12

639 Words
geceninkamcisi: fark ettim de sen başta benden müsaade istemişsin @geceninkamcisi: ama benim müsaade etmeyişime rağmen beni sevmişsin @yeis: o şekil şükül olsun diyeydi @yeis: seni severken senden izin alacak değilim @yeis: ayrıca konuşma başlatarak gönlümü almaya çalıştığın da gözümden kaçmadı @geceninkamcisi: öyle bir şey yapmadım @yeis: külahımı uzatmamı ister misin? @yeis: biraz da ona anlatırsın, ha? @geceninkamcisi: sabah sabah ne kafa açtın be kızım?! Sinirle telefonu komodinin üstüne fırlattım ve yataktan kalktım. Siktiğimin başı yine zonkluyordu. Hoş zonklamasını sağlayan da bendim ya neyse. Mutfağa girip bir bardak soğuk su içtim. Ayılmaya çalışıyordum ama bunun için sudan fazlası gerekliydi. Üstelik son zamanlarda hayatıma dahil olan şu saçma kız da vardı. Adım adım nereye gittiğimi takip edecek kadar yakınımdaydı ama yine de bir mesaj uzağımda olmayı tercih ediyordu. Sevdiği zırvalıklarına inanmıyordum. Kesin bir çıkarı vardı ya da onun gibi bir şeyler. Sonuç olarak sevgisini canlı kanlı hissetmediğim birisine inanmazdım. Onun da inandırma çabası yoktu zaten. Dile getiriyor ve sessizce uzaklaşıyordu. Ona kafa yoracak biri değildim. Kafam çoğu zaman ayık bile olmuyordu ki bir şeyler düşüneyim. Okula gitmeyi es geçip bugün evde şekerleme yapmaya karar verdim. Okula gittiğim günler neden gittiğimi bile bilmiyordum. Kalacağım kesindi. Derslerde ve sınavlarda hep bedenen bulunuyordum, zihnim başka yerlerde kalıyordu. Önceden de çok sallamazdım ama en azından sınavlarımı verip geçerdim. Son bir yıldır onu da bırakmıştım. O gittikten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamıştı. Onu düşünmek yine sinirlenmeme sebep olmuştu. Sıradan bir kızı unutamayacak kadar aciz olmak sinir katsayımı artırıyordu. Benim unutamadığım o değil, bana yaşattıklarıydı. Ve yaşattıklarının bedelini ödeyemeden çekip gitmesiydi. Zihnimi başka şeylerle meşgul etmek adına bir film açtım. Sonra bir film daha. Ve bir film daha... Akşama kadar film izlemiş, abur cubur yemiştim. Telefonum çok kez çalmıştı ama umursamamıştım. Bizim çocuklar olduğunu tahmin etmek zor değildi. Çalan kapıyla birlikte elimdeki cips paketini diğerlerinin yanına fırlatıp ayaklandım. Kapıyı açar açmaz bağırarak içeri giren kişi Ahu'ydu. "Sürpriz!" Uzanıp yanağımdan öptü. "Seni serseri neden telefonuna bakmıyorsun? Çocuklarla birlikte kaç kez aradık seni." Göz devirip salona döndüm, eski yerime oturup çok da ilgimi çekmeyen filmi izlemeye devam ettim. Çok geçmeden o da kapıyı kapatıp yanıma geldi. Dibime oturdu. Bu hareketi ister istemez ona dönmemi sağlamıştı. Ahu, esmer güzeliydi. Siyah beline kadar uzanan saçları, kahverengi gözleri, hokka burnu, dolgun dudakları ve koyu ten rengiyle oldukça çekici bir kızdı. Bu çekiciliğinden yararlandığım tek bir an olmuştu, tekrarı olmayacaktı. Fakat o bunu anlamamakta ısrarcıydı. İşaret parmağını şakağımdan başlayarak çeneme kadar indirdi. "Senin canın mı sıkkın?" Cevap vermeme fırsat tanımadan elini dudaklarıma değdirdi ve eğildi. "İstersen sıkıntını giderebiliriz." Dudaklarımı öpeceği sırada geri çekildim. "Sıkkın falan değilim Ahu. Aksine sen gelmeden önce gayet mutluydum." Sinirle koltukta benden uzak bir köşeye geçti. "Ne bu şimdi? Beni kibarca kovuyor musun?" Evet? Kız tribi çekecek havamda değildim. Bir an önce Ahu'yu göndersem iyi olacaktı. O hâlâ sinirle benden bir cevap beklerken ben gayet rahat bir şekilde omuz silktim ve ayaklarımı önümdeki sehpaya uzattım. "Ne anladıysan o." "İnkar bile etmiyorsun ya pes! Bu kadar vurdumduymaz olmak zorunda mısın? Sabahtan beri cevaplamadığın telefonun yüzünden ne kadar endişelendim. Kalktım buraya kadar geldim ama gördüğüm muameleye bak!" Göz devirdim. "Buraya gelmeni isteyen olmadı." "Öyle mi?" diye diklendi. Cevap vermedim. "Öyle olsun Esat. Ama şunu da bil ki bu senin için son endişelenişim. Şimdi gidiyorum ve emin ol istediğinde yanına gelmeyeceğim." Başımı salladım geçiştirircesine. "Gidebilirsin, yolu biliyorsun." Sinirle soluyup evi terk etti. İki gün sonra yine bana yanaşan o kız olacağını biliyordum. Ahu, sözleriyle yaptıkları farklı olan bir kızdı. Yıllardır yanımda kalan nadir insanlardan olduğu için arkadaşım olarak görüyordum onu ama o hep bundan fazlasını istiyordu. Asla gerçekleşmeyecek bir fazlalık. İzlemediğim filmi kapatıp odama çıktım. O an telefona bakmak gelmişti aklıma. Bizimkilerin cevapsız çağrılarını ve 'neredesin?' temalı mesajlarını es geçip i********: dm'ye girdim. Şu kızın sabahki mesajına tıkladım. Okuduğum mesaja güldüm. Hayal dünyası oldukça geniş birine benziyordu. @yeis: kızım lafını ilerideki çocuklarımıza sakla, lütfen :') * Ahu'yu nasıl buldunuz? Seviliyorsunuz ♥
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD