O gece daha fazla konuşmazlar. Ertesi gün Esra farklı bir davadan çıkar ama tedirgindir. İzlendiğini hissediyordur.
Esra: Askerim, biri beni izliyor.
Gökmen: Oh yavrum ne diyorsun? Hala dün gecenin etkisindeyim🥵
Esra: Kes şimdi alaycılığı! Gerçekten biri beni izliyor!
Esra: Dün gece gibi geceler yaşamamız için şu an ölmemem gerek değil mi Gökmen!!!
Gökmen: Önce bi sakin ol. Dün gecenin tadını aldıktan sonra seni asla bırakmam. Neredesin şu an?
Esra: Evimdeyim.
Gökmen: Tamam. Bugün sakın dışarı çıkma ve benden mesaj bekle. Kafana eseni yapma.
Esra: Hey, ne yapacaksın?
Esra: Gökmen! Nereye kayboldun?
Esra: Bari ne planladığını söyleseydin...
Gökmen: Esra, tehlikede olabilirsin. Koruma talep et hemen!
Esra: Ooo Gökmen Bey. Kaç saat oldu ortalarda yoksunuz. Tehlikede olduğumu ben de biliyorum değil mi?
Gökmen: Esra durum ciddi. Davayı kaybetmene rağmen karşı tarafın ailesi senin peşinde.
Esra: NE? Hem senin yüzünden kazanacağım davayı kaybettim adıma leke sürdüm hem de can güvenliğim hala yok mu?
Gökmen: Böyle olmasını ben de beklemiyordum.
Esra: Seni dinleyende suç zaten. Ben kendi bildiğim yoldan gideceğim.
Gökmen: Dur. Ne yapacaksın?
Gökmen: Esra cevap ver!
Gökmen: ESRA!
Esra mahkemeye sunmadığı kanıtları sunmak için yeni bir dava açar ve müvekkiliyle görüşür. Birkaç gün sonra dava görülür ve bu sefer kazanır. Bu süre boyunca Gökmen'in hiçbir mesajına cevap vermez.