Otobüse binip de ön taraflarda oturan Demir'i görünce yüzümü ekșiterek yanından geçtim. "Camları açabilir miyiz lütfen? Nedense ağır bir koku var otobüste." Demir'in gözleri bana dönerken, gözlerimi devirip yerime oturdum. Allah'tan hocalar sınıflara göre oturma düzeni yapmışlardı. Aslında Elçin ile gitmek için resmen yalvarmıș ve tam da kabul ettirmek üzereydim ki, birden bire Erenciğimin Atatürk aşkı tutmuştu. Veliler de gelebildigi ve kendisi de benim velim olduğu için bu fırsatı kaçırmamıștı tabii ki. Neyse, az kurtarmamıștı beni annemin gazabından. Biraz da benim ona kıyağım olsundu canım. "Bana laf mı sokuyorsun sen maviș?" Bak yine ya! Ben demedim mi buna, bana lakap takmak senin neyine diye? "Git yerine otur element. Mümkün ise seninle aynı havayı soluduğumu unutmak istiyorum."

