Vedat Oya denen kadın yatakta bitkin halde yatarken ona acıyarak baktım. Zavallının yüzü gözü şişmiş, vücudunda yer yer morluklar oluşmuş haldeydi. Beni fark edince güçlükle doğrulup “Beni siz mi kurtardınız?” diye sordu. “Evet, ben senin hayatını kurtardım.” “Bana bu iyiliği neden yaptınız?” “Düşmanımın düşmanı dostumdur lafını bilirsin. İkimizinde canını yakmış o düşmanı tahmin edebiliyorsundur.” İnce dudakları büzüştü. Gözleri uzaklara daldı. Bir vakit sonra yanağından bir damla yaş süzüldü. “Ahmet Uygur,” diye dalgın dalgın. “Aynen. Gerçi benim düşmanlığım Uygur soyundan olan herkese… Ama karşımdaki en güçlü Uygur yılanlarının başı Ahmet. Onunla ilgili tüm bildiklerini bana anlat. Anlat ki o ailenin soyunu kurutayım.” Oya durgunlaşmıştı. “Ben Ahmet’e ömrümü adadım,” dedi se

