* * * Bora Bey, fazlasıyla yakışıklı bir adamdı; o tür bir yakışıklılık ki, insanın gözünü alıyordu. Keskin çene hattı, koyu renk saçları hafif dağınık ama kasıtlı bir özenle, her zaman tertemiz traşlı yanakları ve en çok da o bakışları… Derin, koyu, içine çekip yutan cinsten. Kültürlüydü; konuşurken kelimeleri özenle seçer, cümleleri akıcı ve zengin bir dille kurardı. Disiplinliydi; ofisteki herkes onun saat gibi işleyen rutinini, tek bir evrakın bile yerinden oynamadan duramayacağını bilirdi. Kravatı her zaman kusursuz düğümlenmiş, gömleğinin kolları tam doğru uzunlukta kıvrılmış, ayakkabıları ayna gibi parlak… Ama işte, tüm bu kusursuzluğun ortasında tuhaf bir yalnızlık vardı. Etrafında kadın yoktu. Hiçbir zaman. Ne bir dedikodu, ne bir flört söylentisi, ne de ofis koridorlarında fısıl

