Yaz bir başkadır derler ya hani, işte öyleydi Ege . Doğup büyüdüğüm , sokaklarında koştuğum , yeri geldiğinde ağladığım , zırladığım , incir ağaçlarının tepesine çıktığım kasabam .
Eslem kullanıyordu arabayı . Ani bir kararla hepimiz hazırlandık ve yola çıktık . Ani karadan çok benim kaçışımdı istanbul. Tehdit mesajları çok yormuştu. Ev bir süreliğine kapalı kalacak ve satılığa çıkacaktı . İstanbul ' a dönmeyi hiç istemiyordum ; hayallerimin , umutlarımın olduğu şehir . Benim hatam olmadığı halde her şey üstüme kalmıştı . Belki ilahi adaletti , belki de bu durumdan ders çıkarmam gerekiyordu .
Camı açıp elimi dışarı uzattım . Rüzgarın esintisini hissetmek , o olaylardan sonra bana iyi gelmişti . Aracımız , dağların tepelerinden dolana dolana iniyor , ormanın ve denizin kokusunu şimdiden hissedebiliyordum . Gözlerimi umutla kapadım . Ellerim arasından geçen rüzgara teslim olurcasına , onu içime çekmeye çalıştım . Ciğerlerime rüzgar değil , ormanın taptaze toprak kokusu doldu ; kulaklarımı kuş cıvıltıları kapladı . Gözlerimin önünde çocukluğumun yaz akşamları canlandı ; incir kokusu , sokaklarda yankılanan top sesleri , denizden gelen iyotla karışıyordu .
Ne kadar gittiğimizi bilmiyordum ama eve yaklaştığımızı biliyordum . Beni burada kimse bulamazdı .
kasabanın sokaklarında geçerken pencere olanlar kahvede oturanlar araca bakıyordu 34 plaklı araca dikkat çekmeyi sevmedik ama çoktan çekmiştik anlaşılan ve şimdiden dedikodu kazanı kaynamaya başlamış olmalıydı
Eslem Aracı durduğunda dikiz aynasından baktı gülümseyerek :
"Yalınkaya yolcuları, eve gelmiş bulunmaktayız !" diye gür bir sesle bağırdı Eslem .
Arkada Mina ve Aysima uyuyordu . Gözlerini açtıklarında gerindiler .
"Geldik mi" dedi Mina uykulu bir sesle aysıma kafasını annesinin bacağında kaldırıp
"Teyzoşlar geldik mi?"
Eslem dikiz aynasında bakıp :
"Geldik teyzoşum" dedi
Müstakil evimizin önündeydik . Bahçeye çamaşırlar asılmıştı . Hepimiz arabadan inip bagajdan valizlerimizi aldık . Birbirimize endişeyle bakıyorduk . Derin bir nefes alıp bahçeye girdik . Üç kız , bir torun olarak boy sırasına girmiştik . Kimse kapıyı çalmaya cesaret edemiyordu ki , annem elinde bir leğenle dışarı çıktı . Şaşkınlıkla elindeki leğeni fırlattı , içindeki su hepimizi ıslattı .
Annem şok olmuş , bir o yana bir bu yana bakınıyordu . Gözlerindeki şaşkınlık yerini titreyen bir gülümsemeye bırakmıştı . Aysima , Mina' nın elini bırakıp "Anneannecim !" diyerek ona sarıldı .
"Kınalı kuzum !" diyerek onu kollarına alan annem , bize baktı ve elimizdeki valizleri görünce hepimizi tek tek süzdü .
"Çağırdığımda gelmezdiniz . Hayırdır , ne oldu ?" dedi .
"Bir şey yok , Aysima seni çok özlemiş , biz de ' Hadi gidelim ' dedik . Hava değişimi iyi gelir ," dedi Mina , kaş göz işaretiyle Aysima 'ya bakıyordu . Aysima anlamış olacak ki ,
"Evet anneciğim , seni çok özledim . Annemleri ikna ettim , bilirsin ikna kabiliyetim yüksektir ," dedi .
O sırda babam anneme sesleniyordu
" Hayatım , az önce ben Aysima ’ nın sesini mi duydum ?” dediğinde , kapıdan çıktığında hepimiz sırıtarak ona el salladık . Babam gözlerini ovuşturup baktı .
“Ben yanlış görmüyorum değil mi ?” dedi .
Evin ortanca kızıydım . En büyüğümüz Eslem Ablamdı , Mina ise en küçüğümüzdü . Aysima ’ ya hamile kalınca evlenmişti; annemle babamın gönlünü zar zor etmiştik .
“Babacığım !” diyerek kollarına atılırken , elinde tuttuğu tepsiyi aramıza koydu .
“Sen kimsin ve benim kızıma ne yaptın ?” dedi , inanmaz bir ifadeyle .
“Babacım benim ,” dedim .
“Cidden bizim hayırsız evlat mı geldi ?” dedi ve kafasını yana kaydırdı .
“En büyük hayırsız ve en küçük hayırsız da buradaymış ,” diye ekledi , sitemle .
Yıllardır gelmediğimiz kasabada , babamın bu kadar sitemini hak etmiştik . Üstelik , bu azıcık sitemi çekmek de fena olmazdı . Eslem ve Mina , babama zoraki bir gülümsemeyle el salladılar . Aysima , o gergin ortamı yumuşatan tek kişiydi .
“Dedeciğim !” diyerek annemden ayrılıp babama koştu .
“Prensesim gelmiş !” diyerek elindeki tepsiyi bana tutturdu ve Aysima ’ yı kucağına aldı . Homurdandım :
“Sanırım sadece Aysima’ yı özlemişsin ,”dedim .
“Evet ,” dedi , hiç lafını esirgemeden .
“Hadi eve geçelim” dedi annem Mina ’ nın koluna dokunarak .
Eslem :
“Aman beni hiç sorman” diyerek trip atmış önden içeri girmişti valizi ile .
Kapıda daha fazla durmak istemiyordum . Çünkü evin karşı tarafı , hiç hatırlamak istemediğim anılarla doluydu ; oraya bakınca takılıp kalacaktım . Kafamı sallayıp valizimi alarak içeri girdim .
Odalarımıza valizleri yerleştirdik . Eşyaları sonra düzenlerdim şimdilik . Odama baktım . Duvarda ergenliğimden kalma fotoğraflar , posterler asılıydı . Not panomda okuldan ve üniversiteden kalan resimler , kartlar vardı . Gözlerim fotoğraflarda geziyordu ama ruhum , o anıların arasında kaybolmuş gibiydi . Sonra , ona ait olan fotoğraf dikkatimi çekti . Tam o sırada , onun sesini duyar gibi oldum :
“Neslihan , annem !” dedi o ses .
Peki , onun burada ne işi vardı ?
Bölüm Sonu