26

1036 Words

"Dayı!" "Efendim canım." dedi, hiç sıkılmadan yirmi yedinci kez. "Dayı!" "Efendim." "Dayı." "Efendim Ekin." Yok arkadaş. Pes edecek göz yoktu bunda. "Anlatsana ya!" dedim, cici kız çizgimi bir tık aşıp. "Neyi?" Bak ya, hâlâ bana değil de elindeki kitaba bakıyordu. Odaya geldiğimde kitabı almış, gözlüğünü takmış ve yüzüme dahi bakmamıştı o andan itibaren. "Neden bas bas bağırdığını." "Söyledim ya Ekincim. Sana ne." "Bu kadar açıklayıcı anlatma. Bak yorulursun, dilin şişer, ağzın çemçük kalır sen böyle uzun cümleler edersen." "Ekin.." dedikten sonra kitabı elinden bıraktı ve gözlüğünü sakince yanına koydu. Ayağa kalkıp dolabına yöneldikten sonra en alttaki çakmağı alıp ateşledi ve dolaba doğru tuttu. "Gidiyor musun?" Oha! O çakmağın orda ne işi vardı? Çakmak dolaba biraz daha yakl

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD