Akşam yemeği için herkes masaya oturdu.
Annem de oradaydı.
Aylar sonra ilk kez aynı masadaydık.
Ama içimde garip bir boşluk vardı.
Başımı kaldırıp ona bakmadım bile.
Tabağımdaki yemeği sessizce karıştırıyordum.
Masada konuşmalar vardı.
Kayınvalidem bir şeyler anlatıyor, Karan ara ara cevap veriyordu.
Annem de onlara eşlik ediyordu.
Ama ben… yok gibiydim, zaten hiç olmamıştım.
Tek kelime etmedim.
Bir süre sonra annemin bakışlarını üzerimde hissettim.
Bana bakıyordu.
Ama ben gözlerimi kaldırmadım.
Yemek boyunca hiç konuşmadım.
En sonunda annem dayanamadı.
“Neden konuşmuyorsun kızım?” dedi.
Sesinde sakin bir ton vardı ama içinde bir huzursuzluk hissediliyordu.
Başımı kaldırmadan cevap verdim.
“Bir şey yok.”
Sadece iki kelime.
Sonra tekrar sustum.
Masada kısa bir sessizlik oldu.
Annem bir süre daha bana baktı.
Ama bir şey söylemedi.
Yemek bittiğinde herkes yavaş yavaş kalktı.
Ben de mutfağa doğru yürüdüm.
Tam o sırada arkamdan annemin sesi geldi.
“Bir dakika.”
Durmadım.
Ama annem yanıma geldi.
Kolumu hafifçe tuttu.
“Benimle gel,” dedi.
Koridorun daha sessiz bir köşesine götürdü beni.
Etrafına bakındı.
Kimsenin olmadığından emin oldu.
Sonra bana döndü.
Gözleri doluydu.
“Bana neden böyle davranıyorsun?” diye sordu.
Cevap vermedim.
Başımı başka tarafa çevirdim.
İçimde o kadar çok şey vardı ki…
Ama hiçbirini söylemek istemiyordum.
Annem derin bir nefes aldı.
“Bir şey yok diyorsun ama yüzün her şeyi söylüyor,” dedi.
Sessiz kaldım.
Sonunda pes eder gibi başını eğdi.
Sonra bana tekrar baktı.
Bu sefer sesi daha alçaktı.
“Git,” dedi.
Kaşlarımı çattım.
“Ne?”
Annem gözlerini kapatıp tekrar açtı.
“Git Baran’la konuş.”
Kalbim bir anda hızlandı.
Sanki duyduğuma inanamıyordum.
“Anne…”
Elini kaldırdı.
“Sadece beş dakika,” dedi sertçe.
“Kimse görmeyecek.”
Etrafına tekrar baktı.
“Sonra geri döneceksin.”
Boğazım düğümlendi.
“Anne…”
Sözler boğazımda kaldı.
Annem gözlerini kaçırdı.
“Sakın yakalanmayın,” dedi.
Sonra yavaşça ekledi:
“Yoksa ikinizi de yaşatmazlar.”
Kalbim sıkıştı.
Ama içimde başka bir şey de vardı.
Aylar sonra…
Baran’la konuşma ihtimali.
Annem arkasını dönüp yürüdü.
Ben ise olduğum yerde kaldım.
Kalbim deli gibi atıyordu.
Dışarıda…
Arabada…
Baran vardı.
Ve şimdi…
ona gidebilirdim.