yüzünde gerçek gülümseme vardı.
" Memnun oldum kızlar bende Ayşin. "
" Hadi kızlar oturun hepiniz de aynı durumdan muzdaripsiniz. Şansınız sizi bir araya getirdi."
Ayşin kızlara bakarak
"Sizde mi ev arıyor ama bulamıyormusunuz? Rüya hemen lafa atladı.
" Yok sanki biz sokakta kalalım diye bütün evleri satmışlar dünya bizim üstümüze oynuyor sanki anlamıyorum gerçekten! "
" Bende bayadır arayıştayım ama yok günlerdir klinikte uyuyorum "
" Rüya kanka restorana da yatak serelim ortasında uyuruz bizde "
Konuya daha fazla dayanamayan İkbal Hanım lafa daldı
" Aaa kızlar ben Ayşin'i kızlar ile eve yerleşin diye çağırdım. Rabbimden istedim bir kız o verdi üç kız! "
Her birinin yüzüne bakarak
"Birbirinden muhteşem güzel kızlar verdi bana."
Nehir yerinde küçük küçük hareketlenerek
" İkbal Teyzem kızların düzenini hiç bozmayalım ya. Hem Ayşin gelecekmiş çok kalabalık olmasın ev. "
" Nehir'e katılıyorum bende biz başka bir ev buluruz biraz daha ararız. "
Ayşin mahcup bir edayla kızlara baktı. Çisel daha fazla uzatmanın bir manası olmadığını anlayınca
" Kardeşlerim ev geniş hem ihtiyacınız var hemde bize arkadaş olursunuz." ayağı ile Dilnur'un dizini dürttü.Kedi bakışları atması gerektiğini anlayan hemen gereğini yaparak.
" Evet lütfen üçünüzünde gelin Çisel çok sıkıcı koskoca ev de bayıyorum." Çisel ters bakış atmak ile yetindi. Nehir, Rüya ve Ayşin birbirlerine bakıp fikirlerini almaya çalıştılar. İkbal Hanım
" Bu kadar bakışma yeter üçünüzünde buradasınız artık hiçbir yere bırakmam sizi! "
İkbal Hanımın sert sesi ile hepsi başı ile onayladı, Dilnur küçük bir sevinç alkışı tuttu, Çisel canı gönülden gülümsedi.
O akşam yemeğe kadar oturup birbirlerini hakkında bilgi sahibi oldular. Yaşları, işleri, nereli oldukları ve daha fazlasını. Kader düğümlerini attı bu beş kızda birbirleri için herşeyi yapmayı göze aldı.
Çisel ve Dilnur'un spor salonundaki düzeni beraber oturttular, Rüya ve Nehir'in restorantında garson oldular, Ayşin'nin kliniğinde beraber hayvanlar bakım yaptılar ve İkbal Hanımın pastanesinde hep birlikte kurabiye pişirdiler. Günün sonunda koltukta beş kız birbirine sarılı vaziyette dinlendiler. Beraber üzülüp beraber güldüler.
Koskoca iki yılı beraber devirdiler, bu iki yıl içinde aşktan nasibini alamadılar tabi biri hariç biraz çalkantılı bir ilişki olsada mutlulardı. Ama bu demek değil ki hiçbir zaman da olmayacak diye hayat sürprizlerle doluydu her an herşey olabilir. Onlar birbirlerinin ailesi olmuştu...