Zelal “Baba ablam nerede kaldı?” Babam masada suratı asık otururken sorduğum soruyla suratını daha çok asmıştı. “Gelmeyecek.” “Yoksa yine iş gezisinde mi?” Babam başını iki yana sallayıp “Hayır, o Vedat piçi Gülay’a bugün dini nikah kıydı. Artık Beyzade konağında kalacakmış,” dediğinde şaşırmıştım. Düğüne daha vardı. Neden acele etmişlerse… Gülay’ın ateşi başına vurmuş olsa gerek. “Elalemin dilini düşürecekler bizi yok yere. Düğün olmadan gelini götürmek yeni adet mi?” Babamın kaşları çatıldı. Hemen dolduruşuma gelmişti. “Gülay diye bir kızım yok.” Ellerini masaya koyunca sargılı ve alçıya alınmış elini fark ettim. “Aaa eline ne oldu baba?” “Düştüm kırdım. Önemli bir şey değil.” “Önemsiz olur mu hiç baba ya, acıyor mu? Ağrı kesici ilaç getireyim mi?” “Gerek yok iyiyim.

